Türkiye’de basın özgürlüğü üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. CHP Eskişehir Milletvekili ve gazeteci kökenli siyasetçi Utku Çakırözer, 2025 yılının ilk 6 ayını kapsayan basın özgürlüğü raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre Ocak-Haziran döneminde:
70 gazeteci gözaltına alındı
34 gazeteci tutuklandı
Gazeteciler toplam 380 kez hakim karşısına çıktı
Sosyal medya erişimleri kısıtlandı, hesaplar engellendi
RTÜK, muhalif televizyon kanallarına 49 kez yaptırım uyguladı
Halk TV ve Sözcü TV’ye 10’ar günlük yayın durdurma cezası verildi
Çakırözer: “AKP hepimize istibdat dönemi yaşatıyor”
CHP’li Çakırözer, basın üzerindeki baskıların boyutlarını gözler önüne seren raporda, iktidarın halkın haber alma hakkını sistemli biçimde engellediğini vurguladı. RTÜK eliyle televizyon kanallarının susturulduğuna dikkat çeken Çakırözer, "Demokrasinin olmazsa olmazı olan basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. 86 milyon yurttaşla birlikte bu istibdat düzenine son vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Gazetecilere hapis ve gözaltı: Basın yargı kıskacında
Rapora göre, Ocak-Haziran 2025 döneminde gazeteciler ağır baskılara maruz kaldı:
Youtube yayınındaki sözleri nedeniyle tutuklanan Fatih Altaylı hâlâ cezaevinde.
Artvin merkezli operasyonlarda gazeteciler Ozan Cırık, Dicle Baştürk, Yavuz Akengin ve Eylem Emel Yılmaz tutuklandı.
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Ekrem İmamoğlu yayınları nedeniyle 34 gün tutuklu kaldı.
Furkan Karabay, sosyal medya ve programları gerekçesiyle mayıstan bu yana cezaevinde.
Çok sayıda gazeteciye hapis cezası verildi: Orhan Bursalı, Özlem Gürses, Barış Pehlivan, Nevşin Mengü gibi isimler haber ve yorumları nedeniyle cezalandırıldı.
Ev hapsi ve adli kontrol yaygınlaşıyor
Tutuklamaların dışında, birçok gazeteciye ev hapsi ve adli kontrol tedbirleri uygulandı:
İsmail Saymaz ve Eren Öner ev hapsine alındı.
Timur Soykan, Can Ataklı, Murat Ağırel, Gökhan Kam, Bülent Kılınç gibi gazeteciler adli kontrolle izleniyor.
RTÜK’ten rekor cezalar: Kanallar karartılıyor
RTÜK, yılın ilk yarısında muhalif kanallara rekor cezalar kesti.
Sözcü TV ve Halk TV'ye 10 günlük yayın durdurma cezası verildi.
RTÜK Üyesi Tuncay Keser’in paylaştığı verilere göre;
Sözcü TV’ye 14 ceza
Halk TV’ye 13 ceza
TELE 1’e 11 ceza
NOW TV’ye 7 ceza
Toplamda 99,1 milyon TL ceza uygulandı
RTÜK, Ekrem İmamoğlu yayınları başta olmak üzere pek çok protestoyu ekrana taşıyan yayınlara da ağır yaptırımlar getirdi.
Sosyal medyada da sansür dalgası
2025’in ilk 6 ayında yüzlerce sosyal medya hesabı erişime engellendi.
Ekrem İmamoğlu, Furkan Karabay, Hayko Bağdat, Altan Sancar, Artı Gerçek gibi çok sayıda gazeteci ve yayıncıya ait X (eski Twitter) hesapları sansürlendi.
Gıda Dedektifi, LeMan, Bianet, Ekmek ve Gül, Çağdaş Hukukçular Derneği gibi kurumlara da erişim engeli getirildi.
Bluesky gibi alternatif sosyal medya platformları da engelleme listesine girdi.
Engellenen haber içerikleri arasında kamuoyunun ilgisini çeken birçok dosya da vardı:
İsrail protestolarında kötü muamele iddiaları
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ile ilgili yolsuzluk iddiaları
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin haberler
Hayvanlara şiddet içeren mezbaha görüntüleri
KKTC’deki mafya ilişkileri ve Halil Falyalı dosyasıyla ilgili röportajlar
Gazetecilere yönelik şiddet ve engellemeler arttı
Sahada görev yapan gazeteciler de baskıdan nasibini aldı:
Saraçhane protestoları sırasında onlarca gazeteci polis müdahalesine maruz kaldı, darp edildi.
1 Mayıs ve üniversite protestoları sırasında gazetecilerin görev yapmaları engellendi.
Ayşemden Akın, yaptığı röportajlar nedeniyle hedef gösterildi.
Murat Ağırel, İsmail Arı, Osman Çaklı, Şule Aydın gibi gazeteciler tehdit edildi.
Çakırözer: “Bu tablo, Türkiye'nin basın özgürlüğü karnesidir”
CHP’li Utku Çakırözer, açıklamasının sonunda şunları söyledi:
“AKP iktidarının baskı ve sansür politikaları demokrasiyi hedef alıyor. RTÜK’ten yargıya, kolluk kuvvetlerinden BTK’ya kadar tüm kurumlar bu baskının bir parçası haline getirildi. Ancak biz susmayacağız. Basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Raporda yer alan veriler, Türkiye’de basın özgürlüğünün ne denli büyük bir baskı altında olduğunu bir kez daha ortaya koydu.