25 yıllık süreç sonunda adaletin bir türlü gelmemesi, yargı mekanizmasının etkinliği konusunda ciddi soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi.

Bir dönem Eskişehir İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapan, halkla kurduğu yakın ilişkiler ve suçla mücadeledeki çalışmalarıyla hafızalarda yer edinen Şehit Ali Gaffar Okkan’ın 2001 yılında uğradığı suikasta ilişkin davada firari iki sanık hakkındaki dosya zaman aşımına uğradı.

Şehit Ali Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001’de Diyarbakır’da Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde makam aracıyla pusuya düşürülerek silahlı saldırıya uğradı. Okkan ile polis memurları Mehmet Kamalı, Mehmet Sepetçi, Selahattin Baysoy, Sabri Kün, Atilla Durmuş uğradıkları silahlı saldırıda şehit düştü.25 yıldır devam eden davada dün kritik bir karar çıktı. Hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan iki firari sanığa ilişkin dosya zamanaşımı gerekçesiyle kapatılırken, sanıklar hakkındaki yakalama emirleri de kaldırıldı.

Ülkede zamanaşımına uğrayan pek çok dava bulunurken, bu tür kararlar kamuoyunda adalet ve yargı süreçlerinin işleyişine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.

DÜŞME KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Yaşanan bu süreci hukuki açıdan değerlendiren Avukat Raif Çağrı Akdoğan, düşme kararının ne anlama geldiğine ilişkin bilgi verdi. Yasalarda ceza yargılamasında suçun işlendiği tarihten itibaren cezanın verileceği tarihe kadar belli süreler koyulduğunu belirten Akdoğan, “Bu süreler suça göre değişiklik gösteriyorlar.Bu süreler tamamlanıncaya kadar ceza yargılaması diyor ki; şüpheliyi bul, yargıla, cezasını ver, infazına geç. Bu süre tamamlanıncaya kadar tüm bunları yapamazsan artık bu kişi hakkında zaman aşımı uygulanır ve hakkında dosyasında düşme kararı verilir diyor. Yargılandığı suçun ceza miktarına göre zamanaşımı süreleri öngörülmüş yasada. Bu süreler içerisinde sen bu yargılamayı yapıp tamamlayamazsan artık dosya soruşturma aşamasındaysa şüpheli hakkında, yargılama aşamasındaysa sanık hakkında dosyada düşürülme kararı verilir diyor. Mevcut dosyada da bildiğim kadarıyla gıyaben bir yargılama yapılıyor. Gıyaben yapılan yargılamada zaman aşımı tamamlandığı için artık düşme kararı verildiğini biz de kamuoyundan öğrenmiş bulunuyoruz. Gıyaben de suçlunun bu zamana kadar hiçbir şekilde yakalanmadığı anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

“SUÇSUZ”DEMEK DEĞİL

Verilen bu kararın sanıkların suçsuz olduğu anlamına gelmediğini söyleyen Akdoğan, “Sanıkların suçlu ya da suçsuz olduğunu yargılama belirler. Ceza mahkemeleri bunun için varlar. Şüpheli hakkında belli bir şüphe oluştuysa aleyhine deliller toplandıysa hakkında iddianame hazırlanıp yargılanma aşamasına geçilir. Ama bu sanık hakkında zaman aşımı tamamlandıktan sonra düşme kararı verilmiş olması kesinlikle suçlu ya da suçsuz olduğu anlamına gelmez. Suçtan suça zaman aşımı süresi değişiyor. Suçta görülen ceza miktarına göre zaman aşımı süreleri değişiyor” ifadelerini kullandı.

YENİ BİR DÜZENLEME YAPILMALI

Firari sanıklar açısından zaman aşımın işlemesi konusunun tartışmalı bir konu olduğunu kaydeden Akdoğan, “Zaten bunu biz özellikle terör ya da FETÖ dosyalarında fazlasıyla karşılaşıyoruz. Kişi hakkında soruşturma başlatıldığını öğrendiği anda hemen yurt dışına kaçıyor ya da iyi bir saklanma yöntemi varsa saklanabiliyor. Bundaki temel amaç ne? Dosyasının zaman aşımı kapsamında düşmesini sağlayabilmek. Kesinlikle tartışmalı bir konu. Şahsi yorumum; yasalar düzenlenmeli. Özellikle terör suçlarında, devletin varlığına ve bütünlüğüne karşı olan suçlarda bana kalırsa kesinlikle düzenleme yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Kadıncık Mahallesi'nde yağmur ve şükür duası yapıldı
Kadıncık Mahallesi'nde yağmur ve şükür duası yapıldı
İçeriği Görüntüle

KİŞİLERE ÖZGÜRLÜK TANIYOR

Yakalama kararının kaldırılması hakkında bilgi veren Akdoğan, “Yakalama kararı dediğimiz şey kişiye “ben seni zorla mahkemeye getireceğim” demektir, halk tabiri ile anlayabileceğimiz ifade bu. Yani benim seni dinlemeye ihtiyacım var diyor mahkeme. Bu yüzden kişi hakkında yakalama kararı çıkartılıyor. Yakalama kararının çıkartılması kişiyi ilk gördüğü yerde yakalandığı anda ifadeye alınması lazım, bu anlama geliyor. Yakalama kararının kaldırılması ise özgürlük demek. Bu karar kaldırıldığı andan itibaren herhangi bir GBT kontrolünden korkmana gerek yok ya da trafikte çevirmeden korkmana bile gerek yok. Çünkü artık özgürsün. Bu karar kişiye özgürlük tanıyan bir alan oluşturur” dedi.

KARAR DEĞİŞMEZ

Zamanaşımına uğrayan davalarda karara itiraz edilebileceğini ancak sonucun değişme ihtimalinin düşük olduğunu ifade eden Akdoğan, “Olağan ve olağanüstü kanun yollarımız var bizim, alınan kararlara karşı itiraz edebildiğimiz. Her iki kanun yoluna gidilebilir. Ama zaman aşımı gibi kesin bir sebeple düşen bir dosyada olağan ya da olağanüstü kanun yoluna gidilse bile ben kararın değişebileceğini düşünmüyorum. Neticenin değişebileceğini düşünmüyorum” diye aktardı.

Kaynak: Haber Merkezi