Kent merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta olan Seyitgazi, tarihin, inancın ve Anadolu’nun derin izlerini taşıyor. 2025 verilerine göre 12 bin 878 nüfusu olan ilçede, tarım ve hayvancılık ön plana çıkarken; ilçe son yıllarda Seyyid Battal Gazi Külliyesi’ne gelen ziyaretçiler sayesinde inanç turizmi açısından da önemli bir konumda bulunuyor. Seyitgazililerin sesine kulak verdik, ilçeyi karış karış gezdik. Haydi gelin şimdi siz de bizlere eşlik edin…

RÜYA YOL GÖSTERİYOR

İlk durağımız tabii ki Seyyid Battal Gazi Külliyesi… Seyit Battal Gazi Külliyesi Yaşatma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Emrah Şimşek, bize külliye hakkında bilgi veriyor. Şimşek: Seyit Battal Gazi Külliyesi, Türkiye’nin en büyük kompleks yapılarından biridir. Rivayetlere göre Seyit Battal Gazi Hazretleri, 738-740 yılları arasında Bizanslılarla yapılan Akroinon Savaşı sırasında yaralanıyor. Savaşın ardından buraya kadar geliyor. O dönem bu bölge mağaralarla dolu ve kendisi bir mağarada şehit düşüyor.Daha sonra Ümmühan Hatun bir rüya görüyor. Rüyasında Seyit Battal Gazi Hazretleri’nin burada yattığını, burada medfun olduğunu öğreniyor. Bunun üzerine buraya geliyor. O dönemde bölgede yaşayan ve geçimini çobanlıkla sağlayan Kutluca Baba da dikkat çekici bir durum fark ediyor. Seyit Battal Gazi Hazretleri’nin mezarının olduğu yerde koyunların o noktaya basmadan geçtiğini görüyor.Kutluca Baba’nın da benzer bir rüya görmesiyle birlikte, Seyit Battal Gazi Hazretleri’nin burada yattığına dair kanaat güçleniyor. İlk yapı 1207 yılında inşa ediliyor. İlk etapta cami ve bazı bölümler yapılırken, sonraki dönemlerde özellikle Osmanlı döneminde eklemelerle yapı genişletilerek bugünkü hâline ulaşıyor ve külliye kompleksi oluşuyor. Külliyede restorasyon çalışmaları da gerçekleştirildi. İlk olarak 1955’li yıllarda koruma amaçlı bir restorasyon yapılıyor. Ardından 2008 yılında Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir restorasyon gerçekleştiriliyor. Son olarak 2021 yılında Eskişehir Valiliği himayelerinde, Seyitgazi Kaymakamlığı ile birlikte daha küçük çaplı bir çalışma yapıldı ve külliye bugünkü görünümüne kavuştu.

YILDA YAKLAŞIK 300 BİN ZİYARETÇİ

Külliyenin özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğradığını söyleyen Şimşek, şöyle devam ediyor: Yıllık yaklaşık 250 ila 300 bin ziyaretçi geldiğini öngörüyoruz. Bu resmi bir sayı değil ancak resmileştirmek için çalışmalarımız sürüyor. En yoğun dönem ise genellikle yaz ayları oluyor. Şu an bulunduğumuz dönem, külliyenin en sakin zamanlarından biri. Bunun dışında yıl boyunca düzenli olarak ziyaretçiler geliyor; adaklarını adıyor, kurban kesiyor, yemeklerini yiyor. Biz de dernek olarak özellikle yaz döneminde cuma namazı sonrası gelen misafirlerimize kavurma, bulgur pilavı, ayran ve helva ikramında bulunuyoruz.Burada başta Seyit Battal Gazi Hazretleri’nin türbesi olmak üzere, Eleonora Türbesi, Çoban Baba Türbesi, Kardeşler Türbesi, Miyaloğlu Ahmet ve Miyaloğlu Mehmet türbeleri yer alıyor. Ayrıca Kadıncık Ana ile külliyenin manevi bulucusu olarak bilinen Ümmühan Hatun’un mezarı da külliye içerisinde bulunmaktadır.

GENÇLER TEŞVİK EDİLMELİ

Ardından ilçedeki tarımsal faaliyetler hakkında bilgi almak amacıyla Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden’in yanına uğruyoruz ve sözü Erden’e bırakıyoruz. Erden: İlçemizde arpa, buğday, yulaf gibi hububat ürünlerinin yanı sıra şeker pancarı, mısır, ayçiçeği ve patates üretimi yaygın şekilde sürmektedir. Ancak sulama alanlarının daralması ve su seviyelerinin düşmesi tarımı ciddi biçimde etkilemektedir. Çiftçi yaş ortalaması 55-60’a yükselmiş durumda. Gençler kırsalda yaşamayı tercih etmiyor, bu da önümüzdeki yıllarda üretici sayısının daha da azalacağına işaret ediyor. Bunun en somut sonucu hayvancılıkta görülüyor. İlçede büyükbaş hayvan sayısı 18-20 binlerden 10 binlere gerilemiş durumda. Gençlerin tarım ve hayvancılığa yönelmesi için devlet destekleri, hibeler ve teşvikler artırılmalı. Köylerde doğal üretim her geçen gün azalıyor; artık köylüler bile temel gıda ürünlerini marketten almak zorunda kalıyor. Planlı üretime geçilmesi büyük önem taşıyor. Ürünlerin gelişi güzel ekilmesi hem üreticiyi hem piyasayı olumsuz etkiliyor. Ülke ihtiyacına göre, fiyatı ve pazarı belli olan ürünlerin ekilmesi çiftçiyi koruyacaktır. Ayrıca tarımsal desteklerin aynı yıl içinde ve zamanında ödenmesi şart. Geciken destekler artan maliyetler karşısında etkisini kaybediyor.”

FOTO İÇİ: Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi, ilçedeki bir diğer inanç noktası. Bu kutsal alan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan mimari izleriyle dikkat çekiyor. Bugün Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi Külliyesi, Seyitgazi'nin tarihi kimliğini tamamlayan önemli bir durak olarak ziyaretçilerini karşılamaya devam ediyor.

ÖNCELİĞİMİZ KADINLAR

Seyitgazililerin buluşma noktası Seyitgazililer Derneği ile yolumuza devam ediyoruz. Dernek çalışmalarını Başkan Emrah Sur’dan dinliyoruz. Sur: Derneğimiz 1953 yılında kurulmuş, Eskişehir’in en eski derneklerinden biri. Biz yaklaşık 2,5 yıl önce göreve geldik ve genç bir yönetimle derneğin ismini yenileyerek yeni bir döneme başladık. Şu an 600 üyemiz var. Göreve geldiğimizde 40 üyeyle teslim almıştık. 2,5 yıl içinde büyük bir artış sağladık. Yakın zamanda dernek gecesi düzenledik ve 800 misafirimizi ağırladık. Bunun dışında piknikler, öğrenci destekleri ve kahvaltı organizasyonlarıyla ilçemizde birlik ve beraberliği güçlendirmeye çalışıyoruz. Öncelikle Seyitgazi’deki birlikteliği sağlamayı hedefledik ve bunu başardık. Şimdi Eskişehir genelinde daha güçlü bir etkileşim oluşturmak istiyoruz. Ayrıca artık kendi dernek binamızı yapabilecek seviyeye geldik. Bu konuda çalışmalarımız var. İlçemizde kadınlara yönelik sosyal alanlar çok kısıtlı. Bu yüzden ayda iki kez perşembe akşamları dernek lokalimizi sadece kadınlara ayırıyoruz. Kadınlarımız gelip sohbet ediyor, vakit geçiriyor. İlk başta 20 kişiyle başladık, şimdi 100 kişiye yaklaştık. Bizim önceliğimiz gençler ve kadınlar. Yönetim kurulumuz tamamen gençlerden oluşuyor. Gençlerimizi ilçede tutmak için çabalıyoruz. Onlar da derneğe sahip çıkıyor. Seyitgazi’nin nabzını tutan gençler olarak yolumuza devam ediyoruz.

SÖZ HALKTA!

Seyitgazi’de yaşam nasıl, neler eksik, neler talep ediliyor; Seyitgazililere sorduk… Söz halkta!

YILLARDIR İLÇEMİZ AYNI

Mesut Özcan: Seyitgazi’de hayat açıkçası yıllardır aynı. Değişen bir şey yok. İlçede gelişme yok, iş sahası yok, gençlere istihdam yok. Bana göre en büyük eksiklik gençlerin çalışabileceği iş alanlarının olmaması. Eskişehir’de organize sanayide birçok fabrika var. Yetkililer bu fabrikaların bazı kollarını buraya getirebilse Seyitgazi kalkınır. Gençler de anasının babasının eline bakmaz, kendi çalışır, kendi kazanır.

FABRİKA YOK GELİŞME YOK

Eskişehir Osmangazi üniversitesi Hastanesi'nde  gece ortalık karıştı
Eskişehir Osmangazi üniversitesi Hastanesi'nde gece ortalık karıştı
İçeriği Görüntüle

Mehmet Duruel: Seyitgazi’de hayat bildiğiniz gibi, yıllardır aynı. Burada hiçbir şey yok. Fabrika yok, iş yok, gelişme yok. En büyük sıkıntı şu: gençlerin hepsi dağıldı. Seyitgazi’nin yerlisi kalmadı. Burada iş olmayınca kimse durmuyor. Buraya birkaç tane daha fabrika açılsa, tavuk çiftliği gibi, yağ fabrikası gibi yerler çoğalsa en az 300 kişiye ekmek kapısı olur. Tek isteğimiz gençlere iş imkânı sağlanması.

KONUŞMAYA KORKUYORLAR

Erol Karaduman: 3-4 senedir kahvecilik yapıyorum. Seyitgazi’de hayat zor. Şartlar ağır. İlçemizde en büyük eksik yatırım. İş sahası yok, sanayi yok, atölye yok. Hastane yok, eksiklerimiz çok fazla. Belediyenin hizmetleri var mı yok mu tartışılır ama gözle görülür büyük bir değişim yok. İnsanlar konuşmaya da çekiniyor, sorun olur diye ses çıkarmıyor. Kısacası Seyitgazi’de imkân yok, teşvik yok, bu yüzden insanlar mağdur.

YERİMİZDE SAYIYORUZ

Muhammed Güler: Seyitgaziliyim. Önceden çiftçilik yapıyordum ama kaza geçirdiğim için bırakmak zorunda kaldım. Seyitgazi’de hayat açıkçası kötü. Her şey çok pahalı, geçim gittikçe zorlaşıyor. İlçemiz bir türlü kalkınamadı. Mahmudiye’ye bakıyoruz, İnönü’ye bakıyoruz, onlar gelişiyor ama biz yerimizde sayıyoruz. Bence ilçede birçok eksik var. Mesela pazar yerimiz bile yıllardır aynı, doğru düzgün bir düzenleme yapılmadı.

TARIM RESMEN BİTİYOR

Ali Güngör: Seyitgazi’nin tarımsal potansiyeli çok yüksek ama her yıl onlarca çiftçi tarımdan kopuyor. Devlet destek veriyoruz diyor ama verilen destek bir yıllık değil, neredeyse bir haftalık mazot giderini bile karşılamıyor. Tarım resmen öldü, bitiyor. Köylerde nüfus kalmadı. Eskiden köyümüzde okul vardı, öğretmen vardı. Hatta ikinci okul bile yapılmıştı. Şimdi okullar kapandı, köyler boşaldı. Bu durum beni çok üzüyor.

Kaynak: Haber Merkezi