Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri,14 Mart Tıp Bayramı öncesi Yunus Emre Devlet Hastanesi girişinde toplanarak uygulamalara tepki gösterdi. Sağlık alanında uygulanan politikalar sonucu çalışanlar ve halkın mağdur edildiğine dikkat çeken sendika üyeleri, 14 Mart’ı bir bayram havasında kutlayamadıklarını ifade ettiler.
MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEKLER
Görev yaptıkları sağlık kurumlarında yaşadıkları sorunları bir kez daha gündeme taşıma fırsatı bulduklarını belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Şubesi Yunus Emre Devlet Hastanesi Temsilcisi Uğur Yılmaz “Sağlık hizmetinin metalaştırılarak alınıp satılan bir mala dönüştürülmesine, hastaya müşteri denilmesine ve sağlık bütçesinin özel sermayeye akıtılmasına, sağlık kurumlarının şirketleşmesine, halkın sağlığının paraya tahvil edilmesine, performans -güvencesizlik- şiddet kıskacı ile faturanın sağlık emekçilerine kesilmesine karşı, Tıp Bayramının 107. Yıldönümünde de 14 Mart Haftasında mücadeleye devam ediyoruz.14 Mart’lar Bayrama dönüşsün diye Sağlık Mücadele Haftası diyoruz. Çünkü uzun çalışma saatleri, iş yükü, mobbing ve angarya gibi modern kölelik çalışma koşullarına isyan edenlerin, karşı duranların mücadele, İhtiyaç olduğunda kahraman ilan edilip alkışlatılan, sonrasında değersizleştirilenlerin haftasıdır. Toplu sözleşmelerle mali, sosyal, özlük hakları iyileştirilmeyen, çalışma koşulları daha da ağırlaştırılan, iş barışı bozulanların haftasıdır 14 Mart. Enflasyonun, verginin yükünün altında ezdirilen, sadaka gibi zamlara muhtaç edildikçe yoksullaşanların, insanca yaşayacak meslek riskini karşılayacak, emekliliğe yansıyacak yoksulluk sınırının üstünde OECD ülkeleri standartlarında temel ücret diye iş bırakanların, eylem örgütleyenlerin haftasıdır” dedi.
SORUNLARA ACİL ÇÖZÜM TALEBİ
Sağlık sektöründe bir türlü önüne geçilemeyen sorunların her geçen gün daha da büyük boyutlara ulaştığını da hatırlatan Yılmaz “Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, artık en temel insani hakkımız olan yaşam hakkımızı dahi koruyamayan sağlık politikacılarına, acil sorunlarımızın çözümü için derhal harekete geçmelerini yoksa sağlık sisteminin onarılamaz yaralar alacağını açıklamalarımızla, eylemlerimizle, defalarca haykırdık. Sağlık emekçilerinin bu haklı talepleri dinlemek ve anlamak yerine mücadelesini bastırma, sınırlandırma çabasına girmiş, gözdağı vermeye çalışmıştır. Torbalara sıkıştırılan yasal düzenlemeler ile sağlık ortamı kaosa sürüklenmeye devam ediliyor. Bu sağlık sisteminden emekçilerde halkta memnun değil diyoruz. Reform-dönüşüm” dedikleri şey hasta muayene sayıları ile övünmek oldu. Bu reformun pandemide cilası döküldü. Depremde enkaz altında kaldı. O yüzden bu sistem değişmelidir. Değiştireceğiz diyoruz” şeklinde konuştu.
,




