Dalında en fazla 60 TL'ye satılan kirazın market raflarında 250 TL'ye kadar ulaşması, üreticilerin tepkisine neden oldu.
46 yıllık üretim geleneğinde hasat sona yaklaştı
Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde yaklaşık 46 yıldır yetiştirilen ve yurt dışına da ihraç edilen Napolyon cinsi kiraz için hasat sezonunda sona gelindi. Yaklaşık 550 metre rakıma sahip ilçede, 1980 yılından bu yana önemli gelir kaynaklarından biri olan kiraz üretimi, bu yıl da ailelerin yoğun emeğiyle gerçekleştirildi.
İlçe genelinde yaklaşık 10 bin dönüm alanda üretimi yapılan Napolyon kirazında bu sezon bin 200 ton rekolte bekleniyor.
Kalitesiyle hem yurt içinde hem yurt dışında ilgi görüyor
Parlak kırmızı rengi, iri ve kalp şeklindeki taneleri, kendine has aroması ile uzun raf ömrü sayesinde Napolyon kirazı hem iç pazarda hem de ihracatta yoğun ilgi görüyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayan hasatta özenle dalından toplanan kirazlar kasalara yerleştiriliyor. Ürünler daha sonra Gölpazarı Kiraz Hali'nde tüccarlara satılarak paketleniyor ve Türkiye'nin farklı şehirlerine ile yurt dışındaki pazarlara gönderiliyor.
Üretici: "Dalında 60 lira, markette 250 lira"
Kiraz üreticisi Orhan Büyükavcı, bu yıl rekoltenin önceki yıllara göre daha düşük olduğunu belirterek üretici ile tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çekti.
Büyükavcı, bahçede kirazın 30 ila 70 TL arasında alıcı bulduğunu, çoğu zaman ise en fazla 60 TL'ye satılabildiğini ifade ederek, aynı ürünün marketlerde 200 ila 250 TL arasında satılmasının üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
"Bu şartlarda üretimi sürdürmek zor"
1981 yılından bu yana kiraz üretimi yaptığını belirten Mehmet Düzcü ise artan maliyetler karşısında satış fiyatlarının yetersiz kaldığını dile getirdi.
Emeğinin karşılığını alamadığını ifade eden Düzcü, üretim maliyetlerinin her geçen yıl arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının üreticiyi tatmin etmediğini belirterek, bu şartlarda kiraz yetiştiriciliğinin sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Üreticiler destek bekliyor
Gölpazarı'nda kiraz üreticileri, artan girdi maliyetleri ile tarladan sofraya uzanan süreçte oluşan yüksek fiyat farkının azaltılmasını istiyor. Üreticiler, hem emeklerinin karşılığını alabilecekleri hem de tüketicinin daha uygun fiyatla ürüne ulaşabileceği bir piyasa yapısının oluşturulmasını talep ediyor.