Meta şirketinin Avustralya’da 16 yaş altı kullanıcılara ait 550 bin hesabı kapatmasıyla dünya genelinde yankı uyandıran sosyal medya kısıtlamaları, uzmanlar tarafından çocuk gelişimi ve toplumsal etik açısından mercek altına alındı. Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Esra Akın, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisinin artık bir tartışma boyutunu aşarak somut devlet politikalarına dönüştüğünü vurguladı.

Avrupa ve Türkiye’de Kısıtlama Sinyalleri

Avustralya’nın 2025 yılında aldığı tarihi kararla 16 yaş altı çocukların sosyal medya erişimini engellemesinin bir dönüm noktası olduğunu belirten Akın, 2026 yılı itibarıyla birçok Avrupa ülkesinin benzer adımlar attığını ifade etti. Türkiye’de de bu yönde ciddi çalışmaların yürütüldüğüne dikkat çeken Akın, “Özellikle çocukların bilişsel gelişimlerini tam olarak gerçekleştiremediği yaş gruplarında, sosyal medya paylaşımlarının iyilik, kötülük, doğruluk ve yanlışlık bağlamında ayırt edici etkisinin farkına varamamaları büyük risk teşkil ediyor. Amacına uygun kullanılmadığı noktada çocukların zarar görmesi kaçınılmazdır. Bu doğrultuda özgürlükçü yaklaşımı destekleyen birçok ülke, 15 ve 16 yaş altı çocuklarımızın erişimini kısıtladı” ifadelerini kullandı.

Çocuklar Bizleri Modelliyor

Dijitalleşen dünyada ebeveyn tutumlarının belirleyici olduğunu ifade eden Esra Akın, ailelerin “oyalama” veya “nefes alma” amacıyla çocuklara erken yaşta telefon teslim etmesini eleştirdi. Çocukların ebeveynlerini model alarak büyüdüğünü hatırlatan Akın, “Evlerin içerisinde normal kabul edilen her türlü yaklaşım, çocuklarımızın hangi yaşta olursa olsun içselleştirmelerine neden olmaktadır. Bugün yaşanan olumsuzlukların bir nedeni de ailelerin kısıtlayıcı etkiyi tam olarak ortaya koyamamasıdır” dedi.

Eskişehir'de kayalardaki 3000 yıllık gizem
Eskişehir'de kayalardaki 3000 yıllık gizem
İçeriği Görüntüle

“Gerçek Bir Engel Değil, Zorunluluk”

Dünya genelindeki kısıtlama kararlarının tesadüf olmadığına dikkat çeken Akın, eğitimin ve özgür birey yetiştirme idealinin bu kararların temelinde yattığını belirtti. Akın, “Çocukların bireysel gelişimini destekleyen, bu yönde eğitim programlarını şekillendiren, özgürlükçü yaklaşımı anlamlı kılan, özgür bireylerin dünyada yetişmesini ve topluma bu doğrultuda hizmet eder olmasını içselleştirmiş bu kadar ülke ve tabii ki ülkemiz yanılıyor olamaz. Bugün gerçekleşen kısıtlılıklar ve ülkemiz için de planlanan kısıtlama aslında gerçek bir engel değil, bir zorunluluktur” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi