Davutoğlu, çiftçileri toprakla barıştırmak gerektiğini belirterek, “Çiftçiyi gübre ve mazotun fiyat artışından etkilenmeyecek şekilde sübvanse etmek, kredi değil hibe vermek lazım” dedi.
Dost Dernekler Federasyonu’nda basın mensuplarına açıklamada bulunan Davutoğlu, konuşmasına eşi SareDavutoğlu’nun Eskişehir’de yaşadığını belirterek başladı.Davutoğlu, “Eskişehirliler benim kayınbiraderimdir.. Eskişehir’e hep muhabbetle geldim, hep de muhabbet gördüm. O yüzden Eskişehir’e bakışım dışardan değil içeriden bakıştır. Başbakanlık görevlerim esnasında gittiğim bir isim verdim. Bursa’ya ‘ulu şehir’ ismini verdim ve yerleşti. Konya’ya ‘merkez şehir’, Erzurum’a ‘kale şehir’… Eskişehir’e de ‘harman şehir’ demiştim. Bunu derken bilinçli olarak Eskişehir’in demografisini, insan dokusunu ve topografyasını bilerek söyledim. Eskişehir, Balkan muhaciriyetininbaşlamasıyla birlikte Osmanlı’nın milli arazilerinin Balkanlardan gelenlere verilmesiyle başlayan bir kaynaşma şehridir. Anadolu ile Rumeli’yi kaynaştırdı. Sonra Kırım’dan Tatarlar geldi onlarla kaynaştı. Şimdi de göç hareketliliği ile birlikte bir çekim alanı olduğu için hepsi burada buluştu ve bir harman oluşturdu. Bu çok önemli” şeklinde konuştu.
ÇÖZÜM SİYASİ AHLAKTA
Çiftçilerin toprakla barışması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “Sarıcakaya klimatolojik olarak belki de dünyadaki en iyi alanlardan birisi. Orada da çiftçiler muzdarip. Ne yapmak lazım? Gübre ve mazotun çiftçiye herhangi bir fiyat artışından etkilenmeyecek şekilde sübvanse etmek lazım. Ben 1 sene önce petrol 12 liraya kadar çıkacak dedim. Bunu görmek için dünyayı takip etmeniz gerekiyor. Çiftçilere tekrar toprakla barışmalarını sağlayacak şekilde kredi değil hibe vermek lazım” dedi. Artık çiftçilere hibe desteği yerine düşük gösterilmiş ipotekli krediler verildiğini söyleyen Davutoğlu, “Tüm bunların arkasındaki en temel sorun derseniz, hukuku da içine alacak şekilde, temiz siyaset sorunudur. Siyasi ahlak sorunudur. Şimdi derler ki, ‘sen çiftçiye söz veriyorsun, alım garantisi diyorsun. Nasıl ödeyecek çiftçi bu durumdayken?’. 2016 yılında cumhuriyet tarihinin en düşük bütçe açığına ulaşmış, 2017 yılında denk bütçeye gidecektik. Bir rahmetli Erbakan Hoca döneminde oldu bu bir de benim başbakan olduğum son bütçeye bakın. Denk bütçeye gelmiştik. Kim açtı bu bütçe felaketini başımıza? 128 milyar dolar hazine kaynağını tüketirsen… Bugün uluslararası basındaki Türkiye ile ilgili en alarm verici haber, Türkiye 120 ton altın sattı yılbaşından bu yana diyorlar. 120 ton altını niye sattılar? Toplam rezervi 540 ton. Çünkü doları sabit tutmak istiyor. Altını satıp dolar alıyor, doları da piyasaya sürüyor. Doların yerine Yuan gelecek. Sen elindeki altını niye satıyorsun?” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu konuşmasını “Eskişehir’i Süper Lig’de görmek istiyorum” diyerek noktaladı.



