Dostoyevski'nin 'Başkasının Karısı' romanını okumuş muydunuz?

Ben de yıllar önce okumuştum.

Üzerine daha kaç fırın ekmek yedim, Allah bilir orasını.

İyi yazabilmek için hepsi.

***

Şimdi yeterince doğru hatırlayabilecek miyimromanı bilmiyorum.

Yapacak bir şey yok, hatırladığım kadarıyla anlatacağım.

Şöyleydi roman:

IvanAndreyeviç, korkunç derecede kuşkucu.

Karısının kendisini aldattığından kuşkulanıyor.

Bunun için de karısını takip ediyor.

Gözden kaybettiğinde insanlara soruyor.

'Şöyle şöyle biri, gördünüz mü, ne tarafa gitti.'

İnsanların asıl kendisine kuşkuyla baktıklarını fark edince de,

'Benimle bir ilgisi yok,' diyor. 'Başkasının karısı.'

***

Anlatacaklarımın bizimle bir ilgisi yok. Başkası.

***

Darbe girişiminin olduğu günler.

Herkes gibi onlar da o kanal senin, bu kanal benim haberleri, tartışma programlarını izliyorlar.

Hararetle kendileri de televizyondaki tartışmalara katılıyorlar televizyon karşısında.

***

Derken açığa almalar, gözaltılar, tutuklamalar...

Büyük temizlik başlıyor.

***

Soruşturmalar, araştırmalar, incelemeler…

İtiraflar…Yani satışlar da başlayınca…

Yeni yeni bilgiler ortaya çıkıyor:

'Çok iyi gizleniyorlarmış.'

'Aynı iş yerinde çalışanlar bile birbirlerinden haberdar değilmiş.'

'Herkes sadece kendi 'abisini', 'ablasını' tanıyormuş.'

'Kardeş kardeşten, kadın kocasından, adam karısından haberdar değilmiş.'

Mesela,

'Nerden geliyorsun sen sabahın bu saatinde?'

'Darbeden!'

'Ne! Sen de mi!'

O derece.

***

O sırada adamın telefonuna mesaj geliyor.

Telefona bakmıyorlar korkudan. Birbirlerine bakıyorlar.

'Telefon mesajıyla mı?'

'Yok canım. Tebligat falan olur…'

'Hem bizim ne ilgimiz var ki?'

'Ben kendimden eminim. Benim hiçbir oluşumla uzaktan yakından ilişkim olmadı.'

'Olmadı mı? Çocukluğundan başlayarak bir gözden geçirsen.'

'İlkokuldan başlayarak mı?'

'Ana okulundan başlayarak!'

'Geçirdim. Ben temizim. Sen?'

'Ne demek şimdi bu! Sen benden mi kuşkulanıyorsun? Kaç yıllık eşinden?'

'Ama… Öyleymiş işte. Çok gizlilermiş.'

'Ben gizli falan değilim. Benim de uzaktan yakından ilişkim olmadı onlarla.'

'Hani haberin olmadan falan?'

'Ne yani!Uykuda mı?'

'Öyle değil de yardım parası, bağış falan ayaklarına?...'

***

Sonunda telefona bakmışlar.

'Beş yıldızlı otelimizde tatil yapmanın tam zamanı…'

***

Söylediğim gibi, bu anlattıklarımın bizimle bir ilgisi yok.

Başkasından söz ediyorum.

Ama biz de kendimizden eminiz. Ne birbirimizden ne de bir yakınımızdan kuşkumuz yok.

Zaten biz eskiden beri sülalece Demirel'ciyiz. Başka cemaat tanımayız.

Demirel falan kalmadı mı?

Kalmasın. Sıkıntı yok.