Kılıç, kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Çocuklarımızı piyasanın insafına bırakmayacağız” dedi.
“Eğitim piyasa merkezli hale geldi”
Milyonlarca öğrencinin yeni eğitim yılına başladığını, velilerin ise artan eğitim giderleri nedeniyle ciddi bir ekonomik yük taşıdığını belirten Kılıç, AK Parti iktidarının 24 yıllık eğitim politikalarını eleştirdi.
Kılıç, eğitim alanında iki temel dönüşüm yaşandığını savunarak bunların kamusal eğitimden piyasa merkezli eğitime geçiş ile bilimsel ve laik eğitim anlayışından ideolojik bir eğitim anlayışına yöneliş olduğunu söyledi.
Özel okul sayısındaki artışa dikkat çekti
2002 yılında Türkiye’de 41 bin 300 devlet okulu bulunduğunu, 2025 yılında bu sayının 56 bin 336’ya yükseldiğini belirten Kılıç, devlet okullarındaki artışın yaklaşık yüzde 37 olduğunu ifade etti.
Aynı dönemde özel okul sayısının 2 bin 395’ten 14 bin 700’e yükseldiğini söyleyen Kılıç, bunun yaklaşık yüzde 513’lük artış anlamına geldiğini aktardı.
Öğrenci sayılarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Kılıç, 2002’de devlet okullarında 13 milyon 675 bin 285 öğrencinin eğitim gördüğünü, 2025’te bu sayının 15 milyon 336 bin 143’e çıktığını belirtti. Özel okullardaki öğrenci sayısındaki artışın ise aynı dönemde yaklaşık yüzde 560 olduğunu söyledi.
Kılıç, bu tablonun nitelikli eğitime erişimin giderek ailelerin ekonomik gücüyle bağlantılı hale geldiğini savundu.
“Veliler özel okulu değil, çocuklarının geleceğini arıyor”
Özel okul sayısındaki artışın yalnızca velilerin tercihleriyle açıklanamayacağını ifade eden Kılıç, kamusal eğitimin zayıflaması nedeniyle ailelerin özel eğitime yönelmek zorunda kaldığını söyledi.
Kılıç, “Veliler özel okulu değil, çocuklarının geleceğini güvence altına alabilecek bir eğitim imkanını arıyor. Kamusal eğitim zayıflatıldıkça, aileler özel eğitime yönelmek zorunda bırakılıyor” dedi.
Ailelerin çocuklarının sınavlarda geri kalmaması, iyi eğitim alması ve gelecekte iş bulabilmesi için daha fazla eğitim harcaması yapmak zorunda kaldığını belirten Kılıç, “Böylece eğitim hakkı, eğitim harcamasına dönüşüyor” ifadelerini kullandı.
“Eğitim hak, ayrıcalık değil”
CHP olarak özel okullara veya velilerin tercihlerine karşı olmadıklarını dile getiren Kılıç, itirazlarının nitelikli kamusal eğitimin zayıflatılması olduğunu söyledi.
Kamusal eğitimi yeniden güçlendireceklerini belirten Kılıç, eğitimde fırsat ve imkan eşitliğinin sağlanacağını ifade etti. Kılıç, hiçbir çocuğun ailesinin gelir düzeyi, yaşadığı bölge veya ekonomik koşulları nedeniyle eğitimde geride bırakılmaması gerektiğini söyledi.
“Her çocuğa ücretsiz okul yemeği”
Okul öncesi eğitimin ayrıcalık olmaktan çıkarılması gerektiğini savunan Kılıç, her çocuğa ücretsiz, nitelikli ve tam gün okul öncesi eğitim sağlanacağını belirtti.
Kılıç ayrıca okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeği verilmesi gerektiğini ifade etti.
Köy okullarının yeniden açılması çağrısı
Eğitimde eşitsizliğin yalnızca ekonomik koşullarla sınırlı olmadığını, çocukların yaşadığı bölgenin de eğitim imkanlarını etkilediğini belirten Kılıç, köy okullarının yeniden açılması gerektiğini söyledi.
Köy okullarının çağdaş teknolojik altyapıyla donatılmasını ve yerinde eğitimin güçlendirilmesini savunan Kılıç, çocukların eğitim için köylerinden ve ailelerinden koparılmaması gerektiğini dile getirdi.
“Mesleki eğitim üretimin temeli”
Mesleki ve teknik eğitimin Türkiye’nin kalkınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, bu alanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kılıç, çocuk emeğinin sömürülmesine yol açan uygulamalara son verilmesi ve mesleki eğitim ile üretim arasındaki bağın çocukların haklarını ve eğitimlerini güvence altına alacak şekilde yeniden kurulması gerektiğini ifade etti.
Çocukları uyuşturucu, ekran bağımlılığı, şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditlerden koruyacak güçlü mekanizmaların oluşturulması gerektiğini de belirten Kılıç, bu mücadelede rehberlik, psikolojik danışmanlık ve erken müdahalenin önemine dikkat çekti.
Üniversiteler için barınma ve beslenme vurgusu
LGS ve YKS’nin bütün eğitim sistemini belirlediği anlayışın değiştirilmesi gerektiğini savunan Kılıç, üniversitelerin yeniden bilim üreten ve özgür düşüncenin geliştiği kamusal kurumlar haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme imkanlarının güvence altına alınması gerektiğini belirten Kılıç, yükseköğretimde öğrencilerin ekonomik koşullar nedeniyle eğitimden uzaklaşmaması gerektiğini ifade etti.
Özel gereksinimli çocuklar için çağrı
Özel gereksinimli çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine erişiminin de önemli bir sorun olduğunu dile getiren Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik sorular yöneltti.
Kılıç, son dört yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktarıldığı belirtilen yaklaşık 111 milyar liralık kaynakla, 2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında 1.224 devlet özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapılabileceğinin ifade edildiğini belirterek, “Neden yapılmadı?” diye sordu.
Devletin yalnızca özel sektörün eğitim hizmetlerine kaynak aktaran bir yapı olmaması gerektiğini savunan Kılıç, özel gereksinimli çocuklara eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ücretsiz, nitelikli ve erişilebilir şekilde sunulması gerektiğini söyledi.
“Öğretmeni yeniden eğitimin merkezine koyacağız”
Nitelikli kamusal eğitimin güvenceli ve nitelikli öğretmenlerle mümkün olduğunu belirten Kılıç, öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kılıç, ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması, öğretmen atamalarında mülakat sistemine son verilmesi, öğretmen yetiştirme sisteminin bilimsel bir yapıya kavuşturulması ve eş durumu tayinlerinde aile bütünlüğünün esas alınması gerektiğini söyledi.
Usta öğreticilerin çalışma koşullarının güvence altına alınması ve tüm eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında bir maaş tutarında eğitim-öğretime hazırlık ödeneği verilmesi gerektiğini de dile getirdi.
“Bilimsel ve laik eğitimden vazgeçmeyeceğiz”
Kılıç, eğitim sistemine ilişkin değerlendirmesinin son bölümünde bilimsel ve laik eğitim vurgusu yaptı.
Evrensel, bilimsel ve demokratik eğitimin çocuklara ne düşüneceklerini dikte etmek yerine nasıl düşüneceklerini öğreten bir anlayış olması gerektiğini belirten Kılıç, özgür düşünme, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli vakıf ve derneklerle yaptığı ÇEDES ve benzeri protokollerin eğitim üzerindeki etkilerini kabul etmediklerini belirten Kılıç, CHP olarak bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışından vazgeçmeyeceklerini ifade etti.




