Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından düzenlenen toplantıda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı sunuma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Makro ölçekte uygulanan sıkı para politikasının enflasyonu aşağı çekmeyi hedeflediğini belirten Kesikbaş, özellikle 2026 yılına yönelik verilen mesajların sanayici açısından önemli sinyaller içerdiğini söyledi. Yılın ilk çeyreğinden sonra para politikalarında kısmi bir genişleme beklentisi oluştuğunu aktaran Kesikbaş, rakamsal enflasyon hedefleri ile piyasanın hissettiği enflasyon arasında ciddi bir fark bulunduğuna dikkat çekti. Reel sektörün beklentilerinin hâlâ yüzde 30’un üzerinde seyrettiğini ifade eden Kesikbaş, bunun temel nedeninin güven eksikliği olduğunu dile getirdi.

Eskişehir'deki tarihi mekanda önemli zirve
Eskişehir'deki tarihi mekanda önemli zirve
İçeriği Görüntüle

MESAJLAR UMUT VERİCİ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin düzenlediği toplantıda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sunumunu değerlendiren Kesikbaş, “Makro ölçekte baktığınızda devlet kendi ekonomik yapısını toparlamaya çalışıyor. Merkez Bankası rezervlerinden tutun da bankacılık sisteminin piyasaya etkilerine, dövizi bir miktar baskılayarak enflasyonu aşağı çekme çabalarına kadar ciddi bir para politikası uygulanıyor. Enflasyonun yönünü aşağı çevirmeye çalışıyorlar. Elbette yüzde 30’lardan yüzde 20’lere çok daha hızlı gelmiş olsaydı hepimiz için daha iyi olurdu ama 2026’ya dair, özellikle o gün kapalı ortamda yapılan toplantıda, Sayın Mehmet Şimşek’in verdiği mesajlar umut vericiydi. Özellikle yılın ilk çeyreğinden sonra para politikalarında bir miktar genişleme olacağı, iç piyasalarda hareketlenme yaşanacağı, enflasyonun yüzde 20’li seviyelere doğru aşağı yönlü hareket edeceği yönünde mesajlar verdi. Bunları rakamlarla destekledi. Ancak burada önemli bir ayrım var: Bir enflasyonun rakamsal karşılığı var, bir de insanların hissettiği enflasyon var. Bu ikisi arasında ciddi bir fark oluşmuş durumda. Reel sektör beklentileri hala yüzde 30’un üzerinde. 2026 için resmi beklenti yüzde 21’ler civarında ama reel sektör bu hedefi tam anlamıyla satın almış değil. Demek ki hala bir güven eksikliği var” şeklinde konuştu.

HAYATİ BİR KONU

Piyasa faizlerinin aşağı yönlü hareket edeceği ve piyasaya bir miktar fon sağlanacağı yönündeki mesajların önemli olduğuna dikkat çeken Kesikbaş, “Özellikle ihracatçılar için Merkez Bankası reeskont kredileri çok önemli. Bunlar ihracat taahhütlü, düşük faizli krediler. Bu kredilerin limitsiz şekilde artırılacağı, yani talebi karşılayacak ölçüde genişletileceği yönünde verilen mesajları çok önemsiyorum. Bu, sanayici için hayati bir konu. Sanayici açısından baktığınızda, iç piyasanın fonlanması meselesi çok kritik. Öte yandan hepimizin söylediği bir gerçek var: Sadece para politikalarıyla bu iş olmaz. Bütçe disiplini ve maliye politikaları da devrede olmalı. Türkiye büyümek istiyor, yüzde 3 buçuk–4 büyüme hedefleniyor. Aynı anda hem enflasyonu düşürmeye çalışıyorsunuz, hem dövizi baskılıyorsunuz, hem satın alma gücünü artırmaya çalışıyorsunuz, hem de piyasayı fonlamak istiyorsunuz. Bunlar kolay işler değil” açıklamasında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ