Eskişehir'de özel bir dil okulunda çalışan öğretmen ve Otonom İşçi Birlikleri üyesi olan Merve Akbulut, "Eğitim emekçileri köle değildir! Gücümüz birliğimizden gelir!” dedi.

Otonom İşçi Birlikleri üyeleri, bir dil okulunun önünde toplanarak özel öğretim kurumlarındaki çalışma koşullarını, sigortasız çalıştırma uygulamalarını ve işten çıkarmaları protesto etti. Burada grup adına açıklama yapan Merve Akbulut, 19 Ocak 2026 tarihinde sigorta hakkını talep ettiği gerekçesiyle işine son verildiğini belirterek, yaşadığı süreci anlattı. Akbulut, "Sigortamın yapılmasını talep ettiğim için öğretmen olarak çalıştığım Eskişehir British Town dil okulu tarafından işten çıkarıldım. Ancak yaşadığım bu durum yalnızca benimle veya bir öğretmenle ilgili değildir. Hak talep edenlerin 'sorunlu' ilan edilmesi ve çalışma hürriyetine saldırılması, birçok özel eğitim kurumunda sindirme pratiği hâline gelmiştir. Bu tehditler, özel öğretim alanında yaygınlaşmış olan kuralsız çalışma rejiminin bir uzantısıdır. Sessizlik dayatılmakta, itaat normalleştirilmekte, kuralsızlık norm hâline getirilmektedir” diye konuştu.

"ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KAZANCA MAHKUM ETMEK İSTİYORLAR"

Sektördeki genel uygulamalara değinen Akbulut, özel öğretim kurumlarının eğitim emekçilerini güvencesizliğe ittiğini vurgulayarak, "Özel öğretim kurumları, sigortasız ya da eksik sigortalı çalıştırmayı dayatıyor. Eğitim emekçilerini sözleşmesiz veya birçok hakkının gasp edildiği sözleşmelerle çalıştırmak istiyorlar. Kurumlar, ders başı ya da saatlik ücretlendirme yoluyla ve 'staj, freelance, yarı zamanlı' adı altında sürekli işi parçalara ayırmak, öğretmenleri fiilen asgari ücretin altında kazanca mahkûm etmek istiyorlar. Ücretsiz deneme dersleri ve yasal sınırın altındaki ücretlerle ek işler teklif ediliyor. Biz özel eğitim kurumlarında çalışan eğitim emekçileri olarak bu gidişata daha fazla razı olmamalıyız. Sigortasız çalışma, yalnızca bugünün gaspı değil, geleceğimizin çalınmasıdır" şeklinde konuştu.

Eskişehirlilere güzel haber: O uygulama bu yıl da devam edecek
Eskişehirlilere güzel haber: O uygulama bu yıl da devam edecek
İçeriği Görüntüle

"ÖĞRETMENİN SÖMÜRÜLMESİ ÖĞRENCİYİ DE VURUR"

Akbulut, güvencesizliğin eğitimin niteliğini de doğrudan etkilediğine dikkati çekerek, "Sürekli iş değiştirmek zorunda kalan, geçinemeyen, tehdit altında çalışan, dersine ve öğrencisine değil de hayatta kalmaya odaklanan bir öğretmenin öğrencisine sağlıklı bir eğitim sunması mümkün değildir. Çünkü öğretmenin sömürülmesi, öğrenciyi de vurur. Eğitim bir meta değildir, öğretmen bir maliyet kalemi değildir,hak talebi suç değildir. Buna karşılık, sigortasız çalıştırma suçtur, hakkını talep edenleri işten çıkarmak suçtur, kara listeyle tehdit etmek suçtur” ifadelerini kullandı.

BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ

İşten çıkarılma sürecinin ardından hak edişlerinin ödenmediğini ve gelecekteki iş imkanlarıyla tehdit edildiğini belirten Akbulut, British Town yönetiminden gasp edilen ücret ve tazminatlarının ödenmesini, çalıştığı dönem için sigorta bildiriminin yapılmasını talep etti. Akbulut, açıklamasını meslektaşlarına yaptığı şu çağrıyla tamamladı: "British Town dil okulunda yaşananlar bu sektörde bir istisna değil, normdur. Çözüm bireysel şikâyetler ya da iyi niyet çağrıları değil; kolektif, tabandan ve yatay mücadeledir. Eğitim emekçileri olarak çalıştığımız işyerlerinden başlayarak yan yana gelmeli, yaşadıklarını paylaşmalı, patronların kuralsız uygulamalarına karşı birlikte mücadele etmeye başlamalıyız. Eğitim emekçileri köle değildir! Gücümüz birliğimizden gelir!”

Kaynak: Haber Merkezi