Eskişehir'e yakışmayan manzara: Görenler isyan etti
Eskişehir'e yakışmayan manzara: Görenler isyan etti
İçeriği Görüntüle

Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu’ndan Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi avukat Mert Yedek, Taşdemir AŞ tarafından Alpu ilçesinin Esence ve Uyuzhamamköyü mahallelerine yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi’yle ilgili açıklamalarda bulundu. ÇED sürecine yönelik itirazlarını dile getiren Yedek, projenin bölgenin tarım alanları, su kaynakları ve doğal yapısı açısından ciddi riskler taşıdığını savundu. 22 Temmuz saat 10.00’da Esence Mahallesi’nde gerçekleştirilecek Halkın Katılımı Toplantısı’nda sürecin sonlandırılması için itiraz edeceklerini belirtti.

1 TONDA 1 GRAM ALTIN YOK

Alpu Ovası’nın kısa süre önce yargı kararıyla yeniden Büyük Ova Koruma Alanı statüsüne kavuştuğunu hatırlatan Yedek, proje sürecinin 2017 yılında başlatılan arama faaliyetlerine dayandığını söyledi. Yedek, “O dönemde başlatılan ÇED süreci kapsamında yapılan incelemelerde cevher tenörünün 0,9 gram olduğu, yani ton başına 1 gramın altında kaldığı belirlendi. Buna rağmen bugün yeni bir ÇED süreci başlatılmış durumda. 22 Temmuz’da ise Alpu’nun Esence Mahallesi’nde ÇED süreci kapsamında Halkın Katılımı Toplantısı gerçekleştirilecek. Yönetmelik açısından bakıldığında bu, ÇED sürecinin usuli aşamalarından biri” diye konuştu.

YETKİLİLER DE YANILTIYOR

Cengiz Holding’in Alpagut-Atalan’daki altın gümüş madeni projesi için Alpagut’ta yapılan Halkın Katılım Toplantısı’nda dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yöre halkında “Müsterih olun. Terenize, rokanıza, maydanozunuza, ağacınıza zarar gelmeyecek. Avrupa Birliği standartlarında bir proje olacak” dendiğini hatırlatan Mert Yedek, “Ancak daha sonra hazırlanan bilirkişi raporu projeye ilişkin birçok konuda olumsuz tespitler içerdi” diyerek hazırlanan ÇED raporlarının bilimsel verilerle örtüşmeyebildiğine dikkat çekti.

335 MİLYON TON KAZI YAPILACAK

“Alpu Ovası, Eskişehir açısından son derece değerli büyük tarım arazilerine sahip bir bölge” diyen Avukat Yedek, “Aynı zamanda zengin bitki çeşitliliğine sahip olmasının yanında su kaynakları açısından da hassas bir yapıya sahip. Su fakiri bir bölgede böylesine büyük bir madencilik projesinin hayata geçirilmek istenmesi ciddi riskler barındırıyor. Proje kapsamında yaklaşık 335 milyon ton kazı yapılması planlanıyor. Faaliyet yalnızca proje sahasıyla sınırlı kalmayacak. Çıkarılacak malzemenin Kaymaz’a taşınması planlanıyor ancak taşınması planlanan malzemenin oluşturacağı yol güzergahı etkileri, toz, gürültü, sağlık ve çevresel sonuçlara ilişkin herhangi bir değerlendirme dosyada yer almıyor” dedi.

USUL İÇİN YAPIYORLAR

Temel itirazlarının etki değerlendirmelerinin eksikliği üzerine olduğunu söyleyen Yedek, “Bu toplantının yalnızca usuli yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla düzenlendiğini düşünüyoruz. Bu nedenle toplantıda hem usule ilişkin itirazlarımızı hem de mevcut haliyle ÇED sürecinin yeniden başlatılması ve dosyanın revize edilmesi gerektiğine yönelik hukuki görüşlerimizi dile getireceğiz. Bakanlık bünyesinde yapılacak bu toplantıların ardından proje hakkında ‘ÇED olumlu’ ya da ‘ÇED olumsuz’ kararı verilecek. Biz ise yöre halkıyla birlikte bu sürecin sonlandırılması için itirazlarımızı sürdüreceğiz. Bu kadar eksik bilgiyle halkın katılımının sağlanamayacağını, mevcut toplantının hukuken yok hükmünde değerlendirilmesi gerektiğini savunacağız. Kent genelinde itiraz dilekçeleri toplayacak, hukuki mücadeleyi de sürdüreceğiz” ifadelerinde bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ