Ayhan Aydıner

‘TARİH SİZİ ASLA AFFETMEYECEK’

8 Eylül 2019 00:05
A
a

Fransız General d’Esperey ilk işgalin arkasından bir süre sonra İstanbul’a geldi. Birinci gelişinde ki karşılamayı beğenmemiş olacak ki 8 Şubat 1919’da gösterişli bir şekilde İstanbul’a tekrar giriş yaptı.
 
NACİYE SULTAN SOKAĞA ATILIR
Galata rıhtımından Beyoğlu’na kadar zafer alayı tertip ettirdi. Beyaz başından iki askerin çektiği dizginsiz bir ata binmişti. Eski Roma İmparatorları gibi etrafını selamlayarak alay halinde ilerliyordu. (Herhalde İstanbul’un fethine gönderme yaparak Romalılar geri döndü gibi) Bu arada kendisini karşılamaya gelen Osmanlı bandosunu aşağılayarak atını ürküttükleri gerekçesiyle kırbacıyla işaret ederek susturdu. Dolmabahçe Sarayı'nda oturmak istediğini, padişahın sarayı terk etmesini söyleyerek yoluna devam etti.İngilizler onu bu arzusundan vazgeçirmek için bir hayli ter dökerler. Bu defa Osmanlının son Başkumandan Vekili olan ve o sırada Türkistan’da Ruslarla savaşmakta olan Enver Paşa’nın Baltalimanı’ndaki yalısını seçer. Yalının bütün eşyaları yerinde bırakılmak şartıyla buraya yerleşir. Henüz yeni doğum yapmış olan Enver Paşa’nın haremi Naciye Sultan, altına bir şilte bile almasına izin verilmeden sokağa atılır.

KURŞUNA DİZİLMESİNİ İSTER
Bu yalıya yerleştikten sonra da Osmanlı Devlet geleneğindeki bir usulü Fransızcaya uygulayarak her gün sabah, öğle ve akşam yalının rıhtımında askeri bandoya Fransız millî marşı Marseillaize’yi çaldırır. O günlerde İstanbul’da yayınlanan günlük gazetelerin en büyüğü ve en ünlüsü olan Hadisat’ın Başyazarı olan Süleyman Nazif de bu generalin beyaz at üzerinde İstanbul’a girişini eski şehremaneti meydanında görür, büyük bir acı ve kızgınlık içinde gazetesine gider ve olayı protesto eden ünlü “Kara Bir Gün” makalesini yazar. Süleyman Nazif’in kaleme aldığı ‘’Kara Bir Gün ‘’ başlıklı yazısı siyah çerçeve içerisinde 9 Şubat 1919 tarihli Hadisat gazetesinde yayınlandı. Süleyman Nazif bu yazısında kısaca azınlıkları eleştiriyor, Fransız komutana da bazı tarihi hatırlatmalarda bulunuyordu. Kanuni’nin Fransız hükümdarını Almanların elinden kurtarışına gönderme yaparak generalin hafızasını canlandırdı. Ayrıca Fransızların 1871’de Almanlar karşısında aldıkları büyük yenilgiyi yüzlerine çarparken Almanların bile Paris’e girerken böyle bir davranış yapmadıklarını anlatıyordu. Fransız komutan d’Esperey bu yazıyı duyunca adeta çıldırdı. Süleyman Nazif’in derhal kurşuna dizilmesini istedi. Fakat bazı Fransızların araya girmesi ile bu kararından vazgeçti. d’Esperey ile görüşen Süleyman Nazif ona; “Tarih sizi asla affetmeyecek” der. Olay da Hadisat gazetesinin kapatılması ile sona erer.
 
O’NA KİMSE SAHİP ÇIKMAZ
Allah bu Fransız mareşaline uzun bir ömür nasip eder.  Bundan dolayı 2. Dünya savaşını da görmüş olur. ‘illüstration Dergisi’ d’Esperey’in Alman orduları Paris’e girerken kaldırımlar üzerinde ağlarken çekilmiş bir fotoğrafını yayınlar.  Paris’in işgalinin hemen ertesi günü Alman işgal kuvvetleri kumandanı d’Esperey konağını kendisine mekân olarak seçmiş ve konaktan hiç bir eşya almasına izin vermeden mareşali sokağa arttırdı. Yaşadığı korkunç olaylar sonucunda oldukça büyük bir kedere kapılan d’Esperey felç geçirir.  O günlerin Paris’i saldırıya uğrayan bir Alman erine karşı yüz rehinenin kurşuna dizildiği günleri yaşamaktadır. d’Esperey’e hiç kimse sahip çıkma cesaretini gösteremez, ortada kalır. Çok kısa bir süre sonra da ölür. Yanında bulunan oda hizmetçisi sonradan gazetecilere d’Esperey’in son sözlerini nakleder. Mareşal d’Esperey son anlarında şunları sayıklamıştır; “Un journalist turc, m’avait dit deja!..” (bir Türk gazetecisi bana bunu söylemişti!..)   Tarihte yaşanan bu olay gösteriyor ki;  kim zulüm yaparsa,  yaptığı kötülüğün aynısını yaşamadan bu dünyadan göç etmiyor.
 
KARA BİR GÜN
(Hadisât Gazetesi 9 Şubat 1919)
Fransız generalinin dün şehrimize vürudu münasebetiyle bir kısım vatandaşlarımız tarafından icra olunan nümayiş, Türk'ün ve İslam'ın kalbinde ve tarihinde müebbeden kanayacak bir ceriha açtı. Aradan asırlar geçse ve bugünkü hüzün ve idbârımız şevk ve ikbale münkalib olsa yine bu acıyı hissedecek ve bu hüzün ve teessürü evlad ve ahfâdımıza nesilden nesile ağlayacak bir miras terk edeceğiz. Almanya orduları 1871 senesinde Paris'e dahil olarak, -Büyük Napolyon'un neşide-i mütehaccire-i muzafferiyâtı olan- tâk-ı zafer altından geçerlerken bile Fransızlar bizim kadar hakaret görmemişti. Ve bizim dün sabah saat dokuzdan on bire kadar hissettiğimiz ye’s ve azabı duymamıştı. Çünkü (Fransız) nâmını taşıyan her ferd, çünkü yalnız Hristiyanlar değil, Yahudi Fransızlarla Cezayirli Müslümanlar, o matem-i milli karşısında aynı telehhüf ve hicab ile ağlamış ve kızarmışlardı. Biz ise mevcudiyet-i milliyye ve lisâniyelerini bizim âlîcenabımıza medyûn olan bir kısım halkın hay-huy şemâtetiyle bu mâtem-i muazzezimize en acı hakaretlerin birer tokat şeklinde atıldığını gördük. (Buna müstehak değildik) diyemeyiz. Müstehak olmasaydık, bu felakete düçâr olmazdık.. Her milletin sahâif-i hayatında birçok ikbal ve idbâr sahîfeleri vardır. Fransa Kralı Birinci Fransuva'yı (Şarlken)'in mahbesinden kurtarmış ve koca Viyana şehrini kerrât ile sarmış bir ümmetin defter-i mukadderâtında böyle bir satr-ı elîm de mestûr imiş. Her hal muhavveldir. Araplar’ın güzel bir sözü var: "Isbır feinne’d-dehre lâyesbır" (Sen sabret, çünkü zaman sabretmez) derler.                                                    
Süleyman Nazif
 ------------------------------------------------------------------
 
İYİ İNSAN OLMAYI ÖĞRETTİLER

Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan, Kemal Sunal, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Şener Şen, Ayşen Gruda, Halit Akçatepe, Ergin Orbey, Oya Aydoğan, Emel Sayın, Hale Soygazi, Müjde Ar, Itır Esen, Şevket Altuğ, Perran Kutman, İhsan Yüce, Hulusi Kentmen,Tekin Akmansoy, Meral Zeren, Ahmet Sezerel, Mahmut Hekimoğlu, Erdal Özyağcılar. 
 
 ‘HAYIR BİZ BÜYÜĞÜZ’
Gülen Gözler’de Usta oyunca Münir Özkul’un canlandırdığı Yaşar Usta’nın kalpsiz fabrikatöre söylediği “Büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi... sen mi büyüksün? hayır biz büyüğüz, biz. Sen bizim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. Gözümüzde pul kadar bile değerin yok. Ama şunu iyi bil, ne oğluma, ne de gelinime hiç bir şey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizleri. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun?” sözleriyle hep duygulandık.  Aynı filmde Vecihi’nin “Efendim çamaşırlarınızı getirdim” demesine sert çıkan Yaşar Usta; “Benim çamaşırlarımın ne işi var sende?" diye sorar. Vecihi'nin; “Çamaşırlarınız uçağımın kanadına takıldı da. Ama ütületip getirdim buyrun” sözleri unutulmazlar arasına girdi.
 
SEVGİNİN ÖNEMİNİ
GÖSTERDİLER
Hababam Sınıfı filminde müfettişin sorduğu ‘Uçan Memeli’ sorucuna Damat Ferit’in ‘Hostes’ yanıtına hep güldük ve gülmeye devam edeceğiz. Turşucu Kazım’ı palavracı kardeşi  Ziya’nın “İngiltere Kralı, rahmetli Başkan Kenedy, taçsız kral Pele, Beckenbauer, kaleci Mayer, Nadia Komenaçiii, Biricit Bardoo vee Fenerbahçeli Cemill hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçlular” deyip, bir vatandaşı zorla tıraş yaparken, yüzünü kesmesini hep kahkahalarla izledike.  Süt Kardeşler’de Ramazan’ın ‘Kumandan senin süt annenin abisiymiş’ sözlerine  Şaban’ın “O zaman o benim süt kumandanım” diye sevinmesine güldük. Onlar o kadar güzel sinema emekçileriydi ki; sevginin, ailenin, kardeşin, dostlukların  ne kadar önemli olduğunu bizlere gösterdi. Her şeyden önce ‘iyi insan olmamız’ gerektiğini bizlere öğrettiler...
 ------------------------------------------
FIKRA
ÖNYÜZÜNE TÜKÜRÜYORLAR

Bir diktatörün yeni talimatı;
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle bütün  mektuplarda bu pullar kullanılacak. Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Diktatör küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi..."
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi