Celalettin Kesikbaş, Nadir Küpeli ve Metin Güler'in Eskişehir büyükşehir belediye başkanlığı adaylığına ilişkin konuşan Özcan: 'Nereden aday olacaksa siyasi partilerini belirlesinler. Arkanıza bir siyasi partiyi almazsanız, bütün Türkiye'de niye bağımsız adaylar oy alamıyor? Çünkü arkalarında bir siyasi güç yok.'
SAMİMİYETLE KILIÇDAROĞLU'NA OY VERDİK
14 ve 28 Mayıs seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
14 ve 28 Mayıs'ta Türkiye tercihini kullandı. Bu tercihte de bizim her zaman dile getirdiğimiz şey sandıktan çıkan neticeye saygı gösteririz. Sandıktan böyle bir netice çıktı. Çıkmasaydı iyi miydi? Evet çıkmasaydı çok daha iyiydi. Türkiye'nin gerçekten kaderi değişir biz pozisyon olacaktı. Beş yıl daha böyle devam edecek. Ama bir ortak akılla insanların taleplerine göre kurulmuş bir Altılı Masa'nın Millet İttifakı'nın alacağı netice bu olmamalıydı. Ancak son düzlükte yaşadığımız masayı terk etmeler, masadan kalkıp gitmeler, masa hakkında ihanet masası, kumar masası gibi birtakım söylemler ittifakın zayıflaması ve bu neticeyi almasına sebep olmuştur. Her iki seçimde 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde de Demokrat Parti olarak biz her zaman söylediğimiz gibi ama, fakat, lakin kelimelerini unutarak samimiyetle Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP'nin adaylarına samimi şekilde çalıştık ve oy verdik.
.jpeg)
GENEL BAŞKANLARI HAKLI ÇIKSIN DİYE OY VERMEDİLER
Eskişehir özelinde söyleyecek olursak, Eskişehir özelinde ben alınan neticeyi az olarak görüyorum. İyi bir netice olarak görmüyorum. Her ne kadar 10 puan fark olsa da ben yüzde 60-65 arası seçim neticesi beklerken bunun daha aşağılarda 55-45 çıktı. Daha yüksek beklerdim. Ama tabi seçimden sonra da yine Millet İttifakı'nın ortaklarından Eskişehir özelinde söylüyorum, bizim için birtakım diğer siyasi partileri katarak söylüyorum; yamalar olmasaydı gibi filan sözler söylendi. Bunların da kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Buradaben CHP'den bazı isimlerin samimi olmadıklarını, İYİ Partili adayların samimi olmadıklarını özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gözlemledim. Bunu zaten bekliyorduk. Burada hassasiyet gösterilmesi gereken konular vardı. Bu hassasiyeti bazı siyasi partilerden görmedik. Sadece genel başkanlarını haklı çıkarmak için şu tür söylemler oldu: Kazanacak aday. Bizim genel başkanımız haklı çıksın diye Sayın Kılıçdaroğlu'na oy vermeyen siyasi partiler oldu. Neticeyi hep beraber gördük. Espri olsun diye de söylüyorum. Allah da Millet İttifakı'nı korumuş. Şu ekonomik şartlarda iktidar olmak gerçekten çok zor bir şey.
CHP SEÇİMLERE YETERİNCE ASILMADI
Eskişehir'deki netice neden yüzde 55'te kaldı sizce? Sizce Eskişehir'de seçim sürecinde eksik bir şeyler var mıydı?
Bu hükümet siyasette de algıyı çok iyi kullanıyor. Millet İttifakı'nı terör örgütleriyle özdeşleştirmeye çalıştılar. Niye az oy aldık? Bu algılarla ilgili meselenin haricinde alınan alınabilir. Ben CHP'nin yeterince asılmadığını düşünüyorum seçimlerde. Diğer Millet İttifakı'nın ortaklarının yeterince çalışmadığını düşünüyorum. İYİ Parti'nin yeterince çalışmadığını düşünüyorum. İYİ Parti'nin 'bir oy Meral'e bir oy Kemal'e'yerine'bir oy Meral'e öteki oyunuz nereye isterseniz oraya' dediklerini biliyorum. Dolayısıyla bu neticede böyle oldu. Bunun ardından da günümüzde artık birkaç haftadır yaşadığımız süreç ortaya çıktı.
Millet İttifakı sağ seçmeni ikna edemedi mi sizce?
Ben kendi partim adına konuşayım. Ben Demokrat Parti'nin bu konuda konsolide edildiğine herhangi bir kaçak olmadan Kemal Bey'e samimiyetle oy verdiğine inanıyorum ki, bu süreçte Demokrat Parti en çok üzülen parti olmuştur. Yani henüz rüştünü ispat edememiş herhangi bir seçim terazisine çıkmamış bazı siyasi partilere 10, 15 milletvekili verildi. Demokrat Parti duruşuyla alakalı gidip birinden bir şey isteme nezaketsizliğini gösteren parti değildir. Dolayısıyla Demokrat Parti sadece 3 vekil almıştır. Kimseye de gidip ne Kemal Bey ile ne başka biriyle oturup milletvekili pazarlığı yapmamıştır. Ama Demokrat Parti de paraları verip anketlerde ilk defa seçime giren siyasi partiler gibi bizim oyumuz yüzde 5.5 çıksın, 7.5 çıksın diye milyonlarca lira dolar ödememiştir.
15 BELEDİYEDE ADAYIMIZI ÇIKARACAĞIZ
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı İlay Aksoy, 'yerel seçimlerde 81 ilde kendi adaylarımızla ve meclis üyelerimizle seçimlere gideceğiz' dedi. Buna ilişkin bir gelişme var mı? Eskişehir'de adaylarınızı görecek miyiz?
Tabi göreceksiniz. 15 belediyevar Eskişehir'de. 15 belediyede adayımızı çıkaracağız. Siyasi partiler bir iddia üzerine siyaset yaparlar. Biz 2019 yılında Sivrihisar'da yüzde 20 oy aldık. Bunlar önemli. 31 Mart 2024 seçimlerinde biz bütün belediyelerde adaylarımızı çıkaracağız herhangi bir parti ile ittifak yapmadan.

İYİ PARTİ'NİN HİÇBİR ADAYINA OY VERMEYİZ
Az önce ortak akıldan bahsettiniz. Bu ortak akıl devam etmeli mi? Yerel seçimlerde Eskişehir özelinde Millet İttifakı beraber hareket eder mi sizce?
Ben edeceğini zannetmiyorum. Biz zaten bu saatten sonra bundan önce de öyleydi İYİ Parti ile bir ittifak içinde olmamız asla söz konusu olmaz. Asla. İYİ Parti'nin hiçbir adayına oy vermeyiz. Hiçbir şekilde de ortak bir aday çıkarmayız İYİ Parti ile. Kırmızı çizgimiz İYİ Parti.
'KAYBETTİRMEK ÜZERE BİR SİYASET İZLİYOR'
Nebi Bey, 'yerel seçimlerde sağ partiler ittifak yapsın' dedi. Nebi Bey'in tabiriyle sağ partilerden size ittifak teklifi gelse sıcak bakar mısınız?
Nebi Bey önce sosyolojik olarak sağ ve sol ayrımı nedir bunu bir paylaşmalı. Ben sosyal adaleti savunuyorsam, ben solcu muyum? Ya da bir solcu namaz kılıyorsa, muhafazakar mıdır? Bu kavram karmaşasına son versin. Sağcılık, solculuk şudur nesin. Kazanmak üzere değil, birilerine kaybettirmek üzere siyaset yapmaya başladı. 2018'de İYİ Parti'nin kuruluş aşamasında Sayın Akşener'in neye itiraz ederek İYİ Parti'yi kurduğunu galiba kendisi bilmiyor. Bilmemesi de gayet normal. O zamanlar siyasetin içinde değildi. İYİ Parti, MHP'ye, Sayın Bahçeli'ye karşı Meral Akşener'in bir duruşuyla kuruldu. Sayın Akşener aynı zamanda AKP'nin kurucular kurulunda bulunmuş bir insandı. Demekki özlerine geri dönüyorlar. Biz burada partili arkadaşlarımızla bunun mantığını çözmeye çalışırdık. Evet İYİ Parti eninde sonunda MHP ve AK ile beraber olur. Birleşirler. Demek ki bu tezlerimizde yanılmamışız. Yavaş yavaş o kulvara doğru evriliyorlar. Nebi Bey kazanmak üzere değil, kaybettirmek üzere bir siyaset izliyor.
Nebi Bey, yerel seçimlere ilişkin aslında Cumhur İttifakı'na değil de CHP'ye mesaj veriyor olabilir mi?
Evet CHP'ye mesaj veriyor ama mesajı verirken de aba altından sopa göstererek bir mesaj veriyor. Eskişehir halkı çok akıllıdır. Sosyal medyadan olumlu olumsuz tepkileri takip ediyoruz. Biz Sayın Yılmaz Büyükerşen'i savunacak pozisyonda değilim.
BU KADAR KIRMAMAK LAZIM. NAZİK OLMAK LAZIM
Yılmaz Büyükerşen de adaylığını açıkladı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de aday olma yaşı belli deaday olmama yaşı diye bir şey yok. AmaSayın Büyükerşen yaşıyla ilgili bu tür şeylerle ezilmemeli, küçültülmemeli. Sayın Büyükerşen, sevelim sevmeyelim, destekleyelim desteklemeyelim ama Sayın Büyükerşen 25 yılını bu memlekete vermiştir. Siz beğenirsiniz, ben beğenmem. Sayın Büyükerşen Eskişehir'de 10 yıl rektörlük yapmıştır. Ben üniversite talebesiyken Sayın Yılmaz Büyükerşen için rektörümü istiyorum diye sokaklarda direklere afiş yapıştıranlardanım. Bakın burada siyaset yok. Sayın Büyükerşen, Anadolu Üniversitesi'nin kuruluşunda emekleri olan bir insandır. Burada bir emek vardır. Bu kadar kırmamak lazım. Nazik olmak lazım. Siyasetin nezaketinde yok bu. Tapu alamaz vs. Bunlar yanlış ifadeler. Bu şehrin Yılmaz Büyükerşen'e bir vefa borcu vardır. Yapılamayanları yapmıştır. Porsuk'u yapmak cesaret işidir. Ben Yılmaz Hoca'nın yüzüne de eleştirilerimi söyleyebiliyorum. Ama arkasından da yaşlı, tapu alamaz, yürüyemiyor demiyorum. Akıl yaşta değil baştadır. Bunu bilecekler. Yılmaz Hoca aday olur, olmaz bilmiyorum. Ama nezaketli olunması lazım. Bunlar hoş değil.
SİVRİHİSAR'I ALIRIZ
Demokrat Parti'nin yerel seçimlerde iddialı olduğu bir belediye var mı?
Sivrihisar'ı alırız. Sivrihisar'da yüzde 20 oy bir ilçede küçümsenecek oy değildir. Alpu'da iddialıyız. Mahmudiye'de iddialı bir adayımız var. Odunpazarı ve Tepebaşı'nda görüştüğümüz ciddi adaylarımız var. Ama şimdiden açıklamak doğru değil. Ben aday değilim. Benim hayalim bu partide il başkanı olmaktı. İl başkanı olarak da bırakmayı düşünüyorum. Bir daha aday olacağımı sanmıyorum. Bir buçuk yılım var. Bir buçuk yıl sonra aday olmayacağım.
SANAYİCİLER ARTIK PARTİSİNİ BELİRLESİN
Celalettin Kesikbaş'ın, Metin Güler'in ve Nadir Küpeli'nin de adı büyükşehir belediyesi için geçiyor. Bu isimlerin adaylıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir iş insanının da sokaktan geçen Ahmet ağabeyin de Ayşe hanımın da belediye başkanı adayı, milletvekili adaylığı gibi hakları Türkiye Cumhuriyeti'nde vardır. Ancak ben şundan yanayım: İsimlerden kimse alınmasın. Celalettin Bey aday olacaksa artık partisini belirlesin. Desin ki ben AKP'den, MHP'den, Demokrat Parti'den, CHP'den adayım. Bunu söylesin. Metin Bey hangi partiden aday olacaksa, Nadir Bey nereden aday olacaksa belirlesinler. Arkanıza bir siyasi partiyi almazsanız bütün Türkiye'de niye bağımsız adaylar oy alamıyor? Çünkü arkalarında bir siyasi güç yok. Çıkıp desinler ben adayım kardeşim. Biz de beğeniriz, beğenmeyiz, oy veririz, vermeyiz bu vatandaşın taktiri.
PARASI OLMAYAN GARİBAN SİYASET YAPMASIN
Ama siyasi partilerde şöyle bir şey var: Diyelim ben belediye başkan adayı ya da milletvekili adayı olacağım. Ben il başkanıyım. En çok ben hak ederim değil mi? Birisi geldi çok parası var. Geldi birinci sıraya oturdu. Nasıl çalışayım ben bu partide? Buyursunlar gelsinler hangi partide olursa olsun siyaset yapsınlar. Mesela İYİ Parti'de siyaset yapan arkadaşların parası yoksa suçları ne? O zaman parası olmayan gariban siyaset yapmasın. Geleceksin, gideceksin, Ertuğrulgazi'deki bilmem ne delegesini tanıyacaksın. Onun evini bileceksin. Telefonunu bileceksin. Eşinin rahatsızlığını bileceksin. Çocuğunun okulunu, derdini, sıkıntısını bileceksin. Bunu bilmezsen bu iş olmaz.
TOPRAĞI SAKSIDA, SUYU BARDAKTA GÖREN ADAMDAN SİYASETÇİ OLMAZ
Rahmetli Demirel'i ilk gördüğümde 9 yaşındaydım. 1979'da. Demirel'in şu lafını ilk defa duydum be hiç unutmadım: 'Toprağı saksıda, suyu bardakta gören adamdan siyasetçi olmaz' derdi rahmetli Demirel. Çok güzel laf. Şimdi hem ticaretinizi yapacaksınız hem paranıza para katacaksınız sonra geleceksiniz partideki delegeleri satın alarak ya da onların fikrini bile sormadan genel merkezde işi bitirip gelip aday olacaksınız. Niye yapıyoruz o zaman? Siyasi partiler kapatsın kapılarını, en zengin arasın o zaman. En zengin şehirde kim? Gelsinler en zengini bulsunlar aday yapsınlar her yere. Biz memlekette kimleri gördük? Cenaze sahibinden mezarlığa atlayan milletvekillerini gördük biz. Neredeler? Görebiliyor musunuz şehirde? Yoklar. Bunlar giderler yine fabrikalarında kazanırlar. Ama biz burada siyaset yapmaya devam ederiz. MELTEM KARAKAŞ
Muhabir: TE Bilisim





