Hafta sonu gerçekleştirilecek YKS öncesinde önemli açıklamalarda bulunan Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, tercih döneminde öğrencilerin neden ESTÜ’yü seçmesi gerektiğini anlattı. Konuşmasında öncelikle üniversitenin köklü tarihçesine değinen Özcan, ardından ESTÜ'yü öne çıkaran ayrıcalıklardan bahsetti. ESTÜ’nün 2018 yılında Anadolu Üniversitesi’nden ayrılarak kurulduğunu hatırlatan Özcan, “Mühendislik, Fen Fakültesi, Havacılık, Spor Bilimleri, Mimarlık Tasarım Fakülteleri, 5 fakülte olmak üzere burada kuruldu. Özellikle daha sonra biz ona ilave olarak Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu, yani çağın gereklerine uygun iki tane yeni birim daha açtık. Özellikle Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi'nde tüm programlarımız yüzde 100 İngilizce, üç programımız var. Mühendislik Fakültemizde dokuz program var. Dokuz programın dördüyüzde 100 İngilizce, kalan 5 program yüzde 30 İngilizce. Yakın zamanda Havacılık ve Uzay Mühendisliği programı açtık. Onun dışında 5 tane daha programımız var. Dünyada uluslararası havalimanı işleten tek üniversite biziz. Aynı zamanda ülkemizde ücretsiz pilotaj eğitimi veren tek devlet üniversitesi biziz. Tıp Fakültesi'nden dahi daha yüksek puanla öğrenci alıyoruz oraya. Geçen yıl 539 puanla kapattık ki 500 biliyorsunuz, okul birinciliği puanıyla biraz yukarıya çıkıyor” dedi.

HENÜZ ÖĞRENCİYKEN MESLEĞE BAŞLIYORLAR
Hava Trafik Kontrol programının Türkiye’de sadece 3 tane olduğunu belirten Özcan, “Ön kayıt özel yetenek sınavıyla buraya öğrenci alıyoruz. 500 civarında başvuru alıyoruz yıllık, 20 öğrenci alabiliyoruz ancak. Ama direkt lisanslı öğrenciyi mezun ediyoruz. O sertifikalı mezun ettiğimiz için doğrudan işe başlamış oluyorlar. Uçak Gövde Motor aynı şekilde havacılıkta. Aynı şekilde Havacılık Elektrik Elektroniği. Buralardan da sertifikalı mezun ediyoruz. Bazı havayolu firmaları ülkemizde bizim dördüncü sınıf öğrencilerini aday mühendis gibi, havacılıktaki öğrencilerimizi, elektronik ve uçak gövdedeki öğrencileri doğrudan işe başlattılar. Yetinmediler üçüncü sınıfı başlattılar, şu anda ikinci sınıfa başladılar. Çünkü dört yılda alması gereken sertifikaları, mesela diyelim ki üniversiteyi bitirdi, o alanda ilerlemek istiyor bir aday mühendis, başka bir mühendisliği bitirdi, dört yıl boyunca sertifika alması gerekiyor. Bunların tamamını biz Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden onaylı olarak öğrenciye vererek mezun ediyoruz. Onun için avantajları var. Firmalar da bunun farkında. Biz onlarla paslaşıyoruz. Birçok ortak ilişkilerimiz var zaten” ifadelerini kullandı.
YIL BOYUNCA UÇUŞLAR SÜRÜYOR

Spor alanında ESTÜ’nün tesislerinin çok kuvvetli olduğunu söyleyen Özcan, “Özel yetenek sınavıyla biliyorsunuz spor alanına öğrenci alınıyor tüm branşlarına. 13 bin 500 kişilik stadyumumuz var. Onun yanında beş bin kişilik kapalı salonumuz var. Biliyorsunuz en son Efeler Ligi'nin o Türkiye Kupası yarı final maçları ve final maçları üniversitemiz kampüsünde, bizim sahamızda oynandı. Voleybol ikinci Ligi Kadınlar Ligi'nin final ve yarı final maçları yine bizim burada oynandı. Bildiğiniz gibi, havalimanımız uluslararası uçuşlara açık, özellikle o önemli bir konu. Orada mesela hac uçuşları şu anda işte tamamlanmak üzere, dönüşler başladı. Bu sene 15 civarında hac uçuşu oldu. Yıl boyu umre uçuşları oluyor. Brüksel uçuşları haftalık bu sıralar 6'ya çıktı şu anda. 15'e kadar çıkabiliyor. Kışın da üçten aşağı düşmüyor” şeklinde konuştu.

SIRALAMAMIZ ÇOK YÜKSELDİ
Derslere devam zorunluluğunun yüzde 80 olduğunu vurgulayan Özcan, “Burada teknik branşlar, hani bazen diyorlar ya ‘Ya uzaktan da öğrenilir’, burada pek olamıyor. Mesela biz de biraz öğrencilere karamsar tarafını söyleyeyim; devam mecburiyeti yüzde 80 derslere. Çünkü el becerisi kazanması gerekiyor. Laboratuvar deneyimi, atölye deneyimi kazanması gerekiyor. Bunlar için bunlar biraz gereklilik. Biz açıkçası bizim son dört yıl içerisinde inanılmaz şekilde puanlarımız arttı, sıralamalarımız yukarıya çıktı. Bunun çeşitli sebepleri var. Mesela sebeplerden bir tanesi; sağ olsun Yükseköğretim Kurulu'nun desteğiyle özellikle bazı branşlarda kontenjanlarımız iyice azaldı ki bizim arzu ettiğimiz bir şey bu. Uygulamalı branşlarda kontenjan arttırmak fayda sağlamaz, işsiz öğrenciler, mezunlar yetiştirirsiniz. Kontenjanı azaltırsanız nitelikli yetişir. Laboratuvarlara girer, atölyelere girer, birçok şeyi öğrenir, el becerisini kazanır ve daha kolay işe girer” dedi.
TIP KADAR NİTELİKLİ BÖLÜMLER
Nitelikli öğrenciler yetiştirmek istediklerini kaydeden Özcan, “Mesela Mühendislik Fakültemizin kontenjanları birçok branşta yarı yarıya düştü. Havacılıkta düşen oldu. Fen Fakültesi'nin kontenjanları yarı yarıya düştü. Mimarlık Tasarım 115’lerden 30’lara kadar düştü Mimarlık programı. İç Mimarlık 70'lerden 21'e düştü ama hep bunları biz istedik. Çünkü nitelikli yetiştirmek istiyoruz. Kontenjanı arttırmak dediğim gibi çok fayda sağlayan bir şey değil. Biz açıkçası mesela iki yıl önce Uçak Mühendisliği açtık, Havacılık ve Uzay Mühendisliği'yle beraber, ikisini beraber açtık. Uçak Mühendisliği'ne geçen yıl en son giren öğrenci 491 puanla girdi. Bunun anlamı şu; Türkiye'de ilk 8 bin 500 ile 15 bin 400 arasında öğrenci aldık Uçak Mühendisliği'ne. Anlamı şu; belki Osmangazi Üniversitesi Tıp'a giremiyor ama birçok tıp fakültesine girebiliyor bu puanda öğrenci ve en son yerleşen öğrenciden bahsediyorum. Yani o kadar nitelikli bölüm” ifadelerini kullandı.

HEDEF TÜM PROGRAMLARI İNGİLİZCEYE ÇEVİRMEK
Nitelikli bölümlerin değerini daha da arttırmak adına son bir yıl içerisinde altı milyonluk laboratuvar yatırımı yaptıklarını anlatan Özcan, “Çok ciddi, jet motoruna kadar orada şu anda öğrenci onu hazır bulacak geldiğinde ve bu programımız yüzde 100 İngilizce. Havacılık Uzay Mühendisliğimiz İngilizce. Biz lisansta bundan sonra üniversite olarak Türkçe program açmayı planlamıyoruz ileriye doğru. Tamamını İngilizce açacağız. Hatta mevcut programlarımızı da üç-beş yıl içerisinde tamamını İngilizce'ye çevirmeyi planlıyoruz. Öyle bir hedefimiz var. Hatta hatta araştırma görevliliği sınavında, biliyorsunuz araştırma görevliliği sınavla yapılıyor, o sınavda bu İngilizce dil puanını senato kararıyla 85'e çıkardık biz. 85 olmayan, Türkçe-İngilizce fark etmiyor, bizde araştırma görevlisi olamıyor. Hazırlık okulumuz var. 2022 yılında kurulmuştu. Biz hızlıca onun altyapısını oluşturduk. Birçok hocamızı aldık oraya. Hazırlık okulundaki hocalarımızın dil puanı ortalaması 97,5 şu anda. Yani çok nitelikli gençlerimiz geldi oraya, biz çok memnunuz. Çok başarılı ve yoğun bir hazırlık eğitimi. Ama eğitimde taviz vermiyoruz, hani kaliteden taviz vermiyoruz açıkçası” dedi.
DAHA YAŞANABİLİR BİR KAMPÜS OLACAK
Hem Avrupa hem de dünyanın diğer ülkeleriyle Erasmus anlaşmaları olduğunu belirten Özcan, öğrencilerin yurt dışında faydalanabilecekleri 860 Erasmus anlaşması bulunduğunu söyledi. Mevcut öğrenciler için birkaç yıl içerisinde en az üç-dört tane çift diploma programı olacağını ifade eden Özcan, “İki yıl burada okuyacak öğrencimiz, iki yıl da orada hem burada paralı, hem orada, yurt dışında paralı, iki yıl da Amerika'da okuyacak mesela veya Çin'de okuyacak, iki tarafın da diplomasını alacak. Yani bunu geliştirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Üniversiteye 10 bin 250 metrekarelik bir kütüphane yapıldığını ve yeni eğitim-öğretim yılına açılmış olacağını kaydeden Özcan, “Öğrencilerimiz nefes alacak. Dibimizde 2 bin 500 kişilik öğrenci yurdu var erkek. Şimdi kadın öğrenci yurdu da 2 bin kişilik bitmek üzere, o da açılacak. Burası biraz hareketlenecek. O zaman daha yaşanabilir bir kampüs haline gelecek. Maalesef şu anda öğrencilerimiz kampüste dersine girip akşam yemeğini yiyip hemen kampüsten gidiyor. Halbuki kütüphaneyi vesaireyi tam teşekküllü hale getirebilirsek, getireceğiz ki onu bayağı bir ilerledik, 4 yıl önce sadece temeli vardı, başka bir şeyi yoktu, şu anda bitme aşamasına geldi. O zaman burası daha yaşanabilir bir kampüs olacak” diye konuştu.

URAP’TA İLK 10’DAYIZ
URAP sıralamasında tıp fakültesi olmayan Türk üniversiteleri arasında ilk 10’da yer aldıklarını söyleyen Özcan, “Tıp fakültesi olan üniversiteleri de eklediğimiz zaman 44’üncü sırada yer alıyoruz Türkiye'de. Tabii bu ne ifade ediyor? Mesela ben ilk başladığım zaman 67'lerdeydik biz, 44'e geldik. Mesela ilk başladığımda 24'lerdeydik, 10’uncu sıraya geldik. Onun dışında Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nde biz, 2024 verileri en son yayınlandı, üniversite olarak 22’nci sıradayız Türkiye'de 208 üniversite arasında. Onun dışında birçok alanda mesela pilotaj zaten bir tane var, Uçak Mühendisliği'nde Türkiye'de şu anda sıralamalarda ikinci sıradayız, Havacılık ve Uzay Mühendisliği'nde de ikinci sıradayız. Uçak Mühendisliği'nde bizden önde İTÜ var, Havacılık ve Uzay Mühendisliği'nde de ODTÜ var. İkinci sırada biz varız. Onun için birçok sebep var. Kaliteli bir eğitim var, kaliteye önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
21 PROGRAMIN 18’İ AKREDİTE
ESTÜ’de özel durumu bulunan bölümler dışındaki 21 programın 18’inin akredite olduğunu söyleyen Özcan, “Bunlar Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu kullanım hakkına sahip. Logo hemen öyle basit verilmiyor. TYÇ, Türkiye'nin, Avrupa'yla referanslandığı, Avrupa Yeterlilikler Çerçevesiyle eşlendiği bir durum. Ve bunun logosu var. Bunu almak için siz önce, YÖKAK'a, önce bir akredite oluyorsunuz bağımsız kuruluşlardan. O bağımsız kuruluşun zaten YÖKAK, Yükseköğretim Kalite Kurulu, akredite ediyor. O akreditasyondan sonra siz YÖKAK'a onu gönderiyorsunuz. YÖKAK onu YÖK'e gönderiyor, komisyonlara giriyor hep bunlar. Sonra Mesleki Yeterlilik Kurumu'na gidiyor. Oradan TYÇ logosu çıkıyor. Basit bir şey değil. Ön lisansta, 4 programımızın 2 yıllık akreditasyonu bitmek üzere. Şimdi 10 program olarak başvuru yapıyoruz. Onları da akredite edeceğiz. Çünkü kalite önemli bir konu. Ve Avrupa'yla, mesela Mühendislik Fakültemizin akreditasyonu hem Avrupa'da hem de, Washington'dan da akredite oluyor. TYÇ logosu kullanma hakkına sahip olan 30 bin Türkiye'de lisans programı var, kullanım hakkına sahip olan program sayısı 3 bin değil şu anda. Yani yüzde 10 değil yani. Onun için, buraya gelen öğrenci kaliteyi, kaliteli, gelen öğrencinin kaliteli eğitim alacağı kesin yani. Çünkü siz o kuralları aşamazsınız, o kurallara uymak zorundasınız. Zaten onu istiyoruz biz” dedi.
İLK 2 YILDA YÜZDE 80’İ İSTİHDAM EDİLİYOR
Mezuniyet sonrası hatta öğrencilik döneminde dahi öğrencilerin işe yerleştiğini söyleyen Özcan, “Havacılıkta pilotajda zaten öğrenciyken işe giriyorlar. Yani daha mezun olmadan öğrenciler işe girmiş oluyor. Az önce bahsettim; Uçak Gövde-Motor, Havacılık Elektrik-Elektronik'i şu anda 3’üncü, 4’üncü sınıf öğrencileri işe girmiş durumda şu anda yani. Mühendislik tarafında öğrencilerimiz çok rahat işe giriyorlar. Çünkü biz artık yavaş yavaş tanınmaya başladık. Orada eğitim ciddi, üniversite kaliteli bir eğitim veriyor. İstatistiklere göre, üniversitemizden mezun olan öğrencilerin, hani toplamına baktığımız zaman, 2 bin 300 civarında mezun veriyoruz yılda. Bunların ilk 2 yılda yüzde 80'i işe giriyorlar. Ama bazı programlarda az önce bahsettiğim gibi okulu bitirir bitirmez zaten işe girmiş oluyorlar. Genel olarak bir sıkıntımız yok açıkçası üniversite olarak. Türkiye'de en çok para kazanılan 5 mesleğin içinde, mesela Uçak Mühendisliği ve Pilotaj var ki onlar da bizde var zaten. Yani düşünün, Türkiye'de en kolay iş bulunup, en çok para kazanılan mesleklerin iki tanesi üniversitemizde var zaten” diye aktardı.

HELİKOPTER EBEVEYNLİKTEN KAÇININ
YKS’ye girecek öğrencilerin ailelerine seslenen Özcan, “Çocuklarımızı kendi istediğimiz mesleklere zorlamayalım. Çocuk ne istiyorsa o meslekte yönlendirme yapalım sadece. Çünkü onun hayatı o olacak artık. Onu okumak istiyorsa oraya yönlendirilelim. Yani biz maalesef, bu şehirde çocuklarımızı çok seviyoruz aileler olarak ama çocukların tepesinde, helikopter anne-baba gibiyiz. Yani biraz bunu bırakalım. Böyle olunca çocuk özgüven kazanmıyor. İleriki yaşantısında çok sıkıntılar çekecek; üniversite hayatında, evlendiğinde vesaire. Yani hep yaşantısında sıkıntı çekecek, sürekli bir koruma arayacak arkasında. Hani bunu biraz bıraksak çok daha faydalı olacağız gençlere” ifadelerini kullandı.
DÜNYANIN SONU DEĞİL
Tercih yaparken çok dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Özcan, gençler için de şu tavsiyelerde bulundu: “Gerçekten üniversitemizde çok iyi bölümler, programlar var, diğer üniversitelerde de var. Ama tercihler yapıldıktan sonra, elbette şu anda imkanlar farklı. Mesela diyelim ki burada bir bölüme, programa geldi, önümüzdeki sene YKS'ye girmeden merkezi yerleştirmeyle puanı tutturursa başka bölüme de gidebiliyor girdiği yıldaki puanıyla. Öyle imkanlar var. Hani dünyanın sonu değil bu sınav. Hayat devam ediyor. Ama ellerinden gelen gayreti göstersinler. Zaten bugüne kadar çalıştılar. Bugünden sonra da kalkıp da hani yeni konu çalışmaya kalkmasınlar son günde. Sadece küçük bir tekrar, onun dışında rahat uyusunlar, bir gün önce dinlensinler. Yapacaklarına inanıyoruz. Hepsine canı gönülden başarılar diliyorum. Öğrencimiz olacaklara da inşallah şimdiden ‘hoş geldiniz’ diyorum” şeklinde konuştu.



