Eskişehir’de düzenlenen Aile Zirvesi’nde konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, aile yapısının korunmasının ekonomik koşulların yanı sıra kapitalist sistem, bireyselleşme, teknoloji ve tüketim kültüründen de etkilendiğini söyledi. Türkiye’de doğurganlık oranlarının gerilediğine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır yaptığı “üç çocuk” çağrısının geçmişte yeterince ciddiye alınmadığını belirterek, “Maalesef insanlar bunu tiye alarak geçiştirdiler” dedi.
Zirvenin özel oturumunda konuşan Bilal Erdoğan; aile yapısındaki değişim, doğurganlık oranları, gençlerin evlilik tercihleri, teknoloji ve tüketim kültürünün aile üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ve Eskişehir’deki üniversitelerin rektörleri katıldı.
“Aileyi korumak daha da zorlaşıyor”
Aile kurumunun yalnızca ekonomik desteklerle güçlendirilemeyeceğini belirten Bilal Erdoğan, Endüstri Devrimi ve kapitalizmin toplumsal hayatı önemli ölçüde dönüştürdüğünü ifade etti.
Teknolojinin gelişmesiyle bireylerin tüketim tercihlerinin daha kolay yönlendirilebildiğini savunan Erdoğan, ailenin bireyleri dış etkilere karşı daha dirençli hale getiren bir yapı olduğunu söyledi.
Ailenin yalnızca birlikte yaşamaktan ibaret olmadığını belirten Erdoğan, aileyi kimlik ve kültürün kuşaktan kuşağa aktarıldığı bir yapı olarak tanımladı.
Erdoğan, “Bizim için aile zayıfladığı zaman aslında biz, biz olmaktan çıkmaya hızla yol alıyoruz demektir” ifadelerini kullandı.
“Üç çocuk çağrısı tiye alındı”
Türkiye’deki doğurganlık oranlarının düşmesine de değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süredir yaptığı “üç çocuk” çağrısını hatırlattı.
Bu çağrının geçmişte toplumun bir kesimi tarafından ciddiye alınmadığını belirten Erdoğan, “Cumhurbaşkanımız ‘Üç çocuk, üç çocuk’ derken maalesef insanlar bunu tiye alarak geçiştirdiler” dedi.
Türkiye’nin kendi toplumsal ve kültürel dinamiklerini harekete geçirerek doğurganlık oranlarındaki düşüşü tersine çevirebileceğine inandığını söyleyen Erdoğan, aileyi destekleyen politikaların önemine dikkat çekti.
Gençlere evlilik ve çocuk desteği çağrısı
Gençlerin aile kurmasını desteklemek amacıyla kurumların da sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İlim Yayma Vakfı'nın doktora öğrencilerine yönelik burs desteğinden söz etti.
Doktora öğrencilerine 12 ay boyunca aylık 35 bin lira burs verildiğini belirten Erdoğan, çocuk sahibi öğrencilere çocuk başına 5 bin lira ek destek sağlandığını açıkladı.
Bazı gençlerin doktora eğitimlerini tamamlamadan evlenmek istemediklerini aktaran Erdoğan, akademik kariyer ile aile kurmanın birbirinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
İşverenlerin de çalışanların evlilik ve çocuk sahibi olma süreçlerinde izin ve özlük hakları konusunda destekleyici olması gerektiğini belirtti.
“Gençlerimiz hâlâ aileye önem veriyor”
Gençlerin aile kurumuna yönelik bakışının sanıldığı kadar olumsuz olmadığını ifade eden Erdoğan, yurt dışında eğitim veya kariyer planı yapan gençlerin önemli bir bölümünün ailesiyle birlikte gitmek istediğini söyledi.
“Gerçekten gençlerimiz hâlâ aileye önem veriyor. Hâlâ son güvenli limanının evinde olduğunun farkında” diyen Erdoğan, ebeveynlerin çocuklarıyla iletişiminde sevgi ve değer görme duygusunun öne çıkarılması gerektiğini belirtti.
Albayrak: “Aile kimlik ve aidiyet unsurudur”
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da zirvede yaptığı konuşmada aile kurumundaki çözülmenin yalnızca Türkiye’ye özgü bir sorun olmadığını söyledi.
Modern dünya düzeninin aile yapısı üzerindeki etkisine dikkat çeken Albayrak, bu sorunların yine modern dünyanın araçlarıyla çözülmesinin kolay olmadığını savundu.
Türkiye’de özellikle geçmiş yıllarda yaşanan toplumsal değişimlerin aile yapısını etkilediğini belirten Albayrak, Türk aile yapısının güçlü kültürel bağları sayesinde özünü koruduğunu ifade etti.
Albayrak, “Milletimizin her ferdi için en kıymetli varlık ailedir. Çünkü aile bizim için bir kimlik, bir hafıza, bir aidiyet unsurudur” dedi.
Dijital çağın yaşam biçimlerini değiştirdiğini belirten Albayrak, toplumun gördüğü ve konuştuğu unsurların davranışları da etkilediğini söyledi.
Albayrak, Eskişehir Aile Zirvesi’nin yıl sonuna kadar çeşitli etkinlik ve çalıştaylarla devam edeceğini açıkladı.
Gümüşsoy: “Aile kariyere engel değil”
ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ise güçlü aile bağlarının bireylerin karşılaştıkları zorluklarla mücadele etmesini kolaylaştırdığını söyledi.
Ailenin kişisel gelişim ve kariyerin önünde bir engel olmadığını belirten Gümüşsoy, araştıran, üreten ve kendisini geliştiren bir gençliğin bulunduğunu ifade etti.
Gümüşsoy, milli teknoloji hamlesi ve TEKNOFEST gençliğine de dikkat çekerek gençlerin farklı alanlarda önemli başarılara imza attığını dile getirdi.
Gündüz: “Gençlerin gözü evlenmekten korkuyor”
İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise gençlerin evlilik kararında ekonomik koşulların önemli bir faktör haline geldiğini söyledi.
Geçmişte ailelerin daha sade yaşam koşulları içerisinde hayatlarını sürdürdüğünü belirten Gündüz, günümüzde artan tüketim beklentilerinin evlilik ve çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığını savundu.
Gündüz, “Şimdi gençlerin gözü korkuyor evlenmekten. Babanın da ananın da gözü korkuyor” ifadelerini kullandı.
Tüketim kültürünün ihtiyaçları olduğundan daha fazla büyüttüğünü belirten Gündüz, çocuk sahibi olmanın da yüksek maliyetli bir süreç olarak algılanmaya başladığını dile getirdi.
Zirvenin sonunda Necmeddin Bilal Erdoğan ve Prof. Dr. İrfan Gündüz’e çeşitli hediyeler takdim edildi.




