Eskişehir'in tarihi Odunpazarı Evleri bölgesinde atölyesinde üretim yapan 25 yaşındaki lületaşı sanatçısı İsmet İlker Güler, dünyanın yalnızca Eskişehir'de çıkarıldığı bilinen lületaşının yeterince tanıtılmadığını söyledi. Babası Erol Güler'in izinden giderek çocukluğundan bu yana lületaşı işleyen genç sanatçı, hem mesleğin geleceğine hem de tanıtım eksikliğine dikkat çekti.

"Herhangi bir büyük araç kullanılmadan sadece kazma kürek yardımıyla çıkarılıyor"

Lületaşının çıkarılış sürecini anlatan Güler, "Eskişehir'in kuzey bölgesinde 8-10 tane sıralı köylerimiz var. Lületaşı, o köylerin yeri muhtelif derinliklerinde aranarak bulunan bir maden türü. İlkel yöntemlerle, herhangi bir büyük araç kullanılmadan sadece kazma kürek yardımıyla çıkarılıyor. Hiltiler yardımıyla 8-10 metreden başlanıp yaklaşık 180 metre derinliğe kadar karınca yuvaları halinde sağa sola dağılmalar yapılarak çıkarılan bir madendir lületaşı. Dünyanın birkaç bölgesinde lületaşının benzerleri var ama kimya yapıları uyuşmadığı için aslı Eskişehir'de kuzey bölgemizde Kayacılar, Sepetçi, Margı ve Türkmentokat gibi köylerimizde çıkıyor" dedi.

Eskişehir'de DOA iade makinesi nerelerde var? İşte adresler
Eskişehir'de DOA iade makinesi nerelerde var? İşte adresler
İçeriği Görüntüle

"Renk değiştirmiyorsa o lületaşı değildir"

Lületaşının doğal yapısı gereği zamanla renk değiştirdiğini belirten Güler, "Lületaşı, zamanla krem ve kremin tonlarında renk değişimine uğrar. Bu tamamen kendi emici özelliğinden kaynaklı zaten. Lületaşı, magnezyum, silis ve karbonat kimya yapısı olan bir madendir aynı zamanda. Kendi emici özelliğinden kaynaklı olduğu için bu taşın kirlenmesi değil, tamamen doğal bir yaşlanma sürecini belli ediyor aslında. Bazı müşteriler lületaşı renk değiştirince kirlendiğini zannedebiliyorlar. Bu taşın kirlenmesi değil, tamamen kendi özelliği. O renk değiştirmiyorsa lületaşı değildir veya lületaşının alt sınıflarıdır" ifadelerini kullandı.

Sahte ürünlere dikkat çekti

Piyasada lületaşı adı altında satılan bazı ürünlerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Güler, "Maalesef ki işlediğimiz lületaşlarından üzerimize düşen talaşların temiz hallerini presleyerek biblo, bileklik ve tespih gibi ürünler çıkartmaya başladılar. Yine enseleniyorlar tabii ki ama piyasada olabiliyorlar. Bunlar herhangi bir şekilde lületaşıyla alakası olmayan ürünler. İçerisinde lületaşı tozu olan kimyasal maddelerden bahsediyoruz" diye konuştu.

"Üç temel bıçaktan çıkardığımız ürünler tamamen el yontumudur"

El işçiliğinin sabır gerektirdiğini belirten genç sanatçı, "Müşterimiz bir ürün siparişi istediğinde biz ona 3-4 gün teslim süresi veriyoruz ama daha özel, daha büyük işler olduğu zaman bu belki 15 gün, belki 1 ay, hatta aylar sürebiliyor. Müşteri de güzel bir ürün istiyorsa ona göre sabrederek işleyeceğim, o da sabrederek maalesef beklemek zorunda kalacak çünkü bunlar fabrikasyon ya da CNC ürünler değil. Üç temel bıçağımız var, o üç temel bıçaktan çıkardığımız ürünler tamamen el yontumudur" dedi.

"Festival var ama lületaşı yok"

Odunpazarı'nda düzenlenen lületaşı festivallerini de eleştiren Güler, "Siz Odunpazarı bölgesinde lületaşı festivali yapıp, o festivalde herhangi bir şekilde lületaşı bulundurmuyorsanız, o meslek unutulsun zaten. Yani lületaşı festivalimiz var ama stantlarda lületaşı yok. Sadece festival alanından bambaşka bir yerde lületaşı yontumu gösteri olarak yapılıyor. Lületaşını globalleştirmek için neden bir şeyler yapmıyoruz? Bu şekilde olunca lületaşının ne önemi kalıyor? Geleneksel bir el sanatı unutulmuş oluyor, böyle kalıyorsunuz yani" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

"Bakanlık belediyelere bırakmadan iş yapsa bizim için daha iyi olacak"

Lületaşının tanıtımında merkezi düzeyde daha güçlü adımlar atılması gerektiğini ifade eden Güler, "Biz elimizden geleni yapıyoruz. Bakanlık belediyelere bırakmadan iş yapsa bizim için daha iyi olacak. Mesela ben Kültür Bakanlığı devlet sanatçısıyım, en genç devlet sanatçısıyım ama kendim bilinmiyorum zaten. Lületaşı ustalarımızın genel yaş ortalaması zaten 45 ve 65 yaş üstüdür. En genci olarak ben kendimi sürekli öne çıkarmaya çalışıyorum. Ben neden yurt dışına lületaşını tanıtmaya gitmiyorum? Konuşup mesleğimi anlatacağım kadar dil de biliyorum, yurt dışında veya yurt içinde neden farklı farklı bölgeleri gezmiyorum?" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA