EMEK Partisi (EMEP), enflasyon rakamlarının getirdiği hayat pahalılığı ve bu pahalılık karşısında alım gücünü kaybeden asgari ücretli işçiler için bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İsmet İnönü Caddesi üzerinde yapılan basın açıklamasında parti üyeleri tarafından "Hak! Hukuk! Adalet!" sloganları atıldı. Enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu, vatandaştan alınan gelir vergisinin adaletsiz olduğunu dile getirerek, "Vergide adalet için acilen çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınmasını sağlayacak servet vergisi getirilmeli, yoksulluk sınırının altındaki ücretler vergiden muaf tutulmalıdır" dedi.

LastikPark Performans’ın yeni noktası Afyonkarahisar’da LastikPark Performans’ın yeni noktası Afyonkarahisar’da

Whatsapp Image 2024 07 06 At 18.19.48
 

"YAŞAYAMIYORUZ"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yürütülen ekonomi politikalarının vatandaşı yoksulluğa mahkum ettiğini belirten Kökoğlu, iktidar temsilcilerine sert eleştirilerde bulundu. Kökoğlu, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lideri olduğu AKP iktidarının temsilcisi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğünde yürüttüğü ekonomi politikaları işçi ve emekçileri açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkûm ediyor. Orta vadeli program, 12'inci kalkınma planı gibi adımlarla halkın boğazına taktığı kemeri her gün daha da sıkacağını ilan eden iktidarın ekonomi politikaları sonucu gelinen noktada, artık ne sıkılacak dişimiz kaldı, ne de “acı reçete”ye tahammülümüz. Geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz, bu sömürü düzenine “artık yeter” diyoruz. Açlık sınırının 19 bin liraya yoksulluk sınırının 62 bin liraya dayandığı koşullarda artık neredeyse genel ücret olmuş 17 bin liralık asgari ücret için “asgari ücret yeterlidir” diyenlere soruyoruz; “bir günde kaç asgari ücret harcıyorsunuz?” Kendi şatafatından, itibarından tasarruf etmeyenler emekliye 10 bin lira gibi açlık sınırının bile çok çok altında bir rakamı reva görüyorlar. En az 3-4 yerden maaş alan iktidar temsilcilerine soruyoruz;  “Aylık kazancınız en az onlarca emeklinin kazancına denk gelirken böyle konuşmaktan hiç utanmıyor musunuz?” diye konuştu.
 

"MARKETE GİTMEYE KORKAR OLDUK"

Tüm maaşların yoksulluk sınır üzerine çıkarılması gerektiğine vurgu yapan Kökoğlu, hayat pahalılığının getirdiği sonuçları şöyle ifade etti: "Geçtiğimiz günlerde TÜİK Haziran ayı enflasyon değerlerini açıkladı. Biliyoruz ki TÜİK, iktidarın talimatlarıyla, masa başı hesaplamalarla iktidarın daha baştan belirlediği rakamları açıklıyor. Mahkeme kararlarına rağmen neye göre belirlendiği belli olmayan, açıklanmayan TÜİK’in bu yalan rakamları bile yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 72 seviyesinde diyor. Bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubuna (ENAG’a) göre ise enflasyon yüzde 113’lerde. Yaşadığımız gerçek hayat pahalılığı ise bu rakamların çok ötesinde. Bir aldığımızı bir daha alamıyoruz, markete pazara gitmekten korkar olduk. Temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyoruz. Daha geçtiğimiz günlerde elektriğe yüzde 38 zam yapıldı. Bunun gerçek etkisini asıl kış aylarında daha yakıcı yaşayacağız. Aldığımız maaşlar kiramızı bile karşılayamayacak durumda. Kira zamlarının yüzde 25’te sabitlenmesi uygulamasının da kaldırılmasıyla kiralar aldı başını gidiyor. Geçinemiyoruz, barınamıyoruz, yaşayamıyoruz. Bu koşullarda Temmuzda en az gerçek enflasyon oranında asgari ücrete zam yapılmalı, tüm ücretler en az yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır."

 

"VERGİDE ADALET İÇİN SERVET VERGİSİ"

Kökoğlu, yoksulluk sınırı altında ücret alan vatandaştan vergi alınmaması talebinde bulunarak, işçi, emekli ve işsizlere birleşelim çağrısı yaptı. Kökoğlu, "Toplam vergi gelirlerinin yüzde 75’i biz işçilerden, emekçilerden, dar gelirlilerden alınıyor. Vergiyi tabana yayma adı altında yoksul halk daha da yoksulluğa terk edilirken kâr oranlarını yüzde binlere çıkaran şirketlere, banka ve finans çevrelerine, patronlar dünyasına dokunulmuyor. Sıfır faizli kredilerle teşvik paketleriyle vergi aflarıyla daha çok beslenmeye devam ediliyorlar. Biz ücretliler daha maaşlarımızı almadan önce yüzde 20, 27, 35'lere varan vergileri öderken, büyük şirket sahiplerinin kazandıkları yanında ödedikleri vergiler solda sıfır kalıyor. Vergide adalet için acilen çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınmasını sağlayacak servet vergisi getirilmeli, yoksulluk sınırının altındaki ücretler vergiden muaf tutulmalıdır.
Eskişehirli İşçiler Açlığa Mahkûm, Patronlar Servetlerini Büyütüyor.İstanbul Sanayi Odasının yayımladığı listeye göre Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu içerisinde Eskişehir’den 17 şirket yer aldı. Sermayedarlar servetlerini büyütürken işçiler açlığa mahkûm ediliyor. Eskişehirli emekliler, asgari ücretliler, ücretleri asgari ücrete yaklaşmış sendikalı işçiler, maaşları yoksulluk sınırının yarısına düşmüş olan kamu emekçileri, işten atılanlar, işsizler, işsizlik ve yoksulluk kıskacındaki gençler, kadınlar… Bu yoksulluk ve sömürü düzenine mecbur değiliz! İnsanca çalışma ve yaşam için gelin sözümü hep birlikte büyütelim. Ücretlerimizin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması için, vergide adalet için, kölelik koşullarında çalışma düzenine son vermek için, krizin faturasını ödemeyi kabul etmemek için; birleşelim, örgütlenelim ve değiştirelim" dedi.
 

Kaynak: Yenigün Gazetesi - Sümeyra Balcı