Eskişehir’in tarımsal potansiyeliyle öne çıkan Alpu ilçesine bağlı Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerinde, Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kurulması planlanan altın-gümüş maden ocağı ile taş kırma-eleme tesisine ilişkin yeniden başlatılan ÇED sürecine, bölge halkı tepki gösterdi. Projeyle ilgili kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını belirten Esence Mahallesi sakinleri, maden faaliyetlerinin bölgedeki üretime ciddi zarar vereceğini ve tarımı bitme noktasına getireceğini dile getirdi.

KESİNLİKLE KARŞIYIZ
Esence Mahallesi Muhtarı Görkem Alçın, yapılması planlanan maden ocağının yaşamı olumsuz etkileyeceğini söyleyerek, “Burada yapılması planlanan altın madeni ocağı bizim tarımsal üretimimizi, toprağımızı, suyumuzu, havamızı kirletecek. Biz buna kesinlikle karşıyız. Burada kırma tesisi kurulacağı söyleniyor. Siyanürsüz bir arama yapılacağı söyleniyor fakat köyümüze yakınlığı 300 metre. Bu görmüş olduğunuz arazide her türlü ürün yetişmekte. Mısır, çekirdek, şeker pancarı, soğan, patates, arpa, buğday… Burada yapılacak faaliyet belki 8 yıl, belki 20 belki 50 yıl fakat burada bin yıllık, bin beş yüz yıllık tarım arazisini öldürecek” dedi.

HALKLA TOPLANTI YAPILMADI
Firma tarafından sondajlar için iletişime geçildiğini fakat detaylı bir bilgi verilmediğini söyleyen Alçın, “8 yıllık bir süreçten bahsediliyor ama biz bunlara soruyoruz kapasite artırımına gidilecek mi diye… Çok fazla bir bilgi sahibi değiliz. Halkla toplantı yapılacağı söylendi fakat hala yapılmadı. Valilikle yaptığımız Mera Komisyonu’ndaki toplantıda meramıza sondaj çalışması için izin almaya çalıştılar. Biz ret oyu verdik fakat ikinci toplantıdan sonra onay alındı ve karot almaya başladılar şu an. Herhangi bir resmi yazı gelmedi zaten bu Resmi Gazete’de yayımlanarak verilecek bir karardır, şu an hala iletişime geçilmedi bizimle” ifadelerini kullandı. Ocağın en yakın binaya 300 metre olacağını belirten Alçın, “Burada patlatma yapılacak, 7-24 sürekli burada bir çalışma gerçekleştirilecek. Aşırı derecede tarımsal alanlara ve insanlara zararı olacak bunların” şeklinde konuştu.
ARAZİLERİMİZİ SULAYAMAYACAĞIZ
Toprakların bereketli olduğuna dikkat çeken Uyuzhamam Mahallesi Muhtarı Adil Utku Taşkın, “Tozudur, toprağıdır, suya karıştırılan bir sürü zehirli atık var, bunların hepsinin zararı olacak bu çevreye. Bu kadar güzel tarım arazileri ziyan olup gidecek. Sadece sondajlar için ufak bir toplantı yapılmıştı. Burada da bentonit kullanılmayacağını söylemişlerdi. Şu an basıyorlar kuyulara, bizim de sularımızda çıkıyor, tarım arazilerini sulayamayacak duruma geliyoruz. Damlamalarımızı bile kullanamıyoruz şu an, bentonit tıkıyor su kanallarını” dedi.

GÜCÜMÜZ YETMEDİ
Halkın büyük zarar göreceğini vurgulayan Aktepe Mahallesi Muhtarı Erkan Dandik, “Şehirde yaşayan insanların evinin önü kazıldığı zaman o tozu toprağı düşünün. Biz bunun içinde yaşayacağız. Çok büyük doğa katliamı olacak. Birkaç yıl önce tarım arazileri ihaleye çıkmıştı, maliye arazileri satışa çıkmıştı. O zaman biz köy olarak ihaleye girmiştik. Maalesef gücümüz yetmedi köylü olarak ihaleye. Şirket tarafından kazanıldı. Oraya şantiyeler kuruldu, çalışmalar başladı. Biz meramız gitmesin diye yaptık bunu. Şimdilik 3 mahallemiz etkileniyor. En az 5 bin kişiyi etkileyecek. Biz burada ürün yetiştiriyoruz ya da hayvancılık yapıyoruz. Bütün ülkeyi ilgilendiren bir konu bu” ifadelerini kullandı.

KAZIYA BAŞLARLARSA BİTTİK
Köydeki arazilerinin çoğunun Mahmut Sani Vakfı’na ait olduğunu söyleyen Eski Esence Mahallesi Muhtarı Mamadi Alçın, “Bu arazilerin içine sondaj kuyuları kurdular, suyu da buldular. Bu havzaya siyanür havuzunu da yapacaklar. Köyün dibine yapacaklar hem de hiçbir engel yok. Kaymaz’a bu toprağı taşıyamazlar binlerce ton. Uyuzhamam’ın, Aktepe’nin yeraltı sularını da köreltebiliriz dediler. Büyük bir tarım alanını kaybetmek üzereyiz… Üretimi de çok etkileyecek. Yeraltı suları zaten kısıtlıydı, şimdi temelli kaybedecekler. Köyümüzün okuyan gençlerini çiftçilik yapsınlar diye getirdik ama herhalde önleri karanlık. Kaymaz’ın orada Karakaya köyünü biliyoruz, toprakları etrafa yığdılar nefes alacak durumları yok. Bizim de köyümüz böyle olacak. Bir kere içme suyumuzu yüzde yüz kaybedeceğiz. Bizim köy kadar tesis kurdular. Aktepe Ovası’na da büyük bir arazi kiralayıp depo yaptılar. Şu an çalışıyorlar. Kazıya başlarlarsa bittik” şeklinde konuştu.

TORUNLARIMIZI BİLE ETKİLEYECEK
Aktepe Mahallesi sakinlerinden Mesut Akyıldız, bölgenin siyanürle zehirlenmesini istemediklerini anlattı. Akyıldız, “Bu sadece bizim için değil gelecekte torunlarımız için zehir olacak bir proje. Kesinlikle uygulanmaması lazım. Siyanürün ne kadar etkili olduğunu biz biliyoruz, derslerimizde okuduk. Buranın siyanürle zehirlenmesini istemiyoruz. İçme sularımız burada. Çok yakın içme suyu bulamayacağımız bir yer olacak. İçme suyumuz olmazsa ne hayvancılık olur ne başka bir şey… Bu sadece bizi etkilemeyecek, ülke ekonomisine de zararı olacak. Burada çadırlar var, çadırlarda bin kişiye yakın işçi var. Bunların hepsi bu arazilerde çalışıyorlar. Hadi bizim yaşımız geçti ama burada çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği var. Mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

CİDDİ ZARARI OLACAK
Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru da Esence sakinlerine destek olmak amacıyla bölgeye giderek, “2 metreden su çıkan bir yer. Bu proje doğaya, köylülere ve ekonomiye ciddi anlamda zararı olacak bir proje. Bunu kamuoyuna duyurmak için buradayız. Burada birlik olup destek verilmesi çok önemli” dedi.



