İşten ayrılan ve kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini alamayan çalışanları ilgilendiren Yargıtay kararında, zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu vurgulandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başladığına dikkat çekerek, zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan verilen kararı bozdu.
İşten ayrılan çalışanların kullanmadıkları yıllık izinlerin ücretini talep edebilmesi için zamanaşımı süresine dikkat etmesi gerekiyor. İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan yıllık izinler ücret alacağına dönüşürken, bu alacağın tahsilinde yasal süre önem taşıyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararı, özellikle uzun yıllar çalıştıktan sonra işten ayrılan ve izin ücretlerini alamayan çalışanlar açısından dikkat çekici bir ayrıntıyı ortaya koydu.

Yıllık izin ücretinde zamanaşımı 5 yıl

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında, yıllık ücretli izin alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak uygulanıyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle 7036 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi arasındaki döneme ilişkin önceki değerlendirmesini yeniden ele aldı.
Daha önce söz konusu dönem için 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yönünde benimsenen yaklaşım değiştirildi. Yargıtay, bu dönemdeki yıllık izin ücreti alacaklarının da 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu sonucuna ulaştı.
Kararda öne çıkan bir diğer ayrıntı ise sürenin başlangıcı oldu. Buna göre yıllık izin ücreti alacağında 5 yıllık zamanaşımı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanıyor.

TOKİ’de yüzde 25 indirim fırsatı: Başvuru yapmayanlar bu tarihi kaçırmasın
TOKİ’de yüzde 25 indirim fırsatı: Başvuru yapmayanlar bu tarihi kaçırmasın
İçeriği Görüntüle

11 yıl çalışan işçinin izin ücreti davası Yargıtay'a taşındı

Karara konu olan uyuşmazlık, bir inşaat şirketinin yurt dışındaki şantiyelerinde demir ustası olarak çalışan ve yaklaşık 11 yılın ardından emeklilik nedeniyle işten ayrılan D.K.'nin alacaklarına ilişkin davadan kaynaklandı.
Kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini alamadığını ileri süren işçinin vefatının ardından yakınları, ödenmediğini belirttikleri işçilik alacaklarının tahsili için dava açtı.
Davacı taraf; kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretlerinin de ödenmesini talep etti. İşveren şirket ise iş sözleşmesinin işin tamamlanması nedeniyle sona erdiğini savunarak zamanaşımı itirazında bulundu ve işçinin herhangi bir alacağının kalmadığını ileri sürdü.

Mahkeme 110 günlük yıllık izin alacağını kabul etti

İş Mahkemesi, dosyadaki delilleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarını inceleyerek işçinin şirkette çalıştığını tespit etti. İşverenin, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini kanıtlayamadığı değerlendirilerek kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıldığı sonucuna varıldı.
Mahkeme ayrıca işçinin çalışma dönemi boyunca toplam 110 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunu belirledi. İşverenin izinlerin kullandırıldığını veya ücretlerinin ödendiğini kanıtlayamaması nedeniyle yıllık izin alacağı yönünden de hüküm kuruldu.
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretlerine ilişkin talepler ise zamanaşımı gerekçesiyle kabul edilmedi. Davanın kısmen kabul edilmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı. İstinaf başvurularının reddedilmesinin ardından işveren kararı temyiz etti.

Yargıtay, 5 yılı aşan süreye dikkat çekti

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı değerlendirmesini yeniden ele aldı. Daire, işçinin iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 24 Ekim 2019 tarihinde açıldığını belirledi.
İşverenin süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olmasını dikkate alan Yargıtay, dava açılana kadar 5 yıllık sürenin aşıldığına işaret etti.
Yıllık izin ücretinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle talebin reddedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesini hatalı bulan Daire, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu.

Kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti nasıl alınır?

Yıllık ücretli izin, işçilerin kanundan doğan hakları arasında yer alıyor. İş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan izinlerin ücretinin kural olarak talep edilmesi mümkün değil. Ancak iş sözleşmesi sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp kullanmadığı yıllık izinlerin karşılığı son ücret üzerinden hesaplanarak ödeniyor.
İzinlerin kullandırıldığını veya ücretinin ödendiğini kanıtlama konusu da uyuşmazlıklarda önem taşıyor. Bununla birlikte alacağın varlığı kadar, işten ayrılma tarihi ve işverenin zamanaşımı itirazında bulunup bulunmadığı da davanın sonucunu etkileyebiliyor.
İşten ayrıldıktan sonra yıllık izin ücretini alamayan çalışanların 5 yıllık zamanaşımı süresini göz önünde bulundurması gerekiyor. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başladığından, geçmiş yıllarda işten ayrılan çalışanların haklarını somut olayın koşullarına göre değerlendirmesi önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi