19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun

Ayhan Aydıner

SOSYETE’NİN İDDİALARI YENİLİR YUTULUR DEĞİL

13 Mayıs 2019 23:59
A
a

AK Partili bir okurum, AK Parti Odunpazarı İlçe Halkla İlişkiler Başkanı Gökhan Yıldırım’ın  bazı AK Partili yöneticilerine 22 Nisan saat 20.01’de whatsap’tan gönderdiği mesajı iletti. Sosyete Gökhan olarak da tanınan Yıldırım’ın whatsap mesajında İl Başkanı Zihni Çalışkan ve bazı yöneticilerle  ilgili iddiaları yenilir yutulur gibi değil.  Yıldırım mesajında şu ifadeleri (imla hatalarını düzelttim) kullandı; “Şimdi burada paylaşacaklarım belgelerle ses kayıtları gerçek bilgilerdir.  Yüreği olan iddia ettiklerime kulak asmadan hayatına devam eder. Açıklayacağım şeylerden sonra hepiniz için yarın öğleye kadar vakit veriyorum. Bu ahlaksızlıkları yapan kişiler istifa eder. Diğerleri de bu kadar ahlaksızlığın olduğu yönetimde durmaz. Yarın öğleye kadar istifa ederse konu kapanır.  Davamız için içim biraz olsun soğur. Zaten ahirette de bunların hesabını vereceksiniz. Ve ben sizleri Allah’a havale ediyorum. Eğer yarın 12’ye kadar istifa etmez iseniz saat 13 itibari ile sosyal medya üzerinden bütün rezillikleri belgeleri ile  paylaşacağım. Bu rezillikleri yapanların eşlerine bütün belgeleri ulaştıracağım. Bütün milletvekillerine ulaştıracağım. Genel Merkeze begelerle birlikte Allah şahit olsun ki gideceğim. Eskişehir’in bütün basın kuruluşlarına bütün belgeleri vereceğim. Sayın Zihni Çalışkan ya istifalarını alır gereğini yaparsın ya da seninle ilgili genel merkezden gelen 5,5 milyon liranın nereye gittiğinden ülkede onca fakir fukara varken 400 bin TL’yi Murat Boz’a verip, sıradan ismi duyulmamış sanatçılara 150 bin TL verilip Hasan Burgaz üzerinden basına verdiğin paraları kuruşuna kadar açıklarım. Kütahya’da TMSF’ye devredilmiş fabrikaya Orhan Durmuş’u yönetim kuruluna sokup kendini avukatı yaptığını, topladığın arsaların pafta parsellerine kadar açıklayacağım. Seçimi kaybetmemizin başmimarı olduğu saz için oluşturulan sistemin 2-3 kere çökmesine rağmen gerekli tedbirlerinin almadığınızı, SKM Başkanının seçim günü SKM’de olmadığını delillerimle birlikte ispat edeceğimi daha önemlisi senin değil, Yılmaz Şahin’in perde arkasından İl Başkanlığı yaptığını, son olarak şimdi değil ama yarın Odunpazarı ilçelerinin istifaları alınmaz ise Yılmaz Şahin ile olan en büyük bombanın ve senin onayın ile TYP üzerinden yediğiniz b.kları cümle aleme duyurmazsam namerdim. Ya istifaları alır. Başarısızlığın mimarlarını çizersin ya da sonuçlarına sen kendin katlanırsın...” Mesajda anlaşıldığı gibi AK Parti Odunpazarı İlçe Yöneticisi, İl Başkanı Zihni Çalışkan ve ismini vermediği yöneticileri açıkça tehdit ediyor. Gökhan Yıldırım’ın bu iddiaları doğru mu?  Yıldırım neden 23 Nisan saat 13.00’te sosyal medya üzerinden bütün rezillikleri belgeleriyle paylaşmadı. Söz ettiği belgeleri Eskişehir’deki basın kuruluşlarına neden vermedi?  Yoksa taraflar arasında uzlaşma mı oldu? O yöneticiler istifalarını verdi mi? Yıldırım’ın istifasını istediği yöneticilerin eşlerine ulaştıracağı belge kayıtlar neler?  Hukukçu olan Zihni Çalışkan Yıldırım’ın kendisi ve bazı yöneticilerle ilgili yaptığı suçlamalar ve tehditler için bir işlem yaptı mı? Yıldırım’ın Genel Merkezden gelen 5,5 milyon lira ile ilgili iddiaları doğru mu? Murat Boz’a 400 bin lira mı verildi? Hasan Burgaz üzerinden basına para mı dağıtıldı? Dağıtıldıysa, bu paraları hangi basın mensupları aldı? Çalışkan’ın Kütahya’da TMSF’ye devredilmiş fabrikaya Orhan Durmuş’u yönetim kuruluna sokup kendini avukatı yaptığı ve arsa topladığı iddiaları doğru mu? Ya da iftira mı? SKM Başkanı seçim günü görevinin başında mıydı? Yılmaz Şahin’in perde arkasından il başkanlığı mı yapıyor? Zihni Çalışkan Yıldırım’ın bu iddialarıyla ilgili kamuoyuna açıklama yapmalıdır. Aynı şekilde Gökhan Yıldırım’da bu mesajı neden gönderdiğini ve bu iddiaların hala arkasında olup olmadığını açıklamalıdır...

 
 --------------------------------------------------------
BIRAKIN TEKE TEK YARIŞSINLAR
 
YSK’nın aldığı karar sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri 23 Haziran’da yapılacak. Kazandığı seçim iptal edilen Ekrem İmamoğlu ile AK Parti adayı Binali Yıldırım belediye başkanlığı için yarışacak. Şu bir gerçek ki YSK’nın aldığı bu karar ‘Türk Demokrasi tarihine kara bir leke olarak’ geçecek. Ancak bu karar uygulanacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘39 ilçede miting yaparak’, Binali Yıldırım için oy isteyecekmiş. AK Partililer tarafından ‘Dünya Lideri’ olarak lanse edilen Erdoğan’ın ‘bir belediye başkanlığı seçimde ilçe ilçe dolaşıp oy isteyecek olması’  garip bir çelişki olacak. Demek ki ‘Dünya Lideri’ demekle ‘Dünya Lideri’ olunmuyormuş. Bunun için daha üstün  vasıflar gerekiyormuş. MHP Lideri Devlet Bahçeli de  Binali Yıldırım’a destek olmak için İstanbul’da karargah kuracakmış. Habur’da ‘teröristler davulla zurnayla  karşılanırken, Hükümet PKK ile Oslo’da pazarlık yaparken, Ergenekon-Balyoz kumpaslarıyla kahraman subaylar zindanlara atılırken, T.C. ve Andımız kaldırılırken  değil de Yıldırım’a oy istemek için karargah kurmak ‘Milliyetçi  olduğunu iddia eden bir parti liderine’ çok yakışır(!) Kendisini ‘yüksek milliyetçilik duygularından dolayı’ kutlamak(!) lazım. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da mutlaka İstanbul’da seçim çalışması yapacak. Keşke üç lider de İstanbul’da seçim çalışması yapmasa! İstanbullu seçmenler Erdoğan’a, Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye oy vermeyecekler. Seçimde liderler değil, İmamoğlu ile Yıldırım yarışacak. Bu iki isim projeleriyle yarışacak. Ne Erdoğan ne Kılıçdaroğlu ne de Bahçeli seçim sürecinde bırakın çalışmayı İstanbul’a bile uğramamalılar. Çünkü halk onların kısır kavgalarından, nefret söylemlerinden bıktı. Onların yapacakları miting ve çalışmalar seçim ortamını germekten başka hiçbir işe yaramayacaktır. Bırakın İmamoğlu ve Yıldırım’ı teke tek yarışsınlar. Seçimde nefret değil, sevgi tohumlarını eksinler...
 -------------------------------------------------
NOSTALJİ
TEMELİNİ VE AÇILIŞINI YAPTIĞI
ÜNİVERSİTEDEN DOKTORA ALDI

21 Yıl önce. 9’uncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’e 1998 yılında ‘Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) düzenlenen törenle Fahri Doktora’ veriliyor. Merhum Süleyman Demirel Başbakanlığı döneminde ESOGÜ Üniversitesi’nin ‘900 yataklı Tıp Fakültesi Hastanesi’nin temelini atmıştı. Aynı Demirel “19 Ocak 1994’de Cumhurbaşkanı olarak bu hastanenin ve ikinci üniversite olarak Osmangazi Üniversitesi’nin açılışını” gerçekleştirdi. ESOGÜ’nün temelini ve açılışını yapan Demirel’e Fahri Doktora verilmeyecek de, kime verilecekti? Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 1998 yılında siyasetteki kader arkadaşı eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk ile birlikte Üniversiteye gelerek, ‘Makine ve Maden Mühendisliği bölümlerinin de temellerini’ attı. Aynı gün düzenlenen törenle Demirel’e Fahri Doktora verildi. Fahri Doktorayı Cumhurbaşkanına ‘dönemin Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Fıratlı takdim’ etti. Fahri Doktorasını alan Demirel, ‘öğrencilere ve akademisyenlere ders’ verdi.  O güne ait fotoğraflarda dönemin Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Fıratlı, dönemin Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Ahmet Topçu, o yıllarda genç bir Yrd. Doç. Dr. olan  Prof. Dr. Haydar Aras,  Prof. Selami Kılıçkaya dikkat çekiyor. Eskişehir’e ve Türkiye’ye büyük katkıları olan Süleyman Demirel’in hizmetleri asla unutulmayacak…
 ---------------------------------------------------
FOTO ŞAKA

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım:
Cumhurbaşkanım mecliste AK Parti’ye oy verip, başkanlıkta bana oy vermeyenleri  tespit edip, onları seçim günü evlerine hapsedersek, seçimi rahat kazanırız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Binali en iyisi biz  seni evine hapsetsek, seçime daha rahat kazanırız.
 ----------------------------------------------
FIKRA
DÖNÜŞ ÜCRETİ

Delikanlı yeni tanıştığı genç kızı arabasına aldı. Şehre tepeden bakan Âşıklar Tepesi'ne çıktılar. Manzaraya bakarak biralarını içtiler. Sonu tahmin edersiniz. Sevişme bitince, kız delikanlıya döndü. "Kusura bakma" dedi. "Sana daha evvel söyleyemedim. Ben aslında profesyonel bir hayat kadınıyım. Ücretim de 20 dolardır." "Sorun değil" dedi, delikanlı. Çıkardı 20 doları uzattı. Kız parayı cebine koydu. Beş dakika, on dakika geçti. Delikanlı manzaraya bakmaya devam ediyordu. "Dönmeyecek miyiz?" dedi, kız. "Benim de sana bir itirafım var" dedi, delikanlı. "Ben aslında bir taksi şoförüyüm. Dönüş ücreti 25 dolardır, hanımefendi."
 
 
1000
icon
kenan 14 Mayıs 2019 08:35

vaybe habere bak.yazıklar olsun tuz kokmuş yeminlen

2 1 Cevap Yaz
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi