Etkinlikte annesinden böbrek nakliyle hayata tutunan Selahattin Demir ile oğluna eşinin böbreğini bağışlamasıyla ikinci bir hayat fırsatı sunan Emel Yılmaz da yaşadıkları zorlu süreci anlattı.

Eskişehir’de organ bağışı için farkındalık yürüyüşü

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla organ bağışının önemine dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenledi. İl Sağlık Müdürlüğü Ek Hizmet Binası önünden başlayan etkinlik, Doktorlar Caddesi güzergâhında devam etti.

Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen programda İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı ve organ nakli sürecini bizzat yaşayan sağlık çalışanları katılımcılara seslendi.

Türkiye’de yaklaşık 32 bin kişi organ nakli bekliyor

Türkiye’nin organ nakli konusunda önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, canlıdan organ naklinde başarılı sonuçlar elde edildiğini ancak kadavradan bağışların artırılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye genelinde 150’nin üzerinde organ nakli merkezi bulunduğunu belirten Bildirici, yaklaşık 32 bin kişinin organ nakli beklediğini, bu hastaların 26 bininin böbrek nakline ihtiyaç duyduğunu söyledi. Nakil bekleyenler arasında yaklaşık 650 çocuğun bulunduğuna dikkat çeken Bildirici, 2025 yılında Türkiye’de organ nakli beklerken 4 bin 674 hastanın hayatını kaybettiğini açıkladı.

Eskişehir’de 128 hasta nakil sırası bekliyor

Eskişehir’deki güncel verilere ilişkin bilgi veren Bildirici, kentte organ nakli bekleyen 128 hastanın bulunduğunu belirtti. Bu hastaların 125’inin böbrek, 3’ünün ise karaciğer nakline ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Kentte organ bağışı rakamlarının istenilen seviyede olmadığını kaydeden Bildirici, bugüne kadar Eskişehir’de yaklaşık 5 bin 100 kişinin organ bağışında bulunduğunu söyledi. Türkiye genelinde ise organ bağışında bulunan vatandaşların sayısının yaklaşık 712 bin olduğunu aktardı.

Organ bağışının e-Devlet ve e-Nabız üzerinden yapılabildiğini hatırlatan Bildirici, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, “Amacımız bu rakamları daha yukarılara çekmek. Farkındalığı artırırsak, vatandaşımıza daha sık ve daha kolay ulaşırsak organ bağışına ciddi anlamda destek vereceklerine inanıyorum. Hepimiz biliyoruz ki iyilik bulaşıcı bir şey. İyiliği çoğaltmamız lazım” dedi.

Annesinin böbreğiyle hayata tutundu, şimdi pankreas nakli bekliyor

Etkinliğin en duygusal anlarından biri, Muhtaçlara Sağlık Birimi Sorumlusu Selahattin Demir’in yaşadıklarını anlatmasıyla yaşandı. Böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görmek zorunda kaldığını belirten Demir, daha önce 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde aktif görev yaparken bu kez hasta olarak hastanelere gitmenin kendisini psikolojik açıdan zorladığını söyledi.

Tedavi sürecinde annesinin hiç tereddüt etmeden böbreğini bağışladığını anlatan Demir, o günleri şu sözlerle aktardı:

“Böbreklerim iflas etmeden önce 112'de çok aktif çalışan bir personeldim. Sahada ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza hizmet etmek için çalışıyordum. Daha sonra böbreklerim iflas etmeye başladığında diyaliz makinelerine bağlı bir süreç başladı. Sağlık camiasındaki arkadaşlarımın yanına bu kez hasta olarak gitmeye başladım. Bu benim için oldukça zorlu bir süreçti. Daha önce hasta götürdüğüm hastaneye hasta olarak gitmek gerçekten moralinizi bozan bir durum. Artık yarınlarımın olmayacağı düşüncesi rüyalarıma girmeye başlamıştı. Ta ki annem bu haberi alana kadar. Annem bir saniye bile düşünmeden, 'Benim böbreğim oğlum artık sende yaşasın' dedi.”

Annesinin bağışı sayesinde yeniden sağlığına kavuştuğunu belirten Demir, bu kez de pankreas nakli için beklediğini söyledi. İki kızının yanında olabilmesini annesinin fedakârlığına borçlu olduğunu ifade eden Demir, “Eğer bugün nefes alabiliyorsam, sevdiklerimle anılar biriktirebiliyorsam ve iki kızımın babası olarak onların yanında olabiliyorsam bunların hepsi fedakâr annem sayesindedir. Annem bana tekrar babalık fırsatı verdi” diye konuştu.

Organ bağışının yalnızca hastaların değil, ailelerinin de hayatını değiştirdiğini vurgulayan Demir, vatandaşlara bağış konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulundu.

Oğlunun ikinci hayatını babası verdi

Programda söz alan tıbbi sekreter Emel Yılmaz da oğlunun böbrek yetmezliği nedeniyle yaşadığı uzun tedavi sürecini katılımcılarla paylaştı.

Oğlunun 13 yıl boyunca tedavi gördüğünü, yaklaşık bir buçuk yıl önce ise böbreklerinin işlevini kaybettiğini anlatan Yılmaz, organ naklinin aileleri için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi:

“15 yıldır oğlumun böbrek nakli süreciyle mücadele eden bir anne olarak organ bağışının ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim. Bir insanın hayata yeniden doğmasını sağlayan organ bağışının değerini bu süreçte çok daha iyi anladım. Evladım 13 yıl boyunca tedavi sürecinden geçti. Bir buçuk sene önce böbrekleri iflas etti. Onu dünyaya ben getirdim ama ikinci hayatını babası bağışladı. Ona buradan minnet duygularımı iletmek istiyorum. Organ bağışı hayat kurtarır.”

“Binlerce vatandaşımız organ nakli için sıra bekliyor”

Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı da organ bağışının toplumsal dayanışmanın en önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti. Organ yetmezliği yaşayan binlerce kişinin yeniden sağlığına kavuşabilmek için nakil beklediğini ifade eden Işıldı, organ bağışına yönelik bilincin artırılması gerektiğini söyledi.

Eskişehir’de ortak yazılı sınav tartışması! Veli-Der itirazlarını sıraladı
Eskişehir’de ortak yazılı sınav tartışması! Veli-Der itirazlarını sıraladı
İçeriği Görüntüle

Işıldı, vatandaşların organ bağışının önemi konusunda bilinçlenmesinin hayati değer taşıdığını vurguladı.

Programın sonunda sağlık bilimleri öğrencilerinin de katılımıyla gökyüzüne balonlar bırakıldı. Etkinlik, organ bağışının hayat kurtaran önemine dikkat çekilmesinin ardından sona erdi.

Kaynak: Haber Merkezi