5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Eskişehir Ekoloji Derneği tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç'un yaptığı açıklamada, dünyada her geçen yıl derinleşen iklim krizi, kuraklık, ormansızlaşma, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çevresel yıkımın kritik seviyelere ulaştığı ifade edildi. Yaşanan sel, yangın, aşırı sıcaklık ve kuraklıkların iklim değişikliğinin artık geleceğe ait bir tehdit değil, bugünün somut gerçeği olduğunu ortaya koyduğu vurgulandı.
“1,5 Derece Hedefi Tehlikede”
Bilimsel verilerin küresel sıcaklık artışının 1,5°C ile sınırlandırılması hedefinin zorlaştığını gösterdiği belirtilen açıklamada, hükümetler ve uluslararası kuruluşlara fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması çağrısı yapıldı. Ayrıca yenilenebilir enerjiye geçişin desteklenmesi ve doğa temelli çözümlerin hayata geçirilmesinin zorunluluk haline geldiği ifade edildi.
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine de değinilen açıklamada, iklim zirvelerinin yalnızca emisyon hedeflerinin konuşulduğu toplantılar olmaktan çıkarılması gerektiği belirtildi. İklim adaletinin sağlanması gerektiği vurgulanarak, yoksul toplumlar, kadınlar, gençler ve gelecek kuşakların haklarının korunmasının temel öncelik olması gerektiği ifade edildi.
“Doğa Rant Projelerine Açılıyor”
Açıklamada, Türkiye’de çevre politikalarının eleştirilerek doğanın madencilik ve enerji projeleri üzerinden sermayeye açıldığı iddia edildi. Ormanların, meraların, tarım alanlarının ve su kaynaklarının tehdit altında olduğu belirtildi.
Yakın dönemde Eskişehir ve çevresinde planlanan maden projelerine de dikkat çekilerek şu bölgeler örnek gösterildi:
- Mihalgazi: Atalan-Alpagut ve Behçetiye bölgeleri
- Sarıcakaya ve Kaymaz: Koza Holding projeleri
- Demirli Mahallesi: Bentonit madeni
- Çukurhisar: Kalker ve kil madeni (Çimsa Holding)
Bu projelerin ekolojik dengeyi tehdit ettiği ve bölge halkında ciddi endişe yarattığı ifade edildi.
“Yaşam Alanları Tehlike Altında”
Açıklamada, madencilik faaliyetlerinin yalnızca toprağı değil su kaynaklarını, havayı ve canlı yaşamını da tehdit ettiği belirtilerek, köylülerin geçim kaynaklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı savunuldu.
Eskişehir Ekoloji Derneği tarafından yapılan açıklamada şu talepler dile getirildi:
- İklim krizine karşı bilim temelli ve adil politikaların uygulanması
- Fosil yakıtlardan çıkış sürecinin hızlandırılması
- Doğayı tahrip eden madencilik ve rant projelerinin durdurulması
- Ormanlar, su varlıkları ve tarım arazilerinin korunması
- Karar süreçlerine halk katılımının sağlanması
- İklim adaletinin tüm kamu politikalarının temel ilkesi olması
“Toprak, Su ve Hava Yaşamın Temelidir”
Açıklamanın sonunda, toprağın, suyun ve havanın ticari bir meta değil yaşamın temel unsurları olduğu vurgulandı. “Başka bir dünya yok” ifadeleriyle çevrenin korunması ve iklim adaleti için mücadele çağrısı yapıldı. Eskişehir Ekoloji Derneği, yaşamı savunmanın ortak sorumluluk olduğunu belirterek Dünya Çevre Günü mesajını kamuoyuyla paylaştı.

