Kesikbaş, sanayinin yalnızca ekonomik büyümenin değil, istihdamın, teknolojik gelişimin ve toplumsal refahın da temel taşı olduğunu vurguladı.
"Üretim zayıflarsa kalkınma da yavaşlar"
Sanayinin ekonomideki payının azalmasının yalnızca istatistiksel bir değişim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kesikbaş, üretim kapasitesindeki gerilemenin ihracattan istihdama kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğuracağını dile getirdi.
Türkiye'nin sanayileşmesini tamamlamadan ağırlıklı olarak hizmet sektörüne yönelmesinin sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmayacağını belirten Kesikbaş, düşük verimlilik, dışa bağımlılık ve ekonomik kırılganlık risklerine dikkat çekti.
Eskişehir'in havacılık, savunma sanayii, raylı sistemler, makine, otomotiv, beyaz eşya, madencilik, seramik ve gıda sektörlerinde önemli bir üretim altyapısına sahip olduğunu hatırlatan Kesikbaş, bu birikimin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
"Sanayiyi gençlere doğru anlatmalıyız"
Sanayinin genç kuşaklar tarafından çoğu zaman ağır çalışma koşullarıyla özdeşleştirildiğini ifade eden Kesikbaş, bu algının değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Modern üretim tesislerinde artık yapay zekâ, robotik sistemler, yazılım, tasarım ve ileri teknoloji uygulamalarının ön planda olduğunu kaydeden Kesikbaş, gençlerin bu dönüşümün bir parçası olması gerektiğini söyledi.
Üretim kültürünün gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapan Kesikbaş, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması ve gençlere güçlü kariyer fırsatları sunulmasının sanayinin geleceği açısından kritik olduğunu ifade etti.
"Sanayicinin yükü her geçen gün artıyor"
Ekonomide uygulanan dezenflasyon sürecinin yükünün yalnızca üreticilerin omuzlarına bırakılmaması gerektiğini dile getiren Kesikbaş, sanayicilerin hem talepteki daralma hem de yükselen maliyetlerle mücadele ettiğini söyledi.
Artan enerji fiyatları, işçilik giderleri ve yüksek finansman maliyetlerinin işletmelerin kârlılığını ciddi şekilde düşürdüğünü belirten Kesikbaş, işletme sermayesi ihtiyacının büyüdüğünü, finansman giderlerinin ise faaliyet kârını önemli ölçüde erittiğini ifade etti.
Kârlılığın azalmasının yatırım, teknoloji yenileme ve yeni istihdam oluşturma kapasitesini de doğrudan olumsuz etkilediğini vurgulayan Kesikbaş, üreticilerin desteklenmesinin ekonomik büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
"Eskişehir yüksek katma değerli üretimde öncü olabilir"
Eskişehir'in sahip olduğu sanayi altyapısıyla yüksek katma değerli üretimde Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Kesikbaş, ihracat, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarının uzun vadeli ve uygun maliyetli finansmanla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Üniversite-sanayi iş birliğinin daha fazla ticarileşme ve patent üretimine odaklanmasının önemine işaret eden Kesikbaş, kritik ara mallarında yerlileşmenin artırılmasının da stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi.
Açıklamasını, "Eskişehir'in fabrikalarına, mühendislerine, emekçilerine ve gençlerine güveniyoruz. Çünkü üretimin olduğu yerde umut, kalkınma ve güçlü bir gelecek vardır." sözleriyle tamamladı.




