Eskişehir’de kayıp alarmı: 14 yaşındaki Kevser’den yürek yakan mesaj
Eskişehir’de kayıp alarmı: 14 yaşındaki Kevser’den yürek yakan mesaj
İçeriği Görüntüle

Eskişehir Yeşil Sakarya Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, kuraklığın görünenden çok daha derin bir kriz yarattığını söyledi. Yağmurun yalnızca toprağın üstünü doyurduğunu, yer altı sularının ise alarm verdiğini belirten Buluşan, plansız teşvikler ve yanlış ürün yönlendirmelerinin üreticiyi yanıltarak tarımda büyük bir kırılmaya yol açtığını vurguladı.

PLANSIZLIK YANILTIYOR

“Su yok, kuraklık var.” diye konuşan Buluşan, “Ürüne bir dolu yağmış olsa, o ürünü hemen sürersin, tekrar Allah'tan geldi dersin, tekrar bir üretim, ekim yaparsın. Ama kuraklıkta böyle bir şansın asla yok. Her şey var, toprak var, hava var, çok güzel her şey ama su yok. Su olmayınca da hiçbir şey olmaz. Ve şu anda biz bunu artık evlerimizde bile yansımaya başlayacak bu böyle giderse. Yani bizim hepimiz bir an evvel bu kar duasına çıkmamız gerekiyor böyle giderse. Kar yağmadığı takdirde yapılan barajların suyu belirli bir mevcut olan akıntısı ile geliyor. Ama kar yağışı geldiği vakitler bütün dağlardan gelen su barajlarda toplanıyor. Son 15-20 gündür bir aydır aldığımız yağmur o kadar güzel bir şey ki toprağın üstünde, şu anda doyurdu diyebiliriz. Mesela şu anda yol kenarlarında ekinlerin, hububatın çok güzel bir gelişi vardır. Mükemmel bir şu anda suyunu almış durumda. Ama bize su ne zannetmem lazım? Yazın. Yani yazın bu mahsul kendini büyütmüş, göstermiş. Tam meyvesini vereceği anda susuz kaldığı vakitler. O zaman ne oluyor? Şimdi şu anda 15 santim civarında bir yerde anca toprak suyunu almıştır. Bugün derin bir pulluk attığın vakitler yerin altında kupkuru toprak çıkar. Ki daha çok önemlisi yer altı suyundaki kaynakların dolması. Örneğin mısır bizim sebzede kullandığımız suyun on mislini kullanıyor. Mısır, üreticimize bundan önceki yıllarda cazip geldi. İyi para kazandı. Bir de verimi güzel oldu. Üreticimiz bir anda buna yüklendi. Biz burada planlama yapmadık. Yani şimdi özellikle teşviklerde, desteklerde biz her zaman şunu söylüyoruz. Destek konumu çok yanlış bir sistem. Destek nerede verilmeli? Ürün satılırken verilmeli. Siz desteğe ‘Şunu ekerseniz biz şu kadar veriyoruz.’ dediğiniz anda üretici istese de istemese de mısıra dönüyor. Çünkü neden? Diğer ürünlerde o parayı alamayacağını görüyor. Ama öyle bir şey ki mesela biber, domates, taze soğan, soğan, patates burada üreticimizde çok bir yanılgı doğuyor plansızlıktan. Sebze meyve üreticisi işçilikten kaçar. Yani en sıkıntısı olduğu konu işçiliktir. Bu nedenle daha kolay ürünlere kaçmaya çalışır. Ama pazarı olmayan bir üretimi yaptığı vakitlerde ürün elinde kalıyor.” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ