Bu hafta rotamızı, Eskişehir’in saklı kalmış hazinelerinden biri olan Han’a çeviriyoruz… Kent merkezine yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta bulunan Han, Frigler’den günümüze ulaşan kaya fasadları, anıtlar ve tapınaklar ile bir açık hava müzesini anımsatıyor. 2024 verilerine göre 2 bin 164 nüfusa sahip olan Han, kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için bozulmamış doğası ve dingin atmosferiyle öne çıkıyor. Yol boyunca ilçenin bugünkü durumunu yerinde gözlemlerken, Han Belediye Başkanı Bekir Belceli’nin hayata geçirmeyi planladığı projelere de kulak veriyoruz. Sokaklarda karşılaştığımız vatandaşların anlattıkları ise Han’ın ruhunu daha yakından hissetmemizi sağlıyor. Kısacası Han, keşfedilmeyi bekleyen bir durak… Şimdi gelin, Han’ı birlikte keşfedelim.
CAMİNİN TEMELLERİ KİLİSE ÜZERİNE ATILDI

İlk durağımız Hüsrevpaşa Camii… Hüsrevpaşa Camii 4. Murat'ın vezirlerinden Hüsrevpaşa tarafından 1631 ile 1638 yılları arasında bir menzil külliyesinin en önemli parçası olarak inşa edildi. Bugün hala ayakta. Caminin temelleri olasılıkla Bizans dönemine ait bir kilisenin üzerine atıldı. Bu durum, yapıyı yalnızca bir ibadet mekanı değil, medeniyetlerin üst üste bıraktığı bir tarih katmanı haline getiriyor. Mimari olarak ters T planlı yani zaviyeli bir yapıya sahip. Ortadaki büyük kubbe dört yönde yer alan yarım kubbelerle destekleniyor. Taşında, kubbesinde ve oranlarında 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı mimarisinin belirgin izleri okunuyor. Hüsrevpaşa Camii yalnızca bir yapı değil, geçmişle bugün arasında kurulan sessiz bir bağ.
BU GÖZLEMELERİN FARKI İÇİNDEKİ SEVGİ!

Han’da bulunan kadınların oluşturduğu kadın kooperatifinde çalışan Sevilay Kırmazer, bize yaptıklarından bahsediyor: “30 yıl oldu Han’a geleli. 3 çocuk annesiyim. İkisini evlendirdim, biri okuyor. Ona destek olmak için kadın kooperatifinde çalışıyorum. Burayı sadece kendimiz 12 kişi kurduk. Perşembe günleri gözleme yapıyoruz. Yaz aylarında eriştelerimiz var, bulgur kaynatıyoruz. Nohut satıyoruz, erişte kesip satıyoruz. Lavanta yağından sabun yapıyoruz. Ev ekonomisine katkı sağlıyoruz. Satışlarımıza Allah bereket versin, iyi şimdilik. Memnunum. Burada ben şimdi haşhaşlı Han gözlemesi, patatesli, ıspanaklı yapıyorum. Çoğu yerde katmer olarak geçiyor da burada haşhaşlı gözleme diyoruz biz. Odun ateşinde yapıyoruz. Haşhaşı taş değirmende çekilmiş alıyoruz. Farkı o, farkı sevgimiz…
TOPRAK YENİDEN ANLAM KAZANIYOR

Han’da toprağın kokusu emeğin gücüyle buluşuyor. Han’ın Eli Kadın Kooperatifi, ilçede kadınları tarıma teşvik etmek amacıyla hayata geçirildi. Tamamı kadınlardan oluşan kooperatif üyeleri, ham belediyesine ait arazide lavanta yetiştiriyor. Mor tarlalarda başlayan bu yolculuk üretime dönüşüyor. Lavantanın yağı çıkarılıyor, sabun oluyor, cilt temizleme suyuna dönüşüyor, çay oluyor. Hediyelik ürünlere hayat veriyor. Kadınlar sosyal medya üzerinden almış oldukları siparişleri Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırıyor. Ürünlerine gösterilen ilgiden memnun olan kooperatif üyeleri, lavantanın sunduğu imkanları genişletmek için yeni ürünler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Han’da üreten kadınlar sayesinde toprak yeniden anlam kazanıyor.
FRİG UYGARLIĞINDAN EŞSİZ MİRAS

Frig kaya fasadlarının en görkemli örneklerinden biri olan Midas Anıtı, Midas Şehri platosunun kuzeydoğu eteğinde yer alıyor. 1800 yılında ilk kez incelenen anıt, 1834’te Charles Texier’in yaptığı gravürle tüm görkemiyle belgelendi. Frigce yazıtlarda geçen “Midai” kelimesi nedeniyle bu adla anılan yapı, yöre halkı tarafından Yazılıkaya olarak da biliniyor. Doğuya bakan anıt, geometrik bezemelerle süslü cephesi ve merkezindeki kutsal nişiyle dikkat çekiyor. Bu niş, Ana Tanrıça Matar için düzenlenen
dini törenlerde kullanıldığı biliniyor. Midas Anıtı, Frig uygarlığının taşa kazınmış en etkileyici miraslarından biridir.
SPOR KOMPLEKSİ YÜKSELİYOR

Ardından Han Belediye Başkanı Bekir Belceli ile inşaatı devam etmekte olan Han Kapalı Spor Salonu’nun önüne gidiyoruz. Çalışmalar hakkında Belceli, bilgi veriyor: “Öğrencilerimizin bugüne kadar özellikle kış aylarında ciddi bir spor alanı sorunu vardı. Kış çok uzun sürdüğü için spor yapamadıkları bir dönem yaşanıyordu. Spor Bakanlığımızın da desteğiyle buraya bir kapalı spor salonu kazandırmak için yoğun bir mücadele verdik. Şu anda kaba inşaatın karkası tamamlandı. Salonun içerisinde voleybol, basketbol ve hentbol sahaları yer alacak. Aynı zamanda idari birimler olacak. Üst katında ise inşallah kadınlarımızın spor yapabileceği alanlar oluşturacağız. Yan tarafında mevcut bir halı sahamız da var. Kısacası burası tam anlamıyla bir spor kompleksi olacak. Kapalı spor salonumuzu 2026 yılının Mayıs ayı içerisinde teslim almayı planlıyoruz, inşallah.”
“İSTANBUL’A EKMEK GÖNDERİYORUZ!”

Han Belediyesi Ekmek Fırını’nda üretilen özel ekmeği Başkan Belceli anlatıyor: “Göreve geldiğimizde burası yalnızca halk ekmek satışı yapılan bir fırındı, maalesef üretim yoktu. Geldikten sonra yaklaşık iki ay gibi kısa bir sürede fırınımızı yeniden aktif hale getirdik ve ekmek üretimine başladık. Burası meşe odunuyla çalışan, taş fırın. Ekmeğimizi ekşi maya kullanarak üretiyoruz. Bu da lezzetini ve kalitesini artırıyor. Talep oldukça yoğun. Şu anda tüm mahallelerimize buradan ekmek gönderiyoruz. Hatta pazar günleri Eskişehir’den İstanbul’a otobüs kaldıran tek ilçe biziz. Her pazar buradan İstanbul’a giden otobüsle ekmek gönderimi de yapıyoruz.”
ARİFAĞA KONAĞI TURİSTLERİ BEKLİYOR



Han’da yapımı tamamlanan Arifağa Konağı turistleri bekliyor… Belceli, burada konaklama dışında da programların yapılabileceğini söylüyor: “Konağın adı 1950’li yıllarda memleketin ileri gelenlerinden biri olan Arifağa’dan geliyor. Göreve geldiğimizde, ilçemize gelen yerli ve yabancı turistlerin konaklama ihtiyacını karşılamak amacıyla burayı restore etmeyi hedefledik. Bu noktada Sayın Valimize özellikle teşekkür etmek istiyorum; restorasyonun kaynağını kendileri sağladı. Böylece burada bir konaklama merkezi oluşturulmuş oldu. Bundan sonra ilçemize gelecek misafirlerimizin konforu bizim için çok önemli. Aynı zamanda Arifağa Konağı, Han’ın tanıtımı açısından da ciddi bir değer. Yerli ve yabancı tüm misafirlerimizi Arifağa Konağı’na bekliyoruz. Alt ve üst katlarda konaklama için hazırlanan odalarımız bulunuyor. Şu anda bulunduğumuz alan bir dinlenme ve oturma salonu. Bunun yanı sıra yemekhane ve toplantı salonumuz mevcut. Bahçesinde ise misafirlerin keyifle vakit geçirebileceği bir ortam oluşturduk. Aynı zamanda burası küçük ölçekli nikâh, nişan ve söz merasimlerinin yapılabileceği bir alan olarak da düzenlendi. En önemlisi, bu yapının yüzyıllar boyunca ayakta kalmasını sağladık. Keşke ilçemizde daha fazla konak olsaydı da onları da restore edebilseydik.”
SÖZ HALKTA!
Han’da yaşamın nasıl olduğunu orada yaşayanlara sorduk. Hem atmosferi hem de taleplerini dinlemek için söz halkta!

Bayram Kazankaya: “Ekonomik olarak konuşayım… Hükümet 2 milyon lira zam yaptı deniyor ama daha elime geçmeden bitti. Bunun üzerine yaklaşık 300 bin lira da ekledim, av vergisine verdim. Geçen sene av vergisi 2 milyon küsurdu, bu sene 4 milyon küsur oldu; yani iki katına çıktı. Arabam var, bandrolü arttı, sigortası arttı. Elektrik zamlandı… Kısacası ekonomik olarak hiç iyi değiliz. Zam daha cebimize girmeden bitiyor diyoruz ya, gerçekten öyle. İki kat zam verdik diyorlar ama daha sırf av vergisine iki milyon küsur verdim. Emekliyim. 66 yaşındayım. Ne yapayım? Çalışacak iş de yok. Emekli maaşıyla geçinmek çok zor.”

Suna Kazankaya: “Han’da yaşıyorum, emekliyim. Ama emekli maaşı bize çok yetersiz geliyor. Eşimle birlikte ikimiz de maaş alıyoruz ama yine de yetmiyor. Çoluğumuz çocuğumuz burada değil, İstanbul’dalar. Buna rağmen geçinmekte zorlanıyoruz. Bu hafta aldığınız bir şeyi, ertesi hafta aynı fiyata alamıyorsunuz. Alamıyorsunuz çünkü her şey zamlanıyor. Hadi biz neyse, iki kişi maaş alıyoruz; peki hiç maaşı olmayanlar ne yapsın? Gerçekten insanın aklı almıyor. Her gün zam var. Buna zam, şuna zam… Ama maaşlar aynı yerde sayıyor. Maaşlara zam yok, geçim her geçen gün daha da zorlaşıyor.”

Abdullah Özçamur: “Han’da yaşıyorum. Marangozum, marangozluk işiyle uğraşıyorum. İşler zor, kötü. Eski yıllarla kıyasladığımızda durum çok daha kötü. Yetkililerden isteğimiz çok ama sayın yetkililer zaten ayağımıza kadar gelmişken ne söyleyeyim… Durum ortada. Geçim zor, hayat pahalı.
Gelirler artmıyor ama giderler sürekli artıyor. Günden güne alım gücümüz eriyor. Buna bir çözüm bulunması en önemli konu.”

Han’da yaşayan gençler: “Genç çok yok, genelde yaşlı nüfus fazla. O yüzden canımız sıkılıyor. Yapılacak çok fazla aktivite yok. Bazen Eskişehir’den arkadaşlarımız geliyor, ancak o zaman eğlenebiliyoruz. Han’da insanlar çok sosyalleşmiyor. Akşam olunca dışarı çıkan pek yok. Kafe tarzı yerlerin açılmasını istiyoruz. Eğlence alanları yok. Çocukların ve gençlerin gidebileceği, vakit geçirebileceği yerler yok. Hep binalar var ama gençlerin oturabileceği kafe tarzı alanlar yok. Özellikle kış aylarında kapalı alan ihtiyacı oluyor. Kahvelere de yaşımız tutmadığı için giremiyoruz, bazen jandarma uyarıyor. Soğukta dışarıda bekliyoruz. Kapalı bir kafe alanı olsa çok iyi olur.”
ES TV Yönetmeni Hüsamettin Polat ve ES TV Kameramanı Mustafa Dizman ile bu hafta Han Belediye Başkanı Bekir Belceli’yi ziyaret ederek, Han’daki son çalışmaları öğrendik.




