Polis ekiplerinden okul çevrelerinde denetim Polis ekiplerinden okul çevrelerinde denetim

CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan’ın da katıldığı yürüyüşe çok sayıda emekli vatandaş da katılım sağladı. Yürüyüşte emekli maaşlarının yetersizliğine vurgu yapan Tüm Emekliler Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, “Sefalete, yoksulluğa, açlığa mahkum edilmeye itirazımızı en güçlü şekilde duyurmak için alanlardayız” dedi.

Whatsapp Image 2024 03 19 At 15.51.54

“EMEKLİLER SÜRÜNÜYOR!”

Emeklinin yaşam koşullarını dile getiren Şanlı, “Ülkede yönetim krizi var. Ekonomik ve sosyal kriz artarak sürüyor.  Bu yönetim anlayışı emeklilere derin yoksulluk, açlık, daha doğrusu ölüm sınırında bir yaşam olarak geri dönmüştür. Yaşam koşullarımız çok kötüleşmiştir. Bugün emekliler 18.   ve 19. yüzyılda ki yaşam koşullarından daha beter koşullarda yaşam savaşı veriyorlar. Aslına bakılırsa uygulanan politika, cuntacı Kenan Evren’in bir dönem devrimcileri idam ederken söylediği, “asmayalım da besleyelim mi” mantığının yeni bir türevidir.  Yani aynı anlayış, bugün emeklilerin yaşam koşullarını en dibe gerileterek, yavaş yavaş yok edilmesiyle gündemdedir. Emeklilerimiz beslenemiyor. Bırakalım beslenmeyi, karnını doyuramıyor ve yatağa aç giriyorlar. Emekliler pazar yerine gittiğinde sadece fiyatları inceliyor. Alışveriş yapamıyor. Kasabın yolundan vazgeçtik, ekmek bile almakta zorlanıyor... Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor” diye konuştu.

“İKTİDARA SESLENİYORUZ!”

Emekli maaşlarının açlık sınırı altında olduğuna vurgu yapan Şanlı, “Siyasi iktidara ve cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Artık duyun bu çığlığı ve acil çözüm üretin. BES- AR’ın araştırmasına göre Şubat ayı açlık sınırı 22 bin 834 lirayı, yoksulluk sınırı 60 bin 757 lirayı aştı. Bekar bir çalışanın sadece yaşam maliyeti 26 bin 970 lira oldu.  Bu durumda emeklilerin 10 bin lira maaşla nasıl geçinebildiğini hesaplamak, yüzyıllardır çözülemeyen matematik probleminden çok daha da zordur!  Denklem açıktır. Dört kişilik çekirdek ailenin sadece mutfak gideri açlık sınırıdır. Temel ihtiyaçlarına; giyim, ulaşım, ısınma, elektrik, su, barınma, telefon, İnternet, eğitim giderleri eklendiğinde en az asgari yoksulluk sınırında bir gelir gerekiyor.  Sosyal ve kültürel aktiviteleri saymıyoruz bile. Yani yoksulluğu yaşamak için bile 60 bin 750 liraya ihtiyaç varken, 10 bin lira ile bütün bu girdilerin karşılanmasını çözen varsa beri gelsin” diye belirtti.

“YÜZDELİK MAAŞ ARTIŞI ÇÖZÜM DEĞİL”

Şanlı, emeklilerin taleplerini şu sözlerle dile getirdi: “AKP ve iktidar ortaklarının yüzdelik maaş artışları bir çözüm değildir. Her 6 ayda bir yapılan maaş ayarlaması emeklileri derin yoksulluğa itmiştir. Oysa çözüm bellidir. 2008’de uygulamaya konulan, “Sosyal Güvenlik Reformu” derhal iptal edilmelidir.  Maaş bağlama oranı yüzde yüz olmalıdır. Memurlara verilen seyyanen ödenek, bütün emeklilerin maaşına hemen eklenmelidir. En düşük emekli maaşı, işe yeni başlamış en düşük memur maaşına yani 32 bin 681 liraya eşitlenmelidir.  Prim günü, çalışma koşulları, eğitim gibi diğer kriterler göz önüne alınarak maaş ayarlamaları yapılmalıdır.  İntibak yasası hemen çıkarılmalıdır. Bayram ikramiyesi diye ödenen ve ayıplı bir hale dönmüş ödeme kaldırılmalı, yerine yılda 4 kere yeniden düzenlenen aylık maaş tutarında ikramiye olarak her emekliye ödenmelidir. Sağlığa erişim kolaylaştırılmalı ve istisnasız sağlık katkı payları kaldırılmalıdır. Özel veya devlet hastanesi demeden, bütün hastanelerde her türlü muayene, tetkik ve tedavi ücretsiz olmalıdır. Tüm bu haklar yetim, dul ve engellileri kapsamalıdır. Emekliler için “Toplu Sözleşmeli Sendika” yasası çıkarılmalıdır. Sendikalarımıza dokunulmamalıdır. Sendikalara açılan kapatma davaları geri çekilmeli ve her türlü keyfe keder uygulamalara son verilmelidir”

Kaynak: Sümeyra Balcı