Eskişehir’in son yıllarda ağırlıklı olarak batı yönünde büyüdüğünü belirten Gökten, doğu ve batı aksları arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini söyledi.
“Öncelik riskli yapı stokunda olmalı”
Eskişehir’in yeni imar alanlarına açılması tartışılırken öncelikle kent merkezindeki riskli yapı stokunun ele alınması gerektiğini belirten Gökten, kentsel dönüşümün ada bazında gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gökten, kent merkezinde yapısal ömrünü tamamlamış yapıların bulunduğu mahallelerde kapsamlı dönüşüm yapılmasının hem yeni alanların kazanılması hem de vatandaşların can güvenliğinin sağlanması açısından önemli olduğunu söyledi.
Parsel bazlı ve yalnızca bina yenilemeye dayalı dönüşüm anlayışının yerine, kent dokusunu koruyan bir planlama yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirten Gökten, dönüşüm süreçlerinin uygun emsal teşvikleriyle desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Yeni imar alanları bilimsel verilerle belirlenmeli
Kentin büyümesi amacıyla yeni bölgelerin imara açılmasının gündeme gelmesi halinde zeminden tarım alanlarına kadar birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gökten, yapılaşmanın bilimsel verilere dayandırılması gerektiğini söyledi.
Her bölgenin zemin koşullarının ayrı ayrı incelenmesi gerektiğine dikkat çeken Gökten, yeni yerleşim alanlarının yalnızca harita üzerinde belirlenmemesi gerektiğini ifade etti.
Gökten, güvenli zeminlerde, altyapının kapasitesini aşmayacak ve kentin ihtiyaçlarını gözeten bir planlama anlayışıyla hareket edilmesinin önemine işaret etti.
“Eskişehir batı aksına yığılıyor”
Eskişehir’in kentsel gelişiminde en önemli sorunlardan birinin doğudan batıya doğru yaşanan nüfus hareketliliği olduğunu belirten Gökten, bu durumun kentin batı aksında yoğunlaşmasına yol açtığını söyledi.
Gökten, şehrin tek bir yöne doğru büyümesinin ulaşım ve altyapı açısından yeni sorunlar oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Doğu ilçeleri için yeni planlama çağrısı
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin kentin doğusunda bulunduğunu hatırlatan Gökten, üretim ve istihdam merkezinin doğuda olmasına rağmen nüfusun batıya doğru kaymasının her gün yoğun ulaşım hareketliliğine neden olduğunu belirtti.
Bu durumun trafik ve altyapı sistemleri üzerindeki yükü artırdığını ifade eden Gökten, doğu aksındaki mahallelerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle 71 Evler ve Sultandere gibi bölgelerin sosyal ve ekonomik açıdan güçlendirilmesi gerektiğini belirten Gökten, bu mahallelere sosyal donatı alanları, ticaret merkezleri ve kültürel mekanlar kazandırılmasının önemli olduğunu dile getirdi.
“Sadece batıya doğru büyümek dengeyi bozuyor”
Doğu bölgelerinin kendi içerisinde cazibe merkezlerine dönüştürülmesinin Eskişehir’in tamamına katkı sağlayacağını belirten Gökten, nüfusun doğu bölgelerinde tutulmasına yönelik planlama yapılması gerektiğini söyledi.
Gökten, doğudaki nüfusun sosyal yaşamını güçlendirecek adımlar atılmadan yalnızca batıya doğru yeni yapılaşma alanları oluşturulmasının, kentteki mevcut doğu-batı dengesizliğini daha da artıracağı uyarısında bulundu.
İMO Şube Başkanı Gökten, Eskişehir’in gelecekteki büyümesinin; zemin güvenliği, tarım alanlarının korunması, altyapı kapasitesi ve doğu-batı dengesi birlikte gözetilerek planlanması gerektiğini vurguladı.





