Platform adına basın açıklamasını okuyan Osman Uğur Özveren, “Hakan’dan aldığımız güçle, hem onun yaşam hakkını savunan hukuk mücadelemizi hem de milli parklarımızı sermaye birikim süreçlerine kurban etmek isteyenlere karşı doğa mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

​10 Ekim 2025 tarihinde kaybolan ve yaklaşık 30 saat sonra Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde bilinci kapalı halde bulunan doğa aktivisti Hakan Tosun’un ölümüyle ilgili hukuk mücadelesi sürüyor. Doğa ve Yaşam Platformu bileşenleri, Taşbaşı’nda gerçekleştirdikleri basın açıklamasında, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekeyi “hukuk dışı” olarak niteledi. Hazırlanan savcılık fezlekesinde yer alan “yaralama” nitelemesine ve sanıklar lehine istenen “haksız tahrik” indirimine platform adına basın açıklamasında tepki gösteren Osman Uğur Özveren, olayın sadece bir yumruk darbesinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Adli Tıp raporu; kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti ve yüz kemiği kırıklarını net bir şekilde belgelemiştir. Kamera kayıtlarında da görüldüğü üzere, Hakan yere düştükten sonra dahi savunmasız haldeyken kafasına ve hayati bölgelerine defalarca öldürücü darbeler almıştır. Bu ısrarlı şiddet, sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiğinin en somut kanıtıdır. Hakan Tosun maruz kaldığı ağır ve sistematik şiddet sonucu hayatını kaybetmiştir; dosyadaki deliller ışığında ortada kasten öldürme suçu vardır ve asla haksız tahrik söz konusu değildir” diye konuştu.

​KATİLLER 2,5 YILLA KURTULAMAZ

​Yargılamayı yapacak olan Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu fezlekeyi esas alması durumunda adaletin tecelli etmeyeceğini savunan Özveren, cezasızlık algısının toplumda yaratacağı tehlikeye dikkat çekti. Özveren, “Eğer mahkeme bu fezlekeye uygun bir karar verirse; katiller sadece 2,5 yıl ceza çekip aramızda dolaşacaklar. Oysa kasten öldürmenin cezası müebbet hapistir. Hakan’ın saldırganlara yönelik hiçbir tahrik edici davranışı olmamıştır; buna dayanak gösterilen tanık beyanları tamamen uydurma ve kamera görüntüleriyle yalanlanmış ifadelerdir. Savcılık olayın iştirakçisi olan motosikletli şahıs hakkında da bir işlem yapmamış, bu şahsı dosyanın muteber tanığı olarak değerlendirmiştir. Şahıs başından sonuna kadar saldırının içindedir. Neden iştirakçi olarak değerlendirilmedi? İletişim kayıtları neden derinlemesine incelenmedi? Bu soruların cevabı verilmeden bu dosya kapanmamalıdır” uyarısında bulundu.

Eskişehir'de dilenciliğe geçit yok: Ceza yağdı
Eskişehir'de dilenciliğe geçit yok: Ceza yağdı
İçeriği Görüntüle

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ

​Özveren açıklamanın sonunda, Hakan Tosun’un ömrünü adadığı doğa mücadelesine de atıfta bulundu. TBMM’deki Milli Parklar Kanunu değişikliğine karşı duracaklarını belirten Osman Uğur Özveren, “Hakan’dan aldığımız güçle, hem onun yaşam hakkını savunan hukuk mücadelemizi hem de milli parklarımızı sermaye birikim süreçlerine kurban etmek isteyenlere karşı doğa mücadelemizi sürdüreceğiz. Doğamızın bir meta haline getirilmesine asla izin vermeyeceğiz” diyerek açıklamayı sonlandırdı.

Kaynak: Haber Merkezi