Cumhuriyet Halk Partisi, son yerel seçim başarısının ardından siyasi operasyonlar, idari baskı ve mutlak butlan davasıyla sınanıyor.

Siyaset ve ekonomi arasında sıkışmış seçmeni kendisine oy vermeye ikna etmeye çalışırken ideolojik mücadele de veren CHP, iki cephede birden savaşıyor. Bir sönümlenip bir alevlenen ‘mutlak butlan’ davasıyla önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ona yakın isimlerin yeniden yönetime gelme ihtimali yeniden kamuoyunda tartışılıyor.

Hesap herkese göre farklı…

CHP kadar, AK Parti ile diğer muhalefet partileri de süreci değerlendiriyor… AK Parti’de mutlak butlan kararının CHP’yikendi etini yiyeceği bir duruma sürükleyeceğini savunan da var; yaratılan mağduriyetin iktidar alevinin gerçek dinamosuna dönüşeceği kaygısını taşıyan da… Her iki görüş de sürecin nasıl yönetileceğine göre CHP’ye ipuçlarını veriyor…

*

Seçim takvimi netleştikçe CHP umutlar ve kaygılar arasındageçecek siyasi bir maratona doğru ilerliyor… Peki bu maratonda belirleyici olan nedir? Kişisel ikballer uğruna büyütülen hesaplar mı, yoksa toplumsal değişim iddiasını taşıyan siyasal ve idealist bir irade mi?

Burada fark yol ayrımı kadar net.

CHP kendi içinde yaşadığı değişim ve dönüşüm sürecinde kabuğunu kırdı. Elbette önceki dönemden gelen emeğin ve siyasetçilerin katkısı büyük olsa da cesaret değişimi doğurdu.

Seçmenin bıktığı konformist ve genel merkez siyasetini aşmaya çalışan parti yönetimi kendi içinde de konjonktüre göre değil; idealleri uğruna bedel ödemeye hazır siyasetçilerin peşinde. Bu nedenle mutlak butlan süreci yalnızca hukuki ya da örgütsel bir tartışma değil, CHP açısından tarihsel bir kırılma noktası olma potansiyelini taşıyor. İhtimal büyüdükçe büyüyen siyasi hesaplar ise kent siyasetinde şimdiden fısıltılar halinde dolaşıyor ama kamuoyuna yüzünü göstermiyor…

*

Başka şehirlerde siyasi baskılara dayanamayan CHP’li belediye başkanları kurtuluşu rozet değiştirmekte bulsa da bu ihtimalin Eskişehir’de zayıf olması güçlü bir ideolojik duruş anlamına gelmiyor… Açık bir hizipleşmenin olmaması perde arkasında mutlak butlan hesaplarının yapılmadığını göstermez.

Kişisel ikballeri için pozisyon alanlar unutmasın ki seçmene rağmen rozet değiştirmekle, siyasi müdahalelerden kişisel gelecek devşirmeye çalışmak arasında ahlaki bir fark yoktur.

Çünkü dışarıdan gelen mutlak butlan baskısı siyasi savrulma değil, parti içindeki ilkesiz fırsatçılığın görünür hale gelmesidir.