Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin veremeyeceği hesap olmadığını söyleyen CHP İl Başkanı Talat Yalaz, “Yargıyı rahat bırakın hepimizi istediğiniz gibi yargılayın. Alnımız açık girer başımız dik çıkarız. Eskişehir halkının iradesi hiçbir siyasi hesapla gölgelenemez” dedi.
Başkan Ünlüce’ye yönelik karalama kampanyalarını en güçlü şekilde reddettiklerini söyleyen Yalaz, “AKP İl Başkanlığının işaretiyle harekete geçeceği düşünülen bir mekanizmanın, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşması mümkün değildir” dedi. Eskişehir halkının iradesinin gölgelenmek istendiğini vurgulayan Yalaz, “Sandıkta kaybedenlerin, başka yollara başvurma çabası; demokratik rekabetin değil, siyasi çaresizliğin itirafıdır” ifadelerini kullandı.
“OY BİRLİĞİYLE” KABUL EDİLDİ
Yaşanan durumu özetleyen Yalaz, “Kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir ‘sahtecilik’ değil, tamamen teknik ve rutin bir tarife güncellemesidir. Söz konusu düzenleme; su ve atıksu tarifelerini dahi kapsamayan, yalnızca cezai yaptırımlar ve hizmet kalemlerine ilişkin tarifelerin, her yıl olduğu gibi enflasyon oranına göre güncellenmesinden ibarettir. Komisyonun iradesi nettir: 2025 yılı tarifeleri üzerine enflasyon eklenerek 2026 yılı tarifesi belirlenmelidir.Ancak 2025 yerine 2024 yılı tarifesi üzerinden hesaplama yapıldığı ve bu durum genel kurulda fark edilmediği iddia olunmaktadır. Böyle bile olsa karar tüm siyasi partilerin oy birliğiyle kabul edilmiştir. Altını çiziyoruz: Bu karar, yalnızca bir grubun değil, mecliste temsil edilen tüm partilerin ortak iradesiyle alınmıştır” şeklinde konuştu.
KİMSEYE MENFAAT SAĞLANMADI
Ortada herhangi bir kişisel menfaat, kasıt ya da suç unsuru bulunmadığını ifade eden Yalaz, “Nitekim konu farkedilir edilmez, Sayın Başkan Ayşe Ünlüce duruma derhal müdahale etmiş; 17 Nisan 2026 tarihinde olağanüstü genel kurul toplanmıştır. Bu süreçte: Kamu zararı oluşmamıştır. Herhangi bir kişi ya da zümreye menfaat sağlanmamıştır. Fazla tahsil edildiği iddia olunan tutarlar için de ve iade süreci gerçekleşecektir. Etkilenen kişi sayısı 200 – 300 kişi ile sınırlı olup, konu yalnızca cezai işlem uygulanan dar bir kesimi kapsamaktadır” dedi.
AÇIKÇA SİYASİ BİR ALGI OPERASYONU
Olayın “sahtecilik” ve “yolsuzluk” gibi ağır ithamlarla sunulmasının art niyetli bir yaklaşım olduğunu söyleyen Yalaz, “Bu açıkça siyasi bir algı operasyonudur. Şayet ortada bir hata varsa dahi, hadi biran hata olduğunu varsaysak dahi unutulmamalıdır ki; binlerce personelin görev yaptığı büyük kamu kurumlarında benzer maddi hatalar her zaman yaşanabilir. Önemli olan, bu hataların şeffaflıkla ve hukuk içinde düzeltilmesidir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ayşe Ünlüce de tam olarak bunu yapmıştır. Hemen bir olağanüstü genel kurul kararı alınarak 17 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda çelişki giderilmiştir” ifadelerini kullandı.
NEDEN SAHTE BELGEYLE DÜZELTELİM?
“Meclis çoğunluğu Cumhuriyet Halk Partisinde olduğu için, 5 gün içinde toplanabilecek bir genel kurulla her zaman düzeltmesi mümkün olan bir çelişkiyi neden sahte belge ile düzeltmeye çalışalım. Bunun bir mantığı yok ki” diyen Yalaz, şöyle devam etti: “Öte yandan, burada hiç kimsenin menfaati yoktur. Burada, çelişki sebebi ile daha yüksek tarife uygulanarak 200-300 kişiden fazla para alınmışsa bile, bu para kimsenin cebine değil ESKİ’nin yani kamunun kasasına girmiştir. Son yapılan genel kurul kararı uyarınca da alınan tutarlar arasında fark varsa şayet bu paralar hızlıca iade edilecektir. Başkanımız olayı öğrenir öğrenmez, çelişkiyi düzeltmek için ESKİ Genel Kurulunu toplamış, olayla ilgili gerekli incelemeyi ve soruşturmayı başlatmıştır. Kısa süre içinde bu inceleme ve soruşturmanın raporları ortaya çıkınca da gereğini yapmakta hiç tereddüt etmez.”
DÜŞMANCA YAKLAŞIMLA HİZMET OLMAZ
Bir kişiye ithamda bulunurken vicdanlı olunması gerektiğini söyleyen Yalaz, “Siyaseti bu kadar da ayağa düşürmenin kimseye faydası olmaz. O meclis CHP’li ve AKP’li bütün meclis üyelerinin birlikte bu şehre hizmet etme niyetiyle birlikte çalışılması gereken bir meclistir. Oysa mevcut durumda, bir tarafta şehre hizmet için gece gündüz çalışan bir belediye başkanı ve CHP Meclis grubu, diğer tarafta başkanı ve meclisi nasıl engelleriz, nerden açık bulur da buradan siyaset devşiririz diye düşünen bir AKP grubu görüntüsü var. Örneğin bu olayda beklenirdi ki, olabilir AKP grubu bir eksikliği tespit etmiş olabilir. AKP grup başkan vekili hemen basını toplayıp basın açıklaması yapacağı yerde, koşarak adliyeye gideceği yerde Başkanımıza gelip burada bir çelişki var dese, başkanımız onlara teşekkür eder ve gereğini şu anda yaptığı gibi o zaman da hemen yapardı. Siyaset böyle işlemeli. Düşmanca yaklaşımla, siyasi rakibini ilk fırsatta sıkıntıya sokmaya çalışarak halka hizmet olmaz” şeklinde konuştu.
KİMSENİN CEBİNE BİR LİRA GİRMEDİ
Ortada sahtecilik ve suç olmadığını vurgulayan Yalaz, “Ne bir lira bir menfaat ne de bir kişinin cebine giren bir delikli kuruş vardır. Kamu zarara uğramamıştır. Fazla tahsilat yapılan kişiler varsa da fazla alınan para ödendiğinde onların da bir zararı olmayacak ve işlem tüm sonuçları ile ortadan kalkacak ve geriye yalnızca AKP’nin kirli siyaseti kalacaktır.Şunu herkes bilmelidir ki:Bu ülkenin temeli adalettir, gücü millettir. Kalıcı olan ne siyasi baskıdır ne de geçici hesaplar; kalıcı olan milletin iradesidir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
YARGIYI RAHAT BIRAKIN
Yargılanmaktan korkmadıklarını ifade eden Yalaz, “Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Bizim burada üzüldüğümüz AKP’nin yargıya müdahale çabasıdır. AKP il başkanı dün katıldığı bir program da soru üzerine soruşturma izni çok sürmez verilecek demiştir. Hadsizliğe bakar mısınız… Kararı sen mi vereceksin yargıç mı verecek? Soruşturma iznini bakanlık mı verecek sen mi vereceksin? Tekrar ediyoruz. Ayşe Başkan’ın veremeyeceği hesap yoktur. Yargıyı rahat bırakın hepimizi istediğiniz gibi yargılayın. Alnımız açık girer başımız dik çıkarız. Doğru duvar yıkılmaz!Eskişehir halkının iradesi hiçbir siyasi hesapla gölgelenemez. Ayşe Başkanımız yalnız değildir. Eskişehir yalnız değildir.Ve unutulmasın:Sandık geldiğinde; hukuku araçsallaştıranlar değil, hukuku savunanlar kazanacaktır.Milletin vicdanı, en doğru kararı mutlaka verecektir” diye kaydetti.




