Bir nikah töreni sonrası; içimde hafif bir esinti,
Uzun yıllar hayatımda yer edinmiş, artık nadiren gördüğüm dostları görmenin, özlediğim seslerini duymanın yarattığı duygu seli.
***
Yaşadığım ruhsal anafora çare ararken gözüme çarpan bir cümle:
'Masrafsız çizik tamiri yapılır.'
Sosyal medyada reklamını böyle yapmış usta.
Öyle yabana atmayın zamane ustalarını. Sosyal medyayı gayet iyi kullanıyorlar. Teknolojiyi takip ediyor, kendilerini ve iş alanlarını geliştiriyorlar. Yetmiyor, bildiklerini paylaşmak için sunumlar hazırlayıp internette paylaşıyorlar. Dükkanları çağın 'dijital mabetler'ine dönmüş. Hayranlıkla izlenecek cihazlara sahipler.
Çizik tamiri, göçük tamiri ve bir sürü ayar işleri…
***
Bizim de bu işleri yapan ustalarımız vardı zamanında. İletişimi sabit telefonlarla sağlardık. Onların adı 'servis' değildi, 'usta'ydı.
Adları yoktu;
Koca ustaydı, kara ustaydı, muhacir ustaydı, Tatar ustaydı…
Onların ışıkları rengarenk yanan, dijital alfabenin rakam formlarını yansıtan makineleri yoktu.
Tornavidaları her şeye hakimdi. Bir de hassas kulakları vardı.
'Çalıştır bakayım!'
Kulak kesilirlerdi araba çalışırken.
'Gaz ver şimdi, ama yavaş yavaş!'
Yine dikkat kesilir, ritmi farklı sesleri algılamaya çalışırlardı.
'Öksürüyor bu araba yahu!'
Eeee! Ne yapalım? Öksürük şurubu mu alalım?
'Dur, ben şu karbüratörün boğazından bir gireyim…'
İşte böyle başlardı ameliye. Karbüratörün boğazından girilir, egzozun anüsünden çıkılırdı adeta…
Ne olursa olsun, mutlaka arıza bulunurdu.
Kulakla, gözle, dokunmayla…
Tabii ki deneyimle…
Öksürüğü geçtiyse (!) arabanın, tamir ücretinin yanına iki bira ve bir avuç fıstık koymak adettendi.
Garip, ama özlüyorum o ustaları.
Onların sonar kulaklarını, radar gözlerini, bisturi zarafetinde kullandıkları tornavidalarını…
Operasyonlarının baş tacı çekiçlerini, numaralı anahtarlarını…
***
'Çizik tamiri yapılır' demek kolay.
Arabadaki çizik tamam!
Ya gönül çizikleri!
İşte benim eski ustalarımın, iki bira bir avuç fıstıktan ibaret reçeteleri burada işe yarardı. 'Çizik gönüller'de onarılırdı.
Şimdiyse,
Hayatın çizikleri, araba çiziklerinden derin!
Yıllar geçiyor ve yaşımızı oluşturan sayı giderek büyüyor. Dostlar uzakta kalıyor artık!
Terkedilmişlikler, dışlanmışlıklar, keskin 'u' dönüşlerinin verdiği hasarlar, yalnızlaşmanın derin kuyusunda sesinin kesilmesi, dünyayı ters çevireceğini sandığın dermansız ellerdeki kırışıklıklar…
Ve bırakın onarmayı,
Çizikleri fark eden dost bile kalmadı.
***
Ne yaparsın,
Birlikte yaşamak zorunda olduğumuz bu hayatta,
(Olmaması mümkün değil…)
Hayırlı çizikler diyelim;
Ve çiziklerinize ilaç olacak dostluklar…!