Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, ES TV ekranlarında yayınlanan "Günaydın Eskişehir" programında gazeteciler Kerem Akyıl ve Hilal Eroğlu'nun sorularını yanıtladı. Programda, geçtiğimiz günlerde Emekli Sendikaları Platformu'nun basın açıklaması sırasında yaşanan gerginlik ve sonrasında başlayan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şanlı, sürecin emeklilerin taleplerini geri planda bıraktığını söyledi.

"Amacımız emeklilerin sorunlarını gündeme getirmekti"

Basın açıklamasına destek vermek amacıyla CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü'nün alana gelmesiyle birlikte yaşanan gerginliğin anlık geliştiğini belirten Şanlı, yaşanan olayların sorumlusu olarak DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç'ı gösterdi.

Şanlı, "Bizim amacımız emeklilerin sorunlarını gündeme getirmekti. Ancak yaşananların gölgesinde kaldı, açıklama amacımız arka planda kaldı" dedi.

"Ortak karar olmadan davet edilmesi doğru değildi"

Platformda sözcülük görevinin bu dönem kendi sendikalarında bulunduğunu ifade eden Şanlı, olası bir kriz durumunda müdahale yetkisinin de kendilerinde olduğunu dile getirdi. Hatice Kılıç'ın platformun ortak kararı olmadan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü'yü davet ettiğini öne süren Şanlı, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını savundu.

Şanlı, "CHP'ye yönelik yürütülen süreç nedeniyle toplumda ciddi bir hassasiyet varken öyle bir dönemde bunun doğru bir davranış olmadığını düşünüyoruz. Ancak Hatice Hanım, 'Ben çağırırım' diyerek ısrar etti. Zaten alana gelen insanların önemli bir bölümü, Jale Nur Süllü'nün geldiğini görünce tepki göstererek ayrıldı. Kalanlar da tepkilerini dile getirdi. Ben basın açıklamasını yapmaya çalışırken Hatice Hanım'ın tavrı oradaki gerginliği daha da artırdı" ifadelerini kullandı.

"Süreç gereksiz yere büyüdü"

Herhangi bir siyasi partinin propagandasını yapma amacı taşımadıklarını vurgulayan Şanlı, yaşanan tartışmanın önlenebileceğini savundu.

Şanlı, "Geçmişte şehrimizin milletvekili olarak hizmet etmiş, emek vermiş olabilir. Buna saygımız var. Ancak bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntılar, iktidarın uyguladığı ekonomik politikaların sonucudur. Bu nedenle iktidarın değirmenine su taşıyan bir anlayışın burada yeri olamaz. 'Doğru bir yerde durmuyorsunuz. Lütfen burayı terk edin' dedim ve bunu da nezaket çerçevesinde ifade ettim. Ancak Hatice Hanım yine de milletvekilinin kalmasını istedi. Tartışmalar bu nedenle büyüdü. Aslında Jale Nur Süllü kendi kararını verebilseydi, teşekkür edip ilk anda ayrılacaktı. Ama Hatice Hanım buna izin vermeyince süreç gereksiz yere büyüdü. Keşke bunların hiçbiri yaşanmasaydı" diye konuştu.

"Asıl gündem geri planda kaldı"

DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası tarafından yapılacak açıklamayı takip edeceğini belirten Şanlı, sonrasında gerekirse kendisinin de değerlendirmelerde bulunacağını söyledi.

Şanlı, "Hatice Hanım'ın gelip sürece müdahale etmesi, provokasyona neden olabilecek bir tutum sergilemesi, yapılan eylemin amacını gölgeledi. Bizim asıl basın açıklamamız arka planda kaldı. Belki bu olay daha çok gündem oldu. İnsanlar daha çok Jale Nur Süllü'ye gösterilen tepkiyi konuştu. Bunun sorumlusu da öncelikle Hatice Hanım'dır. Çünkü alınan ortak kararlara uymadı. Geri çekilmesini istedim, çekilmedi. Sürekli ısrar etti. Oradaki gerginliği sürdüren kişi kendisiydi. Yapılacak açıklamayı ben de izleyeceğim. Ondan sonra gerekirse ben de değerlendirmemi yapacağım" dedi.

Eskişehir'in beyaz altını için bakanlığa kritik çağrı!
Eskişehir'in beyaz altını için bakanlığa kritik çağrı!
İçeriği Görüntüle

"Sabrımın sonuna gelmiştim"

Programda kullandığı ifadelerle ilgili de değerlendirmede bulunan Şanlı, o an yaşadığı gerginliğin etkisiyle konuştuğunu söyledi.

Şanlı, "O sırada ses kayıt cihazının açık olması nedeniyle özellikle bir cümlem üzerinden duracaklarını düşünüyorum. Ben orada, 'Sen dua et ki kadınsın. Yoksa çok daha farklı olurdu' dedim. Bunu inkar etmiyorum. Çünkü gerçekten sabrımın sonuna gelmiştim. Benim üslubumun ve yaklaşımımın en çok eleştirilen konu olduğunu biliyorum. Ancak sadece benim kadına yönelik kullandığım ifadeyi öne çıkararak bir değerlendirme yapılacaksa, o zaman benim neden o noktaya geldiğime de bakılması gerekir. Çünkü arkadaşımız hem provokatif bir tutum sergiliyor hem alınan ortak kararlara uymuyor hem de bütün uyarılarıma rağmen beni tahrik etmeye devam ediyordu. Buna rağmen ben mümkün olduğu kadar sabırlı davranmaya çalıştım" ifadelerini kullandı.

"Mücadelemizi sürdüreceğiz"

Yaşanan olayların emeklilerin ortak mücadelesini sekteye uğratmayacağını savunan Şanlı, birçok emekliden destek mesajı aldıklarını söyledi.

Şanlı, "Yaşananlar tamamen Hatice Hanım'ın bireysel tutumundan kaynaklandı. Hatta tam tersine, bizi haklı bulan birçok emeklinin bundan sonra mücadelemize daha fazla destek vereceğini düşünüyorum. Çünkü çok sayıda insan telefonla arayarak tavrımızı doğru bulduğunu söyledi. Zaten kendi sendikasının yöneticileri de buna karşı çıktıkları için durumu biliyorlar. Olayın hemen ardından kendilerine mesaj attım. 'Bir araya gelip yaşananları değerlendirelim, eleştiri ve özeleştiri mekanizmasını işletelim, süreci birlikte değerlendirelim' dedim. Daha sonra yöneticilerle telefonla da görüştüm. Bana salı günü toplanıp karar vereceklerini söylediler. Şimdi anlıyorum ki pazartesi günü yapılacak açıklama da bu sürecin devamı niteliğinde olacak. Demek ki Hatice Hanım bu değerlendirmeleri kabul etmedi. Çünkü bana herhangi bir geri dönüş olmadı" açıklamasında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ