Gerilimle başlayan toplantıda şirkette çalıştığı öğrenilen işçilerle yöre halkı ve çevreciler arasında tartışma yaşandı. Kaymaz’da madene karşı çıkan vatandaşlar yetkilere “Madeni istemiyoruz” diyerek yaşam haklarını savundu.
Eskişehir’in Sivrihisar İlçesi kırsal Kaymaz Mahallesi’nde Türk Altın İşletmeleri AŞ tarafından çok uzun yıllardır işletilmekte olan altın gümüş madeninin üçüncü atık barajını kapasite artış talebiyle yeniden gündeme geldi.
CEVHER KAYMAZ’A GÖTÜRÜLECEK
Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) kapsamında gerçekleştirilen Halkın Katılım Toplantısı Kaymaz Mahallesi’ndeki Kaymaz Düğün Salonu’nda saat 14.00’te başladı. Siyanür kullanılarak işletilen Kaymaz Altın Gümüş Madeni’ne, Alpu ilçesinin Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallesinde Taşzemin AŞ tarafından yapılmak istenen altın-gümüş maden ocağından çıkarılacak cevherin taşınması planlanıyor. Yine Türk Altın İşletmeleri AŞ’ye ait Çanakkale’de bulunan bir başka madenden çıkarılacak altın gümüş de Kaymaz Altın Madeni’ne getirilerek siyanürle işlenecek. Söz konusu projeyle Çanakkale Terziler-Serçiler’den Eskişehir’e günde 150 kamyon cevher taşınması planlanıyor. ÇED süreci kapsamında, bölgede her geçen yıl giderek büyüyen madencilik faaliyetleri dolayısıyla Kaymaz’da ilave zenginleştirme ünitesinin kurulması, mevcut açık ocak faaliyetlerinin genişletilmesi ve maden atık depolama tesisinin kapasitesinin artırılması öngörülüyor.

YOĞUN KATILIM
Eskişehir ’in Sivrihisar İlçesine bağlı Kaymaz Mahallesinin ev sahipliğini yaptığı halkı bilgilendirme toplantısına Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Yeni Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu Emir, Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, Eskişehir Barosu’nu temsilen Avukat Mert Yedek, TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcısı Onur Küçük, Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu’ndan Cevat Aydemir, Yener Çalışkan, Özgür Erhun, yöre halkından çok sayıda vatandaş ile Türk Altın İşletmeleri AŞ yetkilileri katıldı. Toplantıda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Gülnur Gençler Abeş de yer aldı.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK
Türk Altın İşletmeleri tarafında yapılan sunumun ardından toplantıda ilk sözü alan Avukat Mert Yedek, ÇED dosyasının hukuka aykırı olduğunu savundu. Yedek, “Bu kapasite artışı projesi daha önce yerel mahkeme tarafından iptal edildi ve yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Buna rağmen şirketin faaliyetlerine devam ettiğini gördük” dedi. Bakanlığın daha önce bölgede 8 denetim yapıldığı yönündeki açıklamalarına da değinen Yedek, “Biz bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını tespit ettik ve suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı. Yedek ayrıca toplantı tutanaklarının kendilerine verilmesini ve itirazlarının tutanağa geçirilmesini talep etti.

SAĞLIĞI OLUMSUZ ETKİLEYECEK
Toplantıda söz alan Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray ise Atatürk adına kullanılan bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Atatürk’ün olmayan sözlerini kullanarak insanların algısını karıştırmayın. Bunun adı doğrudan yalancılıktır” dedi. ÇED dosyalarına da değinen konuşmacı, “443 sayfalık başvuru dosyasını hekim olarak inceledim. Ancak bu dosyada insan yok” ifadelerini kullandı. Projenin teknik detaylarının anlatıldığını ancak bunların sahadaki gerçek yaşamla örtüşmediğini savunan Aksaray, maden işleme ve çıkarma sırasında gerçekleştirilecek olan faaliyetlerin doğrudan insan ve doğa yaşamını olumsuz etkileyeceğini anlattı.

AÇIK ŞEKİLDE YÖNETMELİĞE AYKIRI
Tutanakların kendilerine verilmesini talep eden TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcısı Onur Küçükde, durumun bakanlığın yönetmeliklerine aykırı olduğunu vurguladı. 15 yılı aşkın süredir bölgede madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini hatırlatan Küçük, “Atık toplama tesisine 2020 yılında ÇED olumlu kararı verilmiş ve şirket o zaman demiş ki ‘Biz bunu 2024 yılında kapatacağız ve 2026 yılında kapama işlemleri bitecek.’ ÇED raporunda bir taahhüt var. Bundan 3 yıl önce kapatılması gereken bir atık depolama tesisi varken, sizler bu konuda hangi adımları attınız bilmiyoruz, şu anda bunun kapasite artışı dosyasının ÇED süreci olarak bir parçasını yürütüyorsunuz. Burada da mevzuata aykırı bir durum söz konusu. Burada çok kritik bir konu var. Taşzemin’den 8.1 milyon ton cevher çıkacak ve bizim yaptığımız hesaplara göre her gün 100’den fazla kamyon Eskişehir-Ankara yolu üzerinden buraya getirilecek bu çok ciddi bir hem ekosistem hem de trafik üzerinde bir etkiye sebep olacak. Buradaki ÇED sürecinin entegre şekilde ele alınması gerekmektedir. Görüşümüzü sormak istiyorsanız bize bilgileri net şekilde sunmanız gerekir. Günde kaç patlatma yapacağını söylemeden burada bizim görüşümüzü alamazsınız. Titreşim, hava şoku taş fırlaması, toz oluşumu bunlarla alakalı bilgiler vermeden halkın görüşünü alamazsınız. Siz bize geçmiş yıllarda yapılan projeleri anlattınız o yüzden burada etkin bir katılımcılık mekanizması yürütülmemektedir. Açık bir şekilde yönetmeliğe aykırılık var, bakanlığın bunları değerlendirmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
KESİNLİKLE İSTEMİYORUM
Yöre halkından söz alan Ayşe Kaya isimli vatandaş ise “Burada doğdum, burada büyüdüm. Avrupa’ya gittim buraya dinlenmek için geldim. Astımım var kalbim var fakat dinlenemiyorum burada kesinlikle maden istemiyorum” ifadelerini kullandı.
ANLAMIŞ DEĞİLİM
Toplantıda söz alan bölge sakini ve maden çalışanı ise projenin istihdam açısından önemine dikkat çekti. “Biz burada ailelerimizi geçindiriyoruz. Bir kişi olarak çalışıyoruz ancak bunun 4-5 kişiye etkisi oluyor. Maden sayesinde gençlerimiz burada kaldı ve istihdam edildi” diyen vatandaş, projeye karşı çıkanlara tepki göstererek “Bunu neden engellemek istiyorsunuz, anlamış değilim. Burada kime ne fayda sağlıyorsunuz?” ifadelerini kullandı. Zaman zaman gerginlikler yaşanan toplantının sonunda maden taraftarı vatandaşlar halay çekti.
ATATÜRK’ÜN ADI KULLANILDI

Çok sayıda jandarma ekibinin geniş güvenlik önlemi aldığı Halkın Katılım Toplantısı’nda şirket yetkililerinin sunum yapacağı sahnenin önüne barikat çekildiği görüldü. Şirket tarafından köy meydanına Mustafa Kemal Atatürk’ün adıyla Sadrettin Alpan’a ait olan “İnsanı maden yaşatır” sözünün bulunduğu bir afişin, başka bir görselde de yine Atatürk’ün adı ve fotoğrafıyla “Madenlerimiz bizim başlıca döviz kaynağımız olduğu için de yüksek ilginizi çekmek isterim” yazılı pankartın asıldığı görüldü. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu’nun astığı “Havama suyuma toprağıma dokunma” pankartı ise madeni savunana bir şahıs tarafından indirildi.
DETAYLARLA İLGİLİ BİLGİ YOK
Sunumdan önce madene karşı olan Kaymaz halkı ve çevre savunucuları ile Sivrihisar’a bağlı Karakaya Mahallesi’nden gelen şirket çalışanları arasında gerilim yaşandı. Toplantı sırasında ÇED dosyasında söz konusu projeyle ilgili patlamaların sayısının, lokasyonunun, atık depolama tesisinin teknik detaylarının paylaşılmadığı, biyolojik çeşitlilik üzerine gerekli çalışmaların yapılmadığı belirtildi.

ALAN İKİ KATINA YAKLAŞACAK
Kaymaz’daki altın ve gümüş madeni için başlatılan yeni ÇED süreciyle mevcut maden sahasında açık ocak üretiminin artırılması, tesise flotasyon ünitesi eklenmesi ve atık depolama alanının genişletilmesi planlanıyor. Projeyle ÇED alanının 179,47 hektardan 339,8 hektara çıkarılması öngörülüyor. İkinci atık depolama tesisinin alanı da 19,40 hektardan 46,96 hektara yükseltilecek. Böylece maden faaliyetinin kapladığı alan neredeyse iki katına ulaşacak. Kapasite artışı yalnızca Kaymaz’dan çıkarılan cevherle de sınırlı değil. Proje kapsamında Çanakkale Karapınar’dan 2,7 milyon ton, Eskişehir Alpu-Esence’den ise 8,1 milyon ton cevherin Kaymaz’a taşınarak işlenmesi planlanıyor. Günde yaklaşık 25 tonluk 100’den fazla kamyonla Alpu’dan Kaymaz’a getirilmesi planlanan cevherin siyanürle işletilmesi amaçlanıyor. 8 yılda 8.1 milyon ton cevherin taşınacağı öngörülüyor.
ONAY ALMAMIŞ PROJEYE HAZIRLIK
Ayrıca Alpu’da Taşzemin AŞ tarafından yapılmak istenen ve henüz ‘ÇED onayı’ almamış altın gümüş madeninden çıkarılması planlanan cevherin Kaymaz’da genişletilmek istenen üçüncü atık barajında işletilmesi amaçlanıyor. Şu an Danıştay’da olan Türk Altın’a ait Çanakkale’den çıkarılması hedeflenen projenin de hukuki yollarla engellendiği takdirde Kaymaz’a taşınabilecek hiçbir cevher çıkarılamayacak.



