Hafta sonu yaşanan ve üç belediye başkanının gözaltına alınmasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, yaşanan gelişmeler hakkında bir açıklamada bulundu. Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen tepki yürüyüşüne katılarak destek veren Arslan “Türkiye’nin laik yapısı, demokratik yapısı ve hukuk devleti olma özellikleri, anayasal devlet olma özelliği de ne yazık ki kuşatılma halindedir. Bu topyekün kuşatılma içinde ne yazık ki uzun süredir Esenyurt ile başlayan süreçte CHP’li belediyelerimizle birlikte geçmişte DEM Parti’sine mensup belediye başkanları da tutuklanarak bir kısmının da yerine kayyım atanarak demokrasi ne yazık ki ayaklar altına alınmıştır. Bugün tam anlamıyla anayasal düzenin, demokrasinin rafa kaldırıldığı bir süreç yaşamaktayız. Bugün Ekrem Başkanımız başta olmak üzere tutuklu bulunan bütün arkadaşlarımız belki şahsi olarak onların isminde tutukluluktan söz edilebilir belki ama bu Silivri toplama kampı başta olmak üzere tutuklanan bu ülkenin millet iradesidir. Tutuklanan demokrasimizdir. Tutuklanan anayasal düzendir. Tutuklanan hukuk devletidir. Meseleyi böyle görmek gerekir. Milyonlarca yurttaşımızla birlikte CHP önümüzdeki günlerde yeni eylemlilikler, yeni kararlılıklarla yoluna devam edecektir. Bizi baskıyla, tutuklamalarla, göz altılarla korkutacağını ve yıldıracağını sanan iktidara buradan söylemek isterim ki, milyonlarca yurttaşımızla birlikte nasıl bağımsızlığımız için, laik, demokratik cumhuriyet için İzmir’de ilk kurşunu atan Hasan Tahsin olmaya da hazırız, Çiğiltepe’de başkomutan Mustafa Kemal’in emrini zamanında yerine getirmediği için yaşamına son veren Albay Reşat olmaya da hazır olan milyonlarca yurttaşımızın olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır” dedi.
SANDIK 2 KASIM’DA GELMELİDİR
Erken seçimin artık kaçınılmaz olduğuna da dikkat çeken Milletvekili İbrahim Arslan “2 Kasım sandığın gelme gündür. Ya onlar getirecek ya biz mutlaka getireceğiz. Bizim önümüze kötülüklerden kötülük beğenin diyen iktidarın kötülükleriyle birlikte ülkemizden yönetiminden uzaklaştıracağız. Biz Meclis’in tatile girmesine kesinlikle karşıyız. Ülke bu haldeyken, milletimiz bu haldeyken Meclis’in tatil edilmesi gibi absürt durum asla söz konusu olamaz. Milletvekilleri halkımıza, milyonlara bu sefalet ücretini, açlık ücretini dayatanlar kendilerine geldiği zaman tuzlu sularda tatil yapma hevesiyle ne yazık ki koşa, koşa Meclis’i tatil etmeye çalışıyorlar. Birinci tercihimiz CHP olarak Meclis’in kapanmamasıdır. Ülkemizin ve milletimizin sorunlarının çözümü için çalışmanın sürdürülmesidir. Eğer engel olamazsak ne yazık ki sayısal çokluk anlamında iktidar istediği borazanı öttürmeye çalışıyor. CHP’li milletvekilleri olarak biz zaten alandayız. Günlerdir nereye gideceğimizi şaşırıyoruz. Önümüz günlerde genel merkezimizin planlamaları doğrultusunda üzerimize yüklenecek bütün görevleri üstlenmeye hazırız. 2 Kasım sandığın gelme gündür. Ya onlar getirecek ya biz mutlaka getireceğiz. Bizim önümüze kötülüklerden kötülük beğenin diyen iktidarın kötülükleriyle birlikte ülkemizden yönetiminden uzaklaştıracağız. Biz Meclis’in tatile girmesine kesinlikle karşıyız. Ülke bu haldeyken, milletimiz bu haldeyken Meclis’in tatil edilmesi gibi absürt durum asla söz konusu olamaz. Milletvekilleri halkımıza, milyonlara bu sefalet ücretini, açlık ücretini dayatanlar kendilerine geldiği zaman tuzlu sularda tatil yapma hevesiyle ne yazık ki koşa, koşa Meclis’i tatil etmeye çalışıyorlar. Birinci tercihimiz CHP olarak Meclis’in kapanmamasıdır” diye konuştu.


