Hamamyolu’nda başlayan kampanyanın 15 gün sürmesi ve 10 bin imzaya ulaşılması hedefleniyor.

Hamamyolu’nda imza kampanyası başladı

Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu’nun, Alpu Esence’de planlanan altın-gümüş maden ocağı projesine yönelik itirazları sürüyor.

Platform üyeleri, projeye karşı vatandaşların desteğini almak amacıyla Hamamyolu’nda imza kampanyası başlattı. Salı ve cumartesi günleri sürdürülecek kampanyanın 15 gün boyunca devam edeceği ve süreç sonunda 10 bin imzaya ulaşılmasının hedeflendiği belirtildi.

Platform üyeleri Fatma Filiz Özkoç ve Cevat Aydemir, kampanyanın başlangıcında yaptıkları açıklamalarda projenin tarım alanları, su kaynakları ve bölgedeki doğal yaşam açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekti.

“Halk maden projesini istemiyor”

Platform Üyesi Fatma Filiz Özkoç, 22 Temmuz’da Esence’de gerçekleştirilen Halkın Katılımı Toplantısı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantının bölge halkının tepkileri nedeniyle gerçekleştirilemediğini belirten Özkoç, toplantı sırasında tutanak tutulduğunu ancak bu tutanakların kendilerine ve sivil toplum kuruluşlarına verilmediğini söyledi.

Özkoç, söz konusu tutanakların kendileri açısından önemli olduğunu belirterek, “Bizim en doğal hakkımız, acaba o tutanakta ne yazdılar?” ifadelerini kullandı.

“Asıl tehlike ağır metaller”

Projenin yaklaşık 20 bin dönümlük ruhsat alanına sahip olduğunu, ÇED alanının ise 1 dönümden fazla olduğunu belirten Özkoç, çıkarılacak cevherin Sivrihisar Kaymaz’da işleneceğini ifade etti.

Projenin Esence ayağında kırma, öğütme ve eleme işlemlerinin yapılacağını aktaran Özkoç, Kaymaz’daki işleme sürecinde siyanür kullanılacağını öne sürdü.

Alpu Ovası’nın tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Özkoç, projede kullanılacak su miktarı ve suyun nereden temin edileceğine ilişkin yeterli bilginin bulunmadığını savundu.

İYİ Parti’den Eskişehir futbolu için sert çıkış: Sahipsiz bırakıldılar
İYİ Parti’den Eskişehir futbolu için sert çıkış: Sahipsiz bırakıldılar
İçeriği Görüntüle

Özkoç, madencilik faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek ağır metallerin çevre açısından risk oluşturabileceğini belirterek, “Asıl problem olan orada ağır metallerdir. Şimdi bu ağır metaller yer altındayken masumken yer üstüne çıktığında havadaki oksijenle, suyla hepsi birer zehire dönüşüyor” dedi.

“Ekolojik dengenin bozulması anlamına geliyor”

Platform Üyesi Cevat Aydemir ise Eskişehir’in farklı bölgelerinde yürüttükleri çevre mücadelesine dikkat çekti.

Sarıcakaya, Mihalgazi, Alpagut, Demirli ve Çukurhisar’daki madencilik projelerine ilişkin yürütülen çalışmaları hatırlatan Aydemir, doğal alanların korunması gerektiğini söyledi.

Aydemir, özellikle verimli tarım arazilerinin yalnızca ekonomik değerleriyle değil, bölgede yıllar içerisinde oluşan ekolojik dengeyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Bu toprakları hep birlikte savunmalıyız”

Alpu’nun yanı sıra Eskişehir’in farklı bölgelerinde de benzer projelere karşı mücadele yürüttüklerini belirten Aydemir, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının taleplerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Aydemir, “Bu toprakları hep birlikte savunmalıyız. Alpu, Alpagut, Demirli, Sarıcakaya, Çukurhisar bu halkın yaşadığı ve yaşamak zorunda olduğu topraklardır” dedi.

Bölge halkının ve sivil toplum kuruluşlarının projelere karşı olduğunu savunan Aydemir, yetkililere çağrıda bulunarak maden projelerinin çevre ve yaşam alanları üzerindeki etkilerinin dikkate alınmasını istedi.

Platformun Hamamyolu’ndaki imza kampanyasının önümüzdeki günlerde de devam edeceği bildirildi.

Kaynak: Haber Merkezi