İbrahim Gerede

“EKONOMİ TIKIRINDA (!)…”

21 Aralık 2021 00:05
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Son aylarda toplumca ekonomiye kilitlendik… Toplumsal yaşamımızın temelini oluşturan “sağlık, beslenme, eğitim, güvenlik” gibi unsurlar ekonominin gölgesinde kaldı. Birlikte yaşamamızın olmazsa olmazları olan “eşitlik, özgürlük, barış, kardeşlik, hukuk, adalet” değerlerimiz ise yerlerde sürünüyor…
Ülkemizde açıkça bir “ekonomi terörü” yaşanıyor/ yaşatılıyor… Bu tür bunalımların çıkış yolu olan “bilim” ve “demokrasi” ne yazık ki ülkemizde çoktandır askıya alınmış durumda…
Bilindiği gibi, insanlık tarihinde bilimin ve demokrasinin aldığı yaraların gerçek sağaltımı “sanat” deryası içinde yapılagelmiştir. “Sanatın güzelliği ve inceliği” değil midir toplumsal yaşamı sürdürülebilir kılan?...
Gelin, birlikte kısa bir dalış yapalım sanat deryasına…
“NEREYE PAYİDAR NEREYE ?...”
Anımsanacağı gibi, ‘Nereye Payidar’, 1970’li yıllarda Ankara Sanat Tiyatrosu (AST)’nun sahnelediği müzikal bir oyundur. Oyunun yazarı Bilgesu Erenus’tur. Yönetmenliğini ise Rutkay Aziz yapmıştır.
Bu oyun, bir giyim satış mağazasında tezgâhtar olarak işe başlayan Payidar isimli bir kadın işçinin kendi hayatını kurtarmaya çalışan tutumlarıyla, sınıfının yanında durarak sınıfıyla birlikte mücadele etmesi arasında kaldığı ikilemlerle belirlenen öyküsünü konu alıyor.
Timur Selçuk’un yaptığı müzikleriyle tarihimize ve ortak belleğimize yerleşmiş olan oyunda yer alan şarkılardan biri de “Ekonomi Tıkırında…” Çiğdem Talu’nun aşağıdaki ince sözlerini, Timur Selçuk’un gülmece müziği eşliğinde okuyun lütfen:
“Ekonomi tıkırında/ Kriz var bunalım var/ Ekonomi tıkırında/ İşveren zor durumda/ İsçiyi bağrına basar/ Reva mı bu efendim/ Bunalım bundan doğar/ Demek ki ne yapmalı/ Paradan at bir sıfır/ Artsın öyle fiyatlar/ İsçi fazla at gitsin/
 
“İşsizlik pahalılık/ Konjonktür enflasyon/ Milletçe fedakârlık/ Kriz bunalım derken/ Bilançoya bir baktık:/ Bu yıl iki misli kâr/ Hayret şu işe bak sen/ Nerden geldi bu kârlar/ Kime gitti bu kârlar/ Aman kimse sormasın/ Kim kazandı bu işten/ aman kimse duymasın...”
Evet, bugün ülkemizde “Payidar” ve “Payidarlık”  güncelliğini koruyor… Ama biz, tıpkı oyundaki gibi, “Türkiye işçi sınıfına selam!” yollayarak bitirelim bu bölümü…
EBB- ŞT’DEN: “V. FRANK”
2021-2022 tiyatro sezonuna yeni projelerle başlayan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (EBB- ŞT), İsviçreli ünlü oyun yazarı Friedrich Dürrenmatt’ın “V. Frank” (Beşinci Frank) adlı oyunun ilk gösterimini 18 Aralık 2021 Cumartesi akşamı EBB Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirdi.
Yönetmenliğini, Devlet Tiyatrosu sanatçısı, ödüllü rejisör Yunus Emre Bozdoğan’ın üstlendiği, Tahsin Saraç’ın Türkçeleştirdiği oyunun dekor tasarımını Cenk Oral, kostüm tasarımını Tülay Kale, ışık tasarımını Mustafa Kala ve hareket düzenini Senem Oluz gerçekleştiriyor. Oyunun müzikleri ise ünlü besteci Turgay Erdener’e ait. Müzisyenler Özgecan Üçkaya (piyano), Berna Peynir (klarinet), Fırat Müftüoğlu, Işın Işık (kontrbas)
Şehir Tiyatrolarının başarılı oyuncuları Ercüment Yılmaz, Özlem Boyacı, Sinan Demirer, Devrim Özder Akın, Melda Yılmaz, Zafer Ergül, Hakkı Kuş, Berkay Akın, Emre Basalak, Savran Perk, Berkay Gökçek ile Nigar Berktin ve Ahmet Barut çok başarılı rolleriyle oyuna kalite katıyorlar.
Beşinci Frank, yazarın bütün öteki yapıtları gibi, zeki ve eleştirel bir bakışın ürünüdür. “Oyun, para ve güç tutkusunun, en temel insani duyguları nasıl yok ettiğini, trajikomik bir üslupla anlatan mizah düzeyi yüksek, etkili bir anlatıma sahip…”.
Sizlere oyunun tanıtım broşüründe yapılan değerlendirmelerden seçtiğim bazı cümleleri sunuyorum:
* Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen: “Oyun, para ve güç ilişkisi üzerine kurulmuş bozuk düzenin, insanlığı nasıl zehirlediğini anlatıyor bize…”
* Yönetmen Yunus Emre Bozdoğan: “Büyük paranın olduğu yerde her zaman büyük dümen vardır…”
* Genel Sanat Yönetmeni H. Tolga Tümer: “Zalimler tek bir şeyden korkarlar, alay konusu olmaktan…”
* Dramaturg Sibel Arıcan: “Geçer, değişir bir gün her şey…”
Günümüzde Payidarların(!) şaşkınlıklarına ve Frakların (!) dümenlerine karşı, sanatçılarımızın ürettikleri güzellikler yanında bize de “Sanata Evet! Yaşasın Sanat!” diye haykırmak; sanatı korumak ve geliştirmek kalıyor.
*****
Bugünkü yazımı, Sinemamızın Güzel Kralı Yılmaz Güney’in şiirsel sözleriyle bitirmek istiyorum:
  • “Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye…
  • Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye…
  • Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye...
  • Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye…”
Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla…
 
 
 
,
 
 
 
Arıman Web reklam
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir