5 Temmuz 2017 23:28
-A +A
Prof. Dr. Gülcan Kınacı

Prof. Dr. Gülcan Kınacı

HIYAR YAZ AYLARININ EN FAYDALI MEYVELERİNDEN BİRİDİR

 


Hıyar;  A, C, E, K vitaminleri açısından zengin olmasının yanı sıra  B1, B2, B3, B5, B6, B9 vitaminleri ile kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, fosfor, çinko minerallerini de içeren, sağlıklı beslenme bakımından çok kıymetli bir meyvedir. Genelde bir çok kişinin sebze sandığı bir meyve olan hıyarın  %96’sı sudur. Sıcak yaz günlerinde yendiğinde, vücuda hem doğal bir su takviyesi yapar hem de özellikle terleme ile kaybettiğimiz, vücudumuzun olumsuz koşullara, sıcağa, hastalıklara karşı direncini artıran  mineralleri karşılar. Sıcak yaz günlerinde yeterince su içmeyenlerde baş ağrısı, halsizlik, kas krampı, hazımsızlık  vb. pek çok rahatsızlık görülür. Bu gibi kişiler normal öğünlerde olsun, öğün aralarında olsun, hıyar tüketerek  rahatsızlıklarını azaltabilirler. Hıyar, su içeriği fazla olduğu için vücuttan toksinlerin (zararlı maddelerin) atılmasına katkı sağladığı gibi, idrarı artırarak ürik asidin atılmasına da bir anlamda yardımcı olduğundan, ürik aside bağlı olarak gelişen eklem iltihabının azalmasına, böbrek sağlığının korunmasına ve taş oluşumunun  azalmasına fayda sağlamaktadır. Vücutta toksinlerin birikimi ödem oluşturarak ayak şişmesine, karnın normalden sert olmasına ve uyuşukluğa neden olmaktadır. Hıyarın bünyesinde yüksek oranda bulunan lifler, süpürge gibi davranarak vücudu toksinlerden arındırmakta ve ödem atımına yardımcı olmaktadır. Bu da vücudunda ödem biriken böbrek ve kalp hastaları için yararlı olmaktadır. Hıyar suyunun, havuç suyu ile karıştırılıp içilmesinin vücuttaki ürik asit seviyesini düşürerek gut ve artrit ağrısının giderilmesine fayda sağladığı bildirilmektedir. Hıyarın içerdiği su ve liflerin yararı bu kadarla kalmamakta, reflü belirtilerini dindirerek ve midenin  pH değerini yükselterek mideyi yatıştırdığı, mide iç duvarını güçlendirdiği, bünyesindeki liflerden pektin ile bağırsaktaki yararlı bakterileri artırarak kasların hareketini hızlandırıp, kabızlığı engellediği ve  hazma yardımcı olduğu, vücudun ve kanın pH seviyesini düzenleyip asitliğin nötralize edilmesini sağladığı ve kolestrol , trigliserit düzeyinde düşüşe yardımcı olduğu ileri sürülmektedir. Potasyumu yüksek oranda içerdiğinden hıyar tüketimi sinir uyarıları iletimini sağlamakta, kalp- damar sağlığını korumaktadır. İçerdiği mağnezyum minerali ile vücuttaki kan dolaşımının düzenlenmesine, kas esnekliğine ve sinirlerin yatışmasına yarar sağlamaktadır.  A vitamini ile gözlerin iyi görmesine, bağışıklık sisteminin güçlenmesine, hücre yenilenmesine  katkıda bulunmaktadır. B grubundan çok sayıda vitamin içerdiğinden yatmadan önce yenilen salatalık sabaha diri ve baş ağrısız uyanmaya fayda sağlamaktadır. Ayrıca deri, göz, ağız, saç ve karaciğer sağlığını korumakta, çağımızın en büyük problemi olan kaygı ve stresin azaltılmasına, halsizliğin giderilmesine, sinirliliği gidermeye, ağız yaralarını önlemeye yardımcı olmaktadır.  İçerdiği  C vitamini ve diğer vitamin ve  minerallerle birlikte bağışıklığı güçlendirerek vücutta mikroplara karşı kalkan oluşturarak hasta olmayı engellemekte veya hastalığın çabuk atlatılmasına, iltihaplanmanın engellenmesine yardımcı olmaktadır. Hıyar, kronik hastalığa neden olan zararlı serbest radikallerin oluşumunu engelleyen antioksidanlar yani flavonoidler ve tanenlerce zengindir. Antioksidanlardan olan Kuersetin  alerjiye karşı etkiliyken, kaempferol kalp hastalığı ve kansere karşı koruyucudur. D vitamini ile birlikte çalıştığı için kemik yoğunluğunun artmasında rol oynayan yani kemik sağlığını koruyan  kalsiyumun  emilimini artıran iyi bir kaynaktır. Kemiği güçlendiren salatalık silis bakımından zengin olduğu için bağ dokusunun güçlenmesine de yardımcı olmakta tendonları, kıkırdak dokuları ve kemikleri korumakta ve güçlendirmektedir. Salatalıkta bulunan fitokimyasallar (lignanlar ve triterpenler)  antioksidan, iltihap önleyici ve kanser önleyicidir.  Linganlar göğüs, yumurtalık, rahim ve prostat kanseri riskini azaltmaktadır. Yine içerdiği diğer bir fitokimyasal olan fisetin yaşlanmaya bağlı sinir hücrelerindeki yıpranmayı geciktirerek yaşa bağlı gerileyen hafızayı ve öğrenme yeteneğini  yani beyin sağlığını korumaktadır.
 

Anahtar Kelimeler : Prof. Dr. Gülcan Kınacı,
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İŞTE MÜDÜR PUANLARI!

İŞTE MÜDÜR PUANLARI!

17:10 26 Temmuz 2017
ÜSTÜME DÜŞENİ YAPACAĞIM

ÜSTÜME DÜŞENİ YAPACAĞIM

19:01 9 Ağustos 2017
Saldırıya 3 tutuklama

Saldırıya 3 tutuklama

18:03 1 Ağustos 2017
Olumlu gelişmeler var

Olumlu gelişmeler var

19:25 21 Temmuz 2017
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Eskişehir ve Eskişehirspor haber video ve yorumlarıHaber Yazılımı Haber Scripti