Şimşek, olağanüstü tasfiyeye tabi fonlarda ise kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından 1 milyon liraya kadar ödemelere öncelik verileceğini belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fonların tasfiye sürecinin planlandığı şekilde ilerlediğini belirten Şimşek, yatırımcıların haklarının korunması, ödemelerin hızlandırılması ve sermaye piyasalarında güvenin yeniden güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Tasfiye sürecinde şeffaflık, etkinlik ve adalet ilkelerini esas aldıklarını vurgulayan Şimşek, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) görüşülen kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından, fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon liraya kadar ödemelerin hızlı şekilde yapılmasının hedeflendiğini söyledi.

131 fondan 66’sı tamamen tasfiye edildi

Mehmet Şimşek, toplam 7 portföy yönetim şirketinin bünyesindeki 131 fonun tasfiye kapsamına alındığını belirterek, bunlardan 66’sının tamamen tasfiye edildiğini açıkladı. Şimşek, 7 portföy yönetim şirketinden 3’ünün de tasfiye işlemlerinin tamamlandığını bildirdi.

Olağan tasfiye sürecinin sonuçlarına ilişkin bilgi veren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“45 bin 747 hesaba 40,8 milyar lira ödendi ve normal tasfiye başarılı bir şekilde gerçekleşti.”

Tasfiyesi tamamlanan şirketlerdeki para piyasası fonu yatırımcılarının zarar etmediğini belirten Şimşek, 17 Eylül itibarıyla hesaplanan portföy değerlerine göre yatırımcıların ortalama yüzde 1,43 ilave getiri elde ettiğini kaydetti.

Hisse senedi yoğun fonlarda ise farklı bir tablonun ortaya çıktığını belirten Şimşek, bazı hisse senetlerinin değerlerinin şirketlerin temel göstergelerinden bağımsız ve yapay şekilde yükseltildiğini ifade etti. Bu fonlardaki yatırımcıların 17 Eylül'deki portföy değerlerinin ortalama yüzde 58'ini alabildiğini belirten Şimşek, yaşanan kaybın hisse senedi fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını söyledi.

Türkiye’de konut satışları düştü! İşte eylül ayının rakamları
Türkiye’de konut satışları düştü! İşte eylül ayının rakamları
İçeriği Görüntüle

Hedef Portföy için tasfiye süreci bu hafta tamamlanabilir

Şimşek, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) geçen hafta Hedef Portföy Yönetim Şirketinin fonlarının da olağan tasfiyeye alınmasına karar verdiğini hatırlattı.

Şirkete ait 31 fon bulunduğunu, bunların 4'ünün para piyasası fonu olduğunu belirten Şimşek, toplam 23 bin 925 hesabın bulunduğunu aktardı.

Hedef Portföy'ün tasfiye işlemlerinin bu hafta tamamlanmasının hedeflendiğini kaydeden Şimşek, hafta sonu itibarıyla 7 portföy yönetim şirketinden 4'ünün olağan tasfiye sürecinin tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.

Olağanüstü tasfiyede 1 milyon liraya kadar ödemelere öncelik verilecek

Tasfiye sürecinde geriye Tera, Pusula ve Atlas portföy yönetim şirketlerinin kaldığını belirten Şimşek, bu üç şirketin olağanüstü tasfiyeye tabi olduğunu söyledi.

Atlas Portföy'ün sahiplerinin tasfiyeden sorumlu kurumla görüşmeler yürüttüğünü belirten Şimşek, fonlardan çıkarıldığı belirtilen bazı varlıkların ve kaynakların geri iadesine yönelik bir müzakere süreci bulunduğunu aktardı. Şimşek, şirket sahiplerine ilişkin tedbirlerin de alındığını bildirdi.

TBMM'deki kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından olağanüstü tasfiyeye tabi şirketlerde küçük yatırımcıların ve para piyasası fonu yatırımcılarının önceliklendirileceğini ifade eden Şimşek, 1 milyon liraya kadar ödeme yapılabilmesi durumunda yaklaşık 390 bin hesabın bu kapsamda sonuçlandırılabileceğini söyledi.

Fonlardan haksız kazanç sağlayanlar için hukuki süreç işletilecek

Tasfiye sürecinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) birlikte çalıştığını belirten Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlere katılan ve bu faaliyetlerden kazanç elde eden kişilerin tespit edilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Şimşek, 131 fon için ayrı ayrı hesap açıldığını, ayrıca genel iade hesabıyla birlikte toplam 132 hesap oluşturulduğunu belirtti.

Haksız kazanç elde ettiği değerlendirilen kişi ve şirketlerden öncelikle gönüllü iade talep edileceğini söyleyen Şimşek, ilk aşamada güncel değerlemelerle 10 milyon lira ve üzerinde kazanç elde edenlere başvurulacağını ifade etti.

Gönüllü iadenin gerçekleşmemesi durumunda hukuki sürecin devreye alınacağını vurgulayan Şimşek, “Gönüllü iade ederlerse sorun yok, etmezlerse tabii ki hukuki bir süreç Adalet Bakanlığımız tarafından işletilecek.” dedi.

Şimşek ayrıca yatırımcıların fonlarda kalan haklarının saklı olduğunu ve gerektiğinde ilgili kişilerin şahsi mal varlıklarına da başvurulabileceğini belirtti.

Sermaye piyasalarında yeni düzenlemeler hazırlanıyor

Fon tasfiyesinin ardından sermaye piyasalarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için kalıcı düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıklayan Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlere, koordineli işlemlere ve içeriden edinilen bilgilerle yapılan alım satımlara yönelik yaptırımların artırılacağını söyledi.

Denetim ve gözetim kapasitesinin güçlendirileceğini belirten Şimşek, ilgili kurumların teknolojik altyapılarının ve uzman kadrolarının geliştirilmesinin de gündemde olduğunu ifade etti. Gerekli görülmesi halinde Vergi Denetim Kurulunda görev yapan deneyimli müfettişlerden ilgili kurumlara personel aktarılabileceğini kaydetti.

Şimşek, yeni düzenlemelerin bu yıl içinde TBMM'ye sunulmasının hedeflendiğini belirterek fon rehberinin uygulanmasının ertelenmeyeceğini vurguladı.

“Fon meselesinin bir daha yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapılacak”

Yeni düzenlemelerin hazırlanmasında sektör temsilcileriyle de görüş alışverişinde bulunulacağını belirten Şimşek, piyasa işleyişini bozacak uygulamaların önüne geçilmesinin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.

Fiili dolaşım oranlarının bağımsız kurumlar tarafından doğrulanmasının önemine dikkat çeken Şimşek, yatırımcılara sunulacak fonların Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) açık olup olmamasının da değerlendirildiğini aktardı.

Sermaye piyasalarının reel ekonomi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu türden fon meselesinin bir daha yaşanmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapılacaktır. Çünkü sermaye piyasaları bizim değer verdiğimiz, reel ekonomi açısından kritik bir alan. Bu tamahkarlara, sahtekarlara bırakmayacağımız kadar değerli bir alan.”

Kaynak: Haber Merkezi