Tesisin pasa depolama alanının yıkılmasıyla binlerce metreküp kapasiteli maden atıkları bölgedeki toprağa ve suya karıştı.
Odunpazarı İlçesi Demirli ile Seklice mahallelerini kapsayan bölgede Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. AŞ tarafından yapılması planlanan Bentoit Ocağı Kapasite Artışı Projesi için mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti bölgede incelemelerde bulundu. Bilirkişi keşfinden bir gün önce bentoit ocağının maden tesisinin pasa depolama alanında toprak kayması meydana geldiği, tesisin pasa depolama alanının yıkılmasıyla binlerce metreküp kapasiteli maden atıklarının bölgedeki toprağa ve suya karıştığı ortaya çıktı.

DEMİRLİ İLİÇ OLMASIN
Bilirkişi keşfi sırasında topraklarını korumak için Demirli Mahallesi’nde bir araya gelen bölge sakinlerine Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri destek oldu. “Demirlide maden istemiyoruz”, “Ormanımı suyumu madene vermem”, “Havama suyuma toprağıma dokunma”, “Sermaye defol bu topraklar bizim”, “Ormanlar nehirler sermaye değiller”, “Doğa yaşam özgürlük”, “Bir tek ağacı vermeyeceğiz”, “Köyüme dokunma bu topraklar bizim”, “Demirli-Seklice İliç olmasın” sloganları atan bölge sakinleri 25 yıldır faaliyette olan madene tepki gösterdi.

BU MADEN BU KÖTÜ YUTACAK
Demirci halkına destek için bölgede açıklama yapan Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Aydemir, “21 Ağustos 2025 tarihinde Odunpazarı’na bağlı Demirli mahallesinde yöre halkının yoğun katılımıyla gerçekleştirdiğimiz halk buluşmasında ‘bu maden bu köyü yutacak’ demiştik” diyerek köylülerin madene karşı topraklarına ve yaşam haklarına sahip çıktığını hatırlattı.

HALKIN TEPKİLERİ DİKKATE ALINMADI
Aydemir, “Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu olarak yaptığımız buluşmadan sonra yöre halkı ve Demirli ile Seklice Mahalle muhtarlarının da katılımıyla Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne verilmek üzere Demirli mahallesinde 2009 yılından bu yana faaliyette bulunan Eczacıbaşı-Esan Holding tarafından işletilen Bentonit maden ocağının Kapasite artışı ile ilgili ÇED başvuru sürecinin iptal edilmesini içeren dilekçelerimizi Eskişehir Valiliğine vermiş ve Valilik binası önünde basın açıklaması yapmıştık. Dönemin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü ve yine dönemin Eskişehir Valisi halkın taleplerini dikkate almayarak süreci işletmiş, şimdi yaşanan maden kazasının da baş sorumluları olmuşlardır” diye konuştu.

HOLDİNGLERİN KAR HIRSI
“Erzincan İliç faciasına benzer bu kaza maden sahasında yasalarda belirtilen hiçbir önlem alınmamış, en küçük yağmurda bile maden ocağında çökme, akma ve irili ufaklı çatlaklar oluşmasına sebep olmuştur” diyen Aydemir, “Maden ocağında çalışan kimse olmaması can kaybına yol açmamış, ancak başıboş maden işletmeciliği yapan holdinglerin kâr hırsına yaşam alanlarını ne denli katlettiklerini gözler önüne sermiştir. Bu kaza 3 Mayıs 2026 tarihinde yağışlar sonucu meydana gelmiş ve mahkemenin bilirkişi keşfi yapacağı 8 Mayıs tarihine kadar ne şirket yetkililerinin ne de bu şirketi denetleme yetkisi olan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve diğer kamu yetkililerinin haberleri dahi olmamıştır” ifadelerini kullandı.

HUKUKİ SÜREÇ İÇİN ZORLAYACAĞIZ
Suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Aydemir, şunları söyledi: “Bu kadar aymazlık, bu kadar boş vermişlik ile yaşam alanlarımıza, ormanlarımıza, su varlıklarımıza göz koyanlar, talan ve yağmaya kalkışanlar hakkında bilirkişi keşfinin yapılacağı bugün Eskişehir Ekoloji Derneği olarak avukatlarımız suç duyurusunda bulunmuşlardır. Yöre halkının rızasına başvurulmadan 17 yıldır devam eden bu talan projesinin bu kaza nedeniyle derhal tamamen kapatılması ve proje ruhsatlarının iptal edilmesi için gerekli bütün adımları atacağız; bütün Türkiye halkının duyması için de gerekli propaganda araçlarını kullanacağız. Şirketlere ruhsat verdikten sonra, takip etmeyen, denetlemeyen, halkın ve doğanın hesabını sormayan kamu kurumları hakkında da gerekli hukuki sürecin başlaması için zorlayıcı olacağız. Ormanlarımızı katlederek yaşam alanlarımıza geri dönüşü imkansız hasarlar ve zararlar veren maden şirketlerini ifşa edeceğiz.”

BİLİMSELLİKTEN UZAK
7 Mayıs Perşembe günü Demirli mahallesinde büyük bir çevre felaketi yaşandığına dikkat çeken Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mert Yedek, söz konusu proje hakkında 7 Kasım 2025 tarihinde verilen ‘ÇED Olumlu’ kararını hatırlattı. Yedek, “Bütün itirazlara rağmen gerek yöre halkı gerekse de akademik kurum ve kuruluşlar, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütleri defalarca uyarıda bulunulmasına karşın faaliyetlerine devam eden bilimsellikten uzak planlarıyla çevre felaketlerinin yaşanmasına neden olmuşlardır. Mevcut durumda kayan maden atıklarının dolu toprağın yöre halkının kullanımında olan kamuya açık alanlarda ciddi sağlık tehlikesi barındırmaktadır. Kazanın meydana geldiği sahada halen hiçbir çalışma olmadan duruyor olması ve her geçen gün kirlilik seviyesinin daha da tehlikeli boyutlara ulaşması beklenmektedir” dedi.

SKANDALA İMZA ATTILAR
“Bu felaket, Giresun–Şebinkarahisar-Doğankent’te, Erzincan–İliç’te ve Kirazlıyayla’da yaşanan yıkımların ardından, ÇED mekanizmasının çevreyi ve toplumu koruyan bir araç olmaktan çıktığını, sermaye faaliyetlerini aklayan bir onay sistemine dönüştürüldüğünü bir kez daha gözler önüne sermiştir” diyen Yedek, “Kapasite artışı için yeni ÇED süreci yürütülen bir işletmede mevcut atık barajının patlaması, ÇED sisteminin geldiği noktayı gösteren ibretlik bir tablodur. Bugün ÇED Olumlu kararının iptali için açılan davada mahkemece aynı zamanda kazanın yaşandığı maden sahasında bilirkişi incelemesi yapıldı. Tehlikenin boyutu heyetçe de görülse de dosyada davalı konumdaki Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri kazanın yaşandığı maden projesini savunmaya devam ederek bir skandala daha imza attılar. Kamunun aslında halk sağlığından yana tavır alması beklenirken, doğayı ve çevreyi korumakla yükümlü yetkililer açıkça sermayeden yana taraf olmaktadırlar. Açıkça suç işlemektedirler” ifadelerini kullandı.

BU DÜZEN SON BULMALI
Avukat Yedek, şunları söyledi: “Sahada gerekli incelemeleri yaparak suç duyurusunda bulunduğumuzu da belirtiriz. Doğayı talan eden, yaşam alanlarını yok eden, bilimi ve hukuku hiçe sayan, yeraltı varlıklarımızı sömüren bu madencilik düzeni son bulmalıdır. İlgili sorumlular yargı önünde hesap verene kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

YILLIK 100 BİN TON
Bin 997 hektar ruhsat alanına ve yaklaşık 170 hektar işleme alanına sahip Bentoit Ocağı madeni kapsamında yıllık 100 bin ton cevher işleniyor. Proje kapsamında 1 milyon metreküp pasa olmak üzere toplam 2 milyon 100 bin ton kazı gerçekleştirilecek. Her geçen yıl giderek büyüyen ve Demirli Mahallesinin sınırlarına dayanan madenin durdurulmasını talep eden bölge sakinleri, geçen sene Ağustos ayında ÇED sürecinin sonlandırılması için Eskişehir Valiliği önünde açıklama yaparak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerini teslim etmişti.




