Ayhan Aydıner

2014’ÜN RÖVANŞI OLABİLİR

10 Ekim 2018 23:59
A
a

CHP’de bir sürpriz olmadığı takdirde yerel seçimlerde seçmenin karşısına ‘Yılmaz Büyükerşen-Ahmet Ataç- Kazım Kurt üçlüsüyle’ çıkması bekleniliyor.
 
KARACAN ADAY OLUR
Peki AK Parti bu üçlü karşısına hangi üçlüyle çıkar? Bu sorunun yanıtından önce ‘Kim Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olacak?’ sorusuna yanıt aramamız gerekiyor. Büyükşehir adaylığı için üç ismin adı geçiyor. MKYK Üyesi Harun Karacan, Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı ve 2004-2014 yılları arasında Odunpazarı Belediye Başkanlığı yapan Burhan Sakallı  potansiyel Büyükşehir Belediye Başkan adayları.  Bu üç isim de  gerçekten konumlarından dolayı güçlü isimler. Ben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Harun Karacan’ı Büyükşehir adayı yapacağını düşünüyorum. Karacan 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde ‘17-25 Aralık kumpasının olumsuz etkileri’ ve parti teşkilatıyla  ‘istenilen uyumun sağlanamamasına’, ‘terse çalışan parti ve vakıf yöneticilerine rağmen’ çok iyi oy aldı.
 
ARTIK SİYASETİ BİLİYOR
Karacan ‘4,5 yıl önce siyasette’ yeniydi. ‘Parti üyesi bile değilken’, Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapıldı.  Karacan ‘iki dönem üst  üste Eskişehir Milletvekili’ seçildi.  MKYK Üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Yani siyasette kendini geliştirdi. Artık AK Parti’yi ve ‘parti içerisindeki dengeleri’ iyi biliyor. Sadece Eskişehir değil, Türkiye siyasetinde de belli tecrübeler kazandı. Eskişehir’de ‘bilinirliği ve tanınırlığı’ zaten ortada. AK Parti’nin Büyükşehir adayını belirlemek için ‘yapacağı ankette birinci çıkması en muhtemel’ isim. Yıllardır Eskişehir siyasetini takip eden bir gazeteci olarak benim öngörüm, AK Parti’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayının Harun Karacan olacağıdır. 30 Mart 2014 seçimlerinde AK Parti’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Karacan 204 bin 873 oy almıştı. CHP’nin adayı olan Yılmaz Büyükerşen  237 bin 375 oy alarak dördüncü defa başkan seçilmişti. Büyükerşen, Karacan’dan 32 bin 502 oy fazla almıştı.
 
MAKUS TALİHİNİ YENECEK Mİ?
Büyükerşen’in Tepebaşı ve Odunpazarı Başkan adaylarının AK Parti’nin adaylarından iyi olması da bu sonucun oluşmasında büyük etken olmuştu. Karacan aday olması halinde Yılmaz Hoca gibi ilçe belediye başkan adaylarını kendisi belirlemeli. Bu konuda kesinlikte ‘tam yetki’ almalı. Örneğin Odunpazarı’nda Nevzat Önder gibi ‘düşük profilli bir adayla’ seçmenin karşısını çıkmamalı. Harun Karacan aday yapılması halinde Mart 2019 seçimleri 2014’ün rövanşı olur. Yerel seçimlerde AK Parti  makus talihini yenerek, Büyükşehir Belediyesi’ni alacak mı? CHP kent merkezindeki hakimiyetini kırsaldaki ilçelere taşıyacak mı? Bunu bekleyip göreceğiz...
----------------------------------------------------------- 
MUTFAĞA GİRECEK USTAYA İHTİYAÇ VAR

Önceki  yıllarda aynı dernek yönetiminde çalıştığım Kemal Kaya, AK Parti’den Alpu Belediye Başkan aday adayı oldu.  Kendisiyle bu aday adaylığı ile ilgili sohbet ettim. Türkiye Aşçılar Federasyonu Yönetiminde olan Kaya aynı zamanda lokantacılık da yapıyor. Memur-Sen’e bağlı Enerji Bir-Sen İşyeri  Temsilciliği Genel Merkez kurul delegeliği görevlerini de yürüten Kaya, Eskişehir’in demokratik kitle örgütlerinde  tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Kaya; “Alpu’da Osmaniye, Karakamış, Bahçeçik, Ağaçhisar, Büğdüz, Özden, Dereköy ve Gökçekaya’daki hemşerilerimin desteği ile bu kutlu yola çıktım. Bozan’daki dostlarımızda aday adaylığımıza destek olacaklarını belirtti. Alpu’nun sorunlarını biliyorum. Eskişehir tarımının gözbebeği olan Alpu’ya hak ettiği yatırımların gelmesini sağlayacağım. Alpu’da un var, su var, şeker var. Mutfağa girecek ustaya ihtiyaç var” dedi. Kaya etrafına hep pozitif enerji veren, dürüst bir kişidir. Cemiyet hayatında sözü dinlenilen ve tuttuğunu kopartan bir şahsiyettir. AK Parti’nin Alpu’da bulabileceği en iyi adayın Kemal Kaya olacağını düşünüyorum. İlçede yıllardır süren kırsal ile merkez arasındaki ayrışmayı sona erdinecek bir isimdir...
 ---------------------------------------------------
Bİ LODOS Bİ KÜREK Bİ KAYIK
 
Sezen Aksu’nun ölümsüz şarkısı Ah İstanbul’un “Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek bi kayık/ Zulada birkaç şişe yakut yer-gök kırmızı/ Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp/ Düşer üstüme akşamdan kalma sabahyıldızı” dizelerinde olduğu gibi bundan 18 yıl öncesinde Porsuk kayıklarla ayrı bir güzeldi. Şair Erdoğan Ekiner’e ait ‘Yağmur ve Kayıklar’ fotoğrafı beni eski günlere götürdü. Dostlarımla  Porsuk’ta yaşadığımız anılar gözlerimin önüne geldi.  Benim ve benden önceki kuşaklar için Porsuk Çayı’nın Adalar kısmındaki kayıkların ayrı bir anlamı ve güzelliği vardı. Bu kayıklar Porsuk yatağının iyileştirilmesi çalışmaları sırasında bir daha gelmemek üzere kaldırıldı. Yerlerini gondollar, tekneler ve sultan kayıkları aldı. Bu araçlarla Porsuk’ta geziler elbette çok güzel. Ancak o şirin kayıklar hala belleğimizdeki yerlerini koruyor. Çocuklarımızda bu küçük kayıklarla gezmeli. Bence Kent Park buna çok uygun. Başkan Yılmaz Büyükerşen Kentpark’ta eski tür kayıklarla halkın gezinti yapmasına imkan vermeli. Böylece bizler geçmişin o nostaljik anılarını tekrar yaşarken, gençler ve çocuklar kayıkların yalın sıcaklığını ilk defa hissetmeli…
 -------------------------------------------------
ANANI ÖPEN KADI İSE
 
Ülkemizde yaşanan bazı hukuksuzları görünce merhum Süleyman Demirel’in ‘Karakuşi Kadısı’ fıkrası aklıma geldi. Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya ‘Ben bunu aldım’ demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: ‘Hani bizim ördek?’ diye sormuş. Fırıncı boynunu büküp ‘Uçtu’ deyince, iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde koşuyor. Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi! Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış... Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı’nın karşısına çıkarmışlar. Ördeğin sahibi, ‘Bu adam ördeğimi hiç etti’ diye şikâyet etmiş. Kadı, fırıncıya sormuş: ‘Ne yaptın bu adamın ördeğini?’ Fırıncı ‘Uçtu’ demiş.  Kadı, kara kaplı defterini açmış:  Ördeğin karşısında ‘Tayyar’ yazılı. “Tayyar ‘Uçar’ anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil”  diyerek fırıncının beraatına karar vermiş. Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşın şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: ‘Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o Müslüman’ın tek gözü çıkarıla...’  Karakuşi Kadı, ‘Şimdi’ demiş, ‘Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.’ Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş.
Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da, Karakuşi Kadı, ‘Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak’ diye hüküm kesmiş.  Böyle olunca adam da, şikâyetini anında geri almış. Kadı Yahudi’ye sormuş: ‘Senin şikâyetin ne?' Yahudi ellerini açmış, ‘Ne diyeyim kadı efendi’ demiş, ‘Adaletinle bin yaşa sen, e mi !’ Merhum Süleyman Demirel fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek;  “Ananı öpen, kadı ise, kime şikâyet edeceksin? Bugün ülkedeki durum bu! Anladınız mı?” demişti.
 -------------------------------------------
NOSTALJİ
EFSANE İŞ ADAMLARINA FAHRİ DOKTORA

 
Yıl 1984. 34 yıl önce. Anadolu Üniversitesi, Türkiye’nin en büyük iki iş adamına Fahri Doktora veriyor. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı merhum Vehbi Koç,  Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı merhum Sakıp Sabancı hayatlarının ilk Fahri Doktoralarını Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nden alıyor. Tarihi Fotoğrafta 34 yıl önce Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Fahri Doktora Töreni sonrasında Vehbi Koç ve Sakıp Sabancı ile sohbet ediyor. Vehbi Koç 1996, Sakıp Sabancı 2004 yılında vefat ettiler. Koç ve Sabancı ülkemize büyük hizmetlerde bulundular. Milyonlarca insanı istihdam ederek, onların evlerine ekmek götürmelerini sağladılar. Vehbi Koç’un oğlu Rahmi Koç da Anadolu Üniversitesi’nden  18 Eylül 1998’de Fahri Doktora almıştı. İki büyük iş adamımız Vehbi Koç ve Sakıp Sabancı’ya Allah’tan rahmet diliyorum. Onların yaptığı hizmetler asla unutulmayacak.
 ----------------------------------
FIKRA
BİZİM MESLEK

Garson bifteği güçlükle kesmeye çalışan müşteriye pişkin pişkin gülerek, sorar:
-Nasıl buldunuz?
Müşteri yarı kızgın, yarı alaylı:
-Bizim meslekte buna birinci kalite denir.
-O halde siz kasap olmalısınız.
-Hayır, kösele tüccarıyım.
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi