Eskişehir Emek Mahallesi’nin bir bölümünde binaların altından çıkan su ile mücadele eden esnaf, kendi imkânlarıyla kurdukları pompalarla suyu tahliye ederken konunun çözümü için yetkilileri göreve çağırdı.

Emek Mahallesi Ertaş Caddesi üzerinde bir bölgede binaların altından sürekli su çıkıyor. Binaların temellerine de zarar veren suyla esnaf yıllardır mücadele sürdürüyor. Binlerce lira vererek sistem kurduran, kuyu yapan esnaf, dükkanlarında mallarının ıslanıp zarar görmemesi için sabah akşam çalışıyor. Defalarca yetkililerin kapısını çalan esnaf ve apartmanlarda oturan vatandaşlar bir çalışmanın yapılmadığını iddia etti. Suyun çıktığı alanda bulunan bir arsaya inşaat izni verilirken, tamamlanmasının ardından ’Altından su çıkıyor’ diye asansörünün çalışmasına izin verilmedi ve bina için de iskan da alınamadı. Apartmanda yaşayan vatandaşlar, mağduriyetlerinin giderilerek su sorununun yetkililerce çözüleceği günü bekliyor.

“Ürünlerimizi defalarca çöpe atıyoruz”

Caddede esnaf olan Bahar Yıldırım, yıllardır aşağı katları defalarca su bastığını ve bundan dolayı ürünlerini çöpe attıklarını söyledi. Yıldırım, konuşmasının devamında ise yaşadıkları sorunları şöyle dile getirdi:

“8 yıldır biz bu çileyi çekiyoruz. Mesela bazı aylar kesiliyor, ama bu 1 buçuk yıldır durmadan devam ediyor. Artık su dalgıçları 1 tane yetmediği için biz 2’nciyi de atmak zorunda kaldık. Çalışmadığı günler burayı yarım metreden fazla su basıyor, bütün malımız çöp oluyor. Kaç defa ürünlerimizi çöpe attık. Belediyeden yetkililer geliyor, su numunesi alıyorlar. Bize bunun yeraltı suyu olduğunu ve bir şey yapamayacaklarını söyleyip hep geçiştirdiler. Artık bıktık, el atmalarını istiyoruz.”

“O kadar masraf ettik ama sorun çözülmedi”

Bir diğer esnaf Betül Öztaşyonar, binlerce lira harcayarak su pompa sistemi kurduklarını, bunlarla su baskınlarını önlemeye çalıştıklarını belirtti. Mağduriyetlerinin giderilmesini isteyen Öztaşyonar, “Ben burada yaklaşık 7 yıllık kiracıyım. Dükkanı tuttuğumun 2’nci ayında bu sorunlar karşılaştım. Burası bildiğiniz göl şeklindeydi. Belediyelere ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne (ESKİ) başvurularımı yaptım. Diğer esnafların, komşularımızın altında da aynı problem var. Biz imza topladık. ESKİ’den gelen ve su tahlili yapan belediye ekipleri bunun yeraltı suyu olduğunu söylüyorlar. Yalnız burada enteresan olan, aşırı yağmur yağdığı zaman su duvardan ve kanalizasyon sisteminden geliyor. Ben bu durumun kanalizasyon sisteminden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şey yapamadılar, yapmadıkları gibi ben yaklaşık 150-200 bin liralık gibi bir masrafa girdim. Ben burada kiracıyım, esnaf olarak zaten zor şartlarda geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. O kadar masraf yaptık, temele zarar verdik ama hala bu su problemini çözemedik. Mesela ben alt depomu dükkan olarak kullanamıyorum. Kira veriyorum. Hayalim iki katlı bir mağaza kurmaktı ama onu da gerçekleştiremedim. Başvurularımızla ilgili kendileri bir şey yapmak isteseler bile ’Yeraltı suyu. Yapılacak bir şey yok’ denilip geçildi. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Eskişehir'de ekilen çiçekler şehre renk kattı! Eskişehir'de ekilen çiçekler şehre renk kattı!

“Herkese bilgi verdik ama bir çözüm bulamadık”

Esnaf Erkan Aydoğan ise şunları söyledi:

“Bu sorun uzun yıllardır var. Emek Mahallesi’nin genel sorunu. Burası ana cadde Ertaş Caddesi. Ana cadde üzerindeki iş yerlerinin birçoğunda alttan su geliyor. Yağmur yağdığı zaman çok fazla geliyor, yağmadığı zaman da bazen foseptik suyu geliyor. Defalarca şikayet etmemize, durumu belediyeye bildirmemize, seçim zamanlarında gelen başkan adaylarına ve genel müdürlere konu hakkında bilgi vermemize rağmen bir çözüme ulaşamadık. Şikayetlerimiz devam ediyor ama gördüğünüz üzere çok da çözülmüş değil. Bu suyu kendi imkanlarımızla tahliye ediyoruz. Mevcut suları buralara tahliye çukurları açarak küçük pompalarla veya giderlerle tekrar dışarı kanalizasyona atmaya çalışıyoruz. Tamamen kendi imkanlarımız. Pompaların belli bir maliyeti var. Buradan suyu atmanın maliyetinden ziyade bu durumdan ürünlerimizi koruyamamak, su baskınlarıyla yaşadığımız sıkıntılar ve rutubetle pisliğin zararı bize daha fazla. Yoksa bunun maliyetinin sadece bizim vaktimizi almak olduğunu söyleyebilirim.”

Kaynak: iha