Ayhan Aydıner

DİRENİŞ VE KURTULUŞ

17 Mayıs 2019 23:59
A
a

Yarın 19 Mayıs, 100 yıl önce Türk Milletinin ‘kurtuluş mücadelesinin başladığı’ bir gün.
 
“YA BAĞIMSIZLIK
YA ÖLÜM”
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Yemen’den Arnavutluk’a kadar uzanan bir imparatorluğun darmadağın olmasına rağmen,  Türk Milleti Mustafa Kemal Paşa önderliğinde mücadele edecek azmi ve kararlığı bularak ülkemize giydirilmek istenen gömleği yırttı. Bandırma Vapuruyla İstanbul’dan Samsun’a gelen Atatürk, halkın tam bağımsızlığını kazanması için milli mücadeleyi başlattı. “Türk’ün onuru ve gururu ve yeteneği çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir Ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun, daha iyi.  Bu nedenle ya bağımsızlık, ya ölüm”  diyen Büyük Komutan Atatürk’ün önderliğinde Türk Milleti destanlar yazarak, ülkesini istila eden emperyalist devletleri yenerek bağımsızlığını kazandı. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.
 
1937’DEN BERİ
KUTLANIYOR
Cumhuriyet’in 1923’te ilan edilmesine karşın “19 Mayıs”, 1937 yılında “bayram” olarak kabul edildi. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerinden merhum İsmet Bozdağ,  Haziran 1995’de Gazeteci Nuriye Akman ile yaptığı röportajda bu tarihi olay ile ilgili şu bilgileri verdi; 'Yıl 1936. Günlerden 19 Mayıs. Atatürk Dolmabahçe'de', yanında Şükrü Kaya, Ruşen Eşref, Kılıç Ali, Salih Bozok, Mehmet Seydan, Nuri Conker var, konuşuyorlar. Birdenbire Atatürk soruyor ‘Bugün günlerden ne?’ Diyorlar ‘Salı, Çarşamba neyse.’ “Ayın kaçı? 19’u.” ‘Aylardan ne?  Mayıs’ ‘Ne oldu bugün söyleyin bakalım’ diyor. Düşünüyorlar, “19 Mayıs’ta ne oldu?" Şimdi bunlar arıyorlar. ‘İzmir’in işgalinin 3’üncü günü’ diyorlar. ‘Ankara mitingi yapılmıştı’ diyorlar. Atatürk ‘değil’ diyor. “İsmet Paşa’nın Lozan’dan Gazi’ye çektiği telgraf” diyorlar. “Hayır, o 1923’te, Mayıs’ta değil” diyorlar. ‘Haliç Konferansı’ diyorlar. ‘İngilizlerle Irak meselesi üzerinde konuşmuştuk’ diyorlar.
 
ÜLKENİN
KURTULUŞUDUR
 ‘Terakkiperver Fırka’nın kapatılması da bu aylarda olmuştu’ diyorlar. Atatürk, ‘Bırakın yahu bunları’ diyor. ‘Öyle bir şeydir ki bu, ülkenin kurtuluşudur’. Yine bulamıyorlar. En sonra Şükrü Kaya hatırlıyor, ‘Bu sizin İstanbul’dan ayrıldığınız gün mü?’ deyince ‘Yaklaştın’ diyor, ‘Samsun’a çıktığımız gün’. Sonra, ‘Asıl yapacağınız bayram bu’ diyor. Ertesi sene 1937’nin 19 Mayıs’ında Şükrü Kaya’nın tertibiyle 19 Mayıs Bayramı kutlanıyor.”
İKİ KEZ GÖREBİLDİ
Büyük Önder Atatürk,19 Mayıs Bayramını iki kez görebildi. İsmet Bozdağ röportajda  “Evet, 1937’de bir görüyor. İkincisinde, yani 1938’de Atatürk hasta. ‘Acar’ adlı motoruyla motoruyla önce Florya’ya dönüp Boğaz’ın en ucuna kadar gidiyorlar. Kıyılarda herkes Acar teknesini tanıdığı için alkışlıyor, çok memnun oluyor Atatürk fakat yoruluyor. ‘Dönelim’ diyor. Böylece son bayramını da görüyor ama hasta olarak” demişti.
 
SAMSUNLULAR 1926’DAN
BERİ BAYRAMI KUTLUYOR
Samsun Halkı 1937’den önce de  19 Mayıs’ı 1926 yılından itibaren 'Gazi Günü’ ve  ‘19 Mayıs Bayramı’  olarak her yıl kutluyordu. Samsun Halkı ve milletvekilleri 19 Mayıs’ın resmi bayram olması için çok uğraştı. Samsunluların 1926 yılından itibaren yerel olarak kutladığı bayram Atatürk’ün isteğiyle 1937 yılında tüm Türkiye genelinde kutlanmaya başlandı. 1937 ve 1938 yılı 19 Mayıs Bayramı olarak kutlandı. Atatürk, 19 Mayıs gösterilerini ölümünden altı ay kadar önce, Ankara’da 19 Mayıs Stadyumu’nda son kez izledi.
 
20 HAZİRAN 1938’DE
Ulu Önder, Türk gençliğine ve Türk sporculuğuna bugünün tahsis edilmesini istiyordu. O nedenle, İçişleri Bakanlığı’nın 2739 Sayılı Kanunun 2. maddesine bir fıkra eklenmesi hususunda hazırlamış olduğu yasa tasarısı, Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek, 1 Haziran’da TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Meclis İçişleri Komisyonu’nda müzakere olunan tasarı, 8 Haziran’da Meclis Başkanlığı’na takdim edildi. 26. Meclis Genel Kurulu, söz konusu tasarıyı, 13 Haziran’da birinci kez, 20 Haziran’da ikinci kez görüşüp kabul etti. Böylece 20 Haziran 1938 tarihinde alınan karar ile 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaya başladı.
 
AYDINLIK GELECEĞİMİZ
12 Eylül Darbesi’nden sonra Bayram Atatürk’ü Anma Günü olarak da kutlanmaya başladı. Atatürk tarafından gençlere ve sporculara tahsis edilen 19 Mayıs’ı 12 Eylül’den sonra “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutluyoruz. Türk’ün Kurtuluşunun başlangıcını simgeleyen bu anlamlı bayram, Büyük Önder Atatürk’ün istediği gibi Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmalıdır.  Zaten bu bayramın değerini bilen herkes Ata’sını sonsuza dek saygıyla anmaya devam edecektir. Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bayramı bugün kutlayacak olan Türk Gençliği ülkemizin aydın geleceğidir. Büyük Önder’in kendilerine emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkarak,  ülkemizin dış ve iç mihraklar tarafından bölünmesine asla izin vermeyecektir.  Bu anlamlı günde başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere  Kurtuluş Savaşı’nda şehit  ve gazi olan  tüm büyüklerimizi saygıyla anıyorum...
 ------------------------------------------------------
BAŞKANLIK ÇUHADAR’A ÇOK YAKIŞTI

Beş branşa 280 sporcusu olan Odunpazarıspor Kulübü Olağanüstü Genel Kurulu gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi Meclis Salonunda yapılan Genel Kurula Başkan Kazım Kurt’ta katıldı. Kongrede seçime tek liste ile giren Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nihat Çuhadar, Odunpazarıspor Kulübünün yeni başkanı oldu.  Çuhadar Başkanlığında Odunpazarıspor Kulübünün yeni yönetimi şu isimlerden oluştu; “Ahmet Bingöl, Figen Kahya, Evren Olcay, Yusuf Turhan, Şenol Durur, İsmail Kumru.” Eskişehir Amatör Süper Liginde mücadele eden ve bünyesinde futbolun yanı sıra basketbol, voleybol, atletizm ve tekvando gibi branşları bulunduran Odunpazarıspor Kulübü Başkanlığını Nihat Çuhadar’a gerçekten çok yakıştı. Çünkü Çuhadar yıllarca Eskişehirspor’da yöneticilik yaparak, ilimiz sporuna büyük hizmetlerde bulundu. Spor camiasında kendisini ispat etmiş isim olarak; sevilen ve takdir edilen Çuhadar’a yeni görevinde başarılar diliyorum. Onun başkanlığında Odunpazarıspor Kulübü başarı çıtasını daha yükseklere taşıyacaktır.
 ---------------------------------------------------
CUMARTESİ HİKAYESİ
DEĞERİNİ  ÖLDÜĞÜNDE Mİ ANLAYACAKSINIZ?

Bir adam eşine; “Dışarıda yemek yemeye çıkalım mı?” diye soruyor. Eşi ise şöyle cevap veriyor: “Hayır, ben seninle yemeğe çıkmayacağım. Başka bir kadınla git…” Adam şaşırıyor ve diyor ki; “Ben seni yemeğe çıkaracağım, sen ise başka bir kadınla yemeğe gitmemi istiyorsun !?” “Ben öyle bir adam değilim ki!? Sen hangi kadından bahsediyorsun?” Eşi; “Annen…” diyor.  “Annen… Bugün teklifini reddediyorum. Böylece sende annenle birlikte gidersin. Uzun zamandır annenle birlikte yemek yemedin, beraber vakit geçirmedin, bu yüzden annenle git…”
 
RÜYA GİBİYDİ
Adam hemen annesini arayıp soruyor; “Anne, hazırlan. Seni arabayla alıp birlikte yemeğe gideceğiz. Biraz da yürürüz…” Annesi duyduğuna inanamayarak, “gerçekten mi?” diye sorar. Adam; “Vallahi evet… Hadi yemeğe çıkalım.” Evet, gerçekten restoranda gittiler. Annesi o kadar mutlu ve sevinçliydi ki… Bu onun için bir rüya gibiydi. Nerede ya da ne kadar yedikleri önemli değildi. Sokakta bir kaldırımda bile oturup yemek yeseler fark etmezdi. Önemli olan şey onun oğluyla beraber olması ve ona karşı sevecen olmasıydı… Eşiyle ve çocuklarıyla meşgul olmasına rağmen annesini unutmamıştı. Böylelikle beraber bir gün geçirdiler. Bu onun hayatının çok güzel bir günüydü.
 
ÇOK MEŞGULDÜ
Eve dönerken oğlu annesine dedi ki; “Anneciğim! mutlu musun? Yürüyüş seni mutlu etti mi?” “Evet, vallahi çok güzeldi. Allah senden razı olsun.” Oğlu; “İnşallah bunu bir daha tekrar yapacağım.” Annesi; “Hayır, inşallah bir daha ki sefere ben seni davet edeceğim.” Haftalar, aylar geçti… Adam çok meşguldü. Annesi hastalandı ve vefat etti.  Oğlu çok üzgündü. Bir kaç gün sonra aynı restorandan kendisi ve bir başkası için davet geldi. Ve bu yemeğin hesabı ödenmişti bile… Adam, şaşırdı. Bu yemeğin hesabını kim ödemişti ki? Adam eşiyle beraber annesiyle yemek yediği yere gitti. Orada annesinden bir mektup vardı.(Annesi) Diyordu ki; “Sevgili oğlum, Allah senden razı olsun… Seni aynı yere davet edeceğimi söylemiştim ama sen sürekli meşguldün.. Şimdi ben sözümü tutmuş olacağım, seni ve değerli eşini davet ediyorum.” Annemizin değerini ölmeden önce anlamalıyız…
 ---------------------------------------------------------
FIKRA
NE İSTİYORLAR?

Yaşlı adam karısı ile doktora gitmiş, bazı sıkıntıları var, genel kontrol için.. Doktor muayeneden sonra, "Bazı testlere ihtiyacım var" demiş.. "Bunlar için idrar örneği, dışkı örneği ve sperm örneği gerek.."
Yaşlı adamın duyması da hafiften özürlü..
Karısına eğilmiş..
"Ne istiyor?.."
Kadın bağırmış..
"Donunu.."
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi