Anahtar Parti Genel Sekreteri Nihal Ağca, Eskişehir’e gelerek parti teşkilatıyla buluştu. Ağca, Hamamyolu Caddesi’ndeki stantlarında basın mensuplarının sorunlarını yanıtlayadı. Parti olarak saha çalışmalarına önem verdiklerine vurgu yapan Ağca, üye sayılarında ciddi bir artış olduğunu belirterek “Odunpazarı ilçemizdeki standımız bu yıl içerisinde 98 ayrı gün burada hizmet verdi. Bu bilgi bile Eskişehir’de ne kadar sahada olduğumuzu gösteriyor. Üye sayılarında yalnızca Eskişehir’de değil, Türkiye genelinde de ciddi bir yükseliş söz konusu. Son bir yıl içerisinde üye artış oranını en fazla artıran 2’nci parti Anahtar Parti’dir. Bu tablo, milletimizin partimize olan ilgisinin ve bizimle birlikte yürüme arzusunun bir göstergesidir” dedi.
GERÇEK ALTERNATİF OLACAĞIZ!
Eskişehir’de de, Türkiye genelinde de iktidarı hedeflediklerini belirten Ağca, iktidar yolunda herhangi bir partiyle ittifak kurmayı düşünmediklerini ifade etti. Ağca, “Biz mevcut siyasetin iki parti arasına sıkışmış yapısına itiraz ediyoruz. Yüzde 50 barajı, doğal olmayan ittifakları zorunlu hale getiriyor; normal şartlarda bir araya gelmeyecek yapılar aynı çatı altında buluşabiliyor. Biz milletimizin gerçek alternatifi olmak için yola çıktık. Herhangi bir partiyle ittifak yapmayı düşünmüyoruz. Bizim ittifakımız milletimizledir. Bugün Türkiye’de tarihi seviyede bir kararsız seçmen oranı var. Yüzde 30-35 deniyor ama bazı anket şirketleri yüzde 38-39’a kadar çıkan oranlar veriyor. Bu şu demektir: Milletimizin neredeyse yüzde 40’ı mevcut siyasi tablodan memnun değil, daha önce oy verdiği partilerden hoşnut değil. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi biz AK Parti’nin mevcut karnesinin sorumluluğunu tek başına üstlenmesini istiyoruz” diye konuştu.
1 YILDA İLK 5’E GİRDİK
Anahtar Parti’nin anketlerdeki durumuna yönelik de değerlendirmeler yapan Ağca, “Biz Ekim 2024’te, Türkiye’nin 161’inci partisi olarak kurulduk. 160 parti varken 161’inci parti olarak siyaset sahnesine çıktık. Zor bir alana girdik. Ama ilk bir yıl içinde kamuoyu araştırmalarında ilk 5 parti arasına girmeyi başardık. Oy oranımız yüzde 5-6 bandında. 5.2, 5.9, 6.8 gibi oranlar gördük. Ortalama olarak 5.5-6 bandında olduğumuzu söyleyebiliriz. Bir yıllık bir parti için bunun oldukça önemli bir başarı olduğunu düşünüyoruz. Hedefimiz yaza kadar bu oranı yüzde 8-10 bandına taşımak ve partimizi ilk 3 parti arasına sokmak. Teşkilatlanmamız da hızla tamamlandı. 81 ilde ve yaklaşık 730-740 ilçede teşkilatlarımız kuruldu. Eskişehir’de gördüğünüz tablo aslında Türkiye genelinin bir yansımasıdır. Bu nedenle sürecin iyi gittiğini ve anketlerin beklentilerimiz doğrultusunda ilerlediğini düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.
PARSEL BAZLI DEĞİL ADA BAZLI DÖNÜŞÜM!
Eskişehir’deki kentsel dönüşümün parsel bazlı değil ada bazlı yapılması gerektiğine dikkat çeken İl başkanı Çağlar Ölce de, “Parsel bazlı dönüşümler yapılıyor. Oysa bizim derhal parsel bazlı dönüşümleri durdurup ada bazlı dönüşüme geçmemiz gerekiyor. Ancak bunu yaparken geniş bir uzlaşı zemini oluşturmalıyız. Yereldeki yöneticilerimiz, merkezi hükümet temsilcileri, kıymetli akademisyenlerimiz, emlak ve gayrimenkul sektörü temsilcileri, şehir plancıları, mühendisler, mimarlar, müteahhitler ve hatta sosyologlar aynı masa etrafında bir araya gelmelidir. Kentsel dönüşüm yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm sürecidir. Pilot mahalleler belirleyerek bu işi adım adım başarmalıyız. Bir mahallede doğru ve bütüncül bir dönüşümü gerçekleştirebilirsek, bunu tüm Eskişehir’e yayabiliriz. Kentsel dönüşüm demek yalnızca depreme dayanıklı bina yapmak değildir. Aynı zamanda sokak genişliklerinin artırılması, trafik ve otopark sorunlarının çözülmesi, daha ferah konut ve iş alanlarının oluşturulması demektir. Altyapının yenilenmesi, internet hatlarından elektrik kablolarına kadar her şeyin yer altına alınması demektir. Ayrıca kentsel dönüşüm esnaf düzenini de kapsar. Bugün bir yerel bakkalın yanında birden fazla büyük zincir market açılabiliyor. Oysa planlı bir dönüşüm sürecinde; nerede eczane, nerede bakkal, nerede büyük market zinciri olacağı dahi adil ve dengeli bir şekilde planlanabilir. Otopark alanları çözülebilir, mahalle kültürü korunabilir, insanlar daha huzurlu ve kaygısız bir yaşam sürebilir” dedi.
.



