Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileriyle bir araya gelerek gazeteciliğin dijital dönüşüm sürecini, dezenformasyonla mücadeleyi ve basına sağlanan destekleri değerlendirdi. Çay, yapay zekâ ve dijital manipülasyon karşısında doğrulama odaklı gazeteciliğin önemini de vurguladı.
Basına 9 ayda 6 milyar TL’lik kaynak aktarıldı
Türkiye’de ilancılık tarihinden başlayarak Basın İlan Kurumunun kuruluş sürecini anlatan Abdulkadir Çay, Kurumun basın sektörüne yönelik destekleri hakkında bilgi verdi.
Eylül 2026 itibarıyla 2 bin 359 süreli yayına dağıtılan resmî ilan ve reklam bedelinin 6 milyar TL olduğunu belirten Çay, basın çalışanlarına verilen borç paralar, gazetelere sağlanan krediler ve basın dernekleri ile azınlık gazetelerine yapılan yardımların toplamının 175 milyon TL’ye ulaştığını kaydetti. Çay, bu desteklerle Basın İlan Kurumunun Türk basınının önemli destekçilerinden biri olduğunu ifade etti.
Dezenformasyon küresel riskler arasında öne çıkıyor
“Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele” başlıklı sunumunda yapay zekânın habercilik üzerindeki etkilerini ele alan Çay, bilgi kirliliğinin farklı türlerini örneklerle anlattı. Mezenformasyon, malenformasyon ve dezenformasyon kavramlarını açıklayan Çay, küresel raporlarda yanlış ve yanıltıcı bilginin öne çıkan riskler arasında yer aldığını belirtti.
Habere duyulan güvenin azalmasına ve toplumlarda haberden uzaklaşma eğilimine dikkati çeken Çay, gazeteciliğin bu süreçte nasıl bir rol üstleneceğinin önemli bir soru olduğunu söyledi.
Çay, güvenilir haber kaynaklarına duyulan ihtiyacın artabileceğini belirterek geleneksel medyanın bu fırsatı nasıl değerlendireceğinin önem taşıdığını ifade etti.
Yapay zekâ çağında doğrulama sorumluluğu
Yapay zekâ teknolojilerinin sahte ses ve görüntüler oluşturmak, kamuoyunu yanıltmak ve insan davranışlarını yönlendirmek amacıyla kullanılabildiğini anlatan Çay, deepfake içeriklere, dijital algoritmalardaki çifte standartlara ve organize enformasyon faaliyetlerine değindi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteciliğin toplum için pusula işlevi gördüğüne ilişkin sözlerini hatırlatan Çay, iletişim fakültesi öğrencilerine doğrulama sorumluluğundan taviz vermemeleri gerektiği mesajını verdi.
Çay, teyit edilmeyen bilgilerin haber olarak sunulmaması gerektiğini vurgulayarak doğruluk, güvenilirlik ve ilkeli yayıncılığın hem geleneksel hem de dijital medyanın temel güvencesi olduğunu kaydetti.
Dezenformasyonla mücadele mekanizmalarına dikkat çekti
Sunumunda İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ile Anadolu Ajansı Teyit Hattı gibi mekanizmaların önemine de değinen Çay, dezenformasyonla mücadelede doğrulama çalışmalarının kritik rol üstlendiğini belirtti.
Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Önay Doğan’ın Abdulkadir Çay’a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.




