Eskişehir Malatyalılar Derneği Başkanı Tacettin Arslan, toplumsal bilincin önemine dikkat çekerek, “Unutmayalım ki hatırlatmak, hazırlıklı olmanın ilk adımıdır. Hazırlıklı olmak ise can kayıplarını azaltmanın en önemli yoludur” dedi.

Dernek binasında gerçekleştirilen ve yoğun katılımın olduğu etkinliğe; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Hüseyin Orkun Kılıç, DİSK Emekli-Sen Şube Başkanı Hatice Kılıç, "Hababam Sınıfı" oyuncularından Dilaver Gür, arama kurtarma ekipleri, Malatyalı depremzede aileler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, depremde yitirilen canlar için Kur'an-ı Kerim tilaveti yapılarak dualar edildi.

​“ESKİŞEHİR’DE 25 BİN DEPREMZEDEYE EV SAHİPLİĞİ YAPILDI”

​Programın açılış konuşmasını yapan ESMALDER Başkanı Tacettin Arslan, Eskişehir halkının gösterdiği büyük dayanışmaya değindi. Arslan ,“Şehirlerimiz derin yaralar aldı ancak o günlerde bu milletin zor zamanlarda nasıl kenetlendiğine şahit olduk. Eskişehir, Malatya’dan gelen yaklaşık 25 bin depremzedeye büyük bir özveriyle ev sahipliği yaptı. Kapılar açıldı, sofralar paylaşıldı. Devletimizin kurumları, belediyelerimiz ve meslek odalarımız hiçbir talebimizi geri çevirmedi. Bugün burada sadece geçmişi anmıyoruz; psikologlarımızın katkılarıyla toplumsal dayanıklılığı da ele alıyoruz. Unutmayalım ki hatırlatmak, hazırlıklı olmanın ilk adımıdır. Hazırlıklı olmak ise can kayıplarını azaltmanın en önemli yoludur

“5 BİN BİNA ÇOK ACİL DÖNÜŞMEK ZORUNDA”

​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, deprem bölgesindeki teknik çalışmaları ve Eskişehir’in yapı stokuna dair çarpıcı verileri paylaştı. Malatya’daki su altyapısı çalışmalarına değinen Ünlüce, “Malatya’da ESKİ ekiplerimiz uzun süre temiz suya erişim ve kanalizasyon onarımı için çalıştı. Malatya bu konuda çok şanslı, çok güzel kaynak suları var; biz Eskişehir’de sadece Porsuk’tan beslendiğimiz için suyu arıtmakta zorlanıyoruz. Deprem bölgesini bu hafta tekrar ziyaret ettim; acılar hâlâ taze. Eskişehir halkı depremin ilk saatlerinden itibaren belediye telefonlarımızı kilitledi, yardım ulaştırmak için yarıştı. Ancak şunu söylemeliyim; Eskişehir depreme hazır değil. Konu ne yazık ki siyasete kurban ediliyor. İnşaat Mühendisleri Odası ile yaptığımız çalışmada 52 bin binayı inceledik. Elimizde 5 bin çok acil, ardından bir 10 bin binanın daha acilen değişmesi gerektiğini gösteren bir yapı stoku var. Bu strateji belgesini Bakanlığa göndereceğiz ve devletin tüm kurumlarıyla el ele verip bu şehri dönüştüreceğiz” diye konuştu.

Eskişehir MMO'da yeni başkan belli oldu
Eskişehir MMO'da yeni başkan belli oldu
İçeriği Görüntüle

​“ULAŞIM VE SAĞLIK ALTYAPISI BÜYÜK RİSK ALTINDA”

​İnşaat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hüseyin Orkun Kılıç, depremin bir “doğa olayı” olduğunu ancak liyakatsizliğin onu “afete” çevirdiğini vurguladı. Kılıç, Eskişehir özelindeki tehlikelere dikkat çekerek, “Eskişehir’de özellikle alüvyon zemin üzerindeki 7-8 katlı binaların bir kısmının yıkılacağını öngörüyoruz. Ancak sorun sadece konut değil. Çevre yolumuz üzerindeki köprülerin, özellikle Batıkent ve Fevzi Çakmak bölgelerindekilerin durumu gözle görülür derecede kötü. Demirleri dışarıda duruyor. Bir depremde bu yollar kilitlenirse ve depreme dayanıksızlığı raporlanan Tıp Fakültemiz devre dışı kalırsa, hastanemiz bile olmayacak. Bu teknik bir sorun değil, hukuki bir sorundur. Müteahhit ‘hukuk var, binam yıkılırsa mahvolurum’ dediği gün bu iş çözülür” dedi.

​“ASKERİYE SAHAYA İNSEYDİ ETKİSİ BÜYÜK OLURDU”

​Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, depremin ilk saatlerinde İslahiye’de olduklarını belirterek sahadaki gözlemlerini aktardı. Ataç, “6 Şubat gecesi 23.00’te İslahiye’de aşevimizi kurmuştuk. Bölgede ilk sıcak çorbayı biz verdik. Karşımızdaki jandarma birliği ‘emir gelmedi’ diyerek kapısını açmadı; oysa askeriye çıksaydı etkisi çok büyük olurdu. Samandağ’da mobil diş kliniğimizle 3500 hastaya baktık. Eskişehir’de 120 Hataylı dostumuzu 1,5 yıl Yaşam Köyümüzde misafir ettik. Kentsel dönüşüm için yasaların değişmesi ve devletin belediyelere bütçe desteği vermesi şarttır” ifadelerini kullandı.

​“-15 DERECEDE PİJAMALARLA DIŞARI FIRLADIK”

​Depremi Malatya’da yaşayan oyuncu Dilaver Gür, o geceki çaresizliği ve Japonya örneğini şu sözlerle anlattı:

​“04.17’de sarsıntıyla kendimizi dışarı attık. -15 derece soğuk, yoğun kar yağışı... İnsanlar terliklerle, pijamalarla meydanda toplandı. Japonya’da 8’lik depremde insanlar sadece bardak devrilmesin diye tutuyor, biz balkondan atlıyoruz. Çünkü binalarımıza güvenmiyoruz. Ahmet Mete Işıkara’nın dediği gibi; deprem öldürmez, bina öldürür. İmara açandan denetleyene kadar herkes sorumludur”

​"HAYATTA OLMAK, İYİ OLMAK DEMEK DEĞİLDİR"

​Klinik Psikolog Semih Gelegen, depremin ruhsal etkilerine ve toplumsal dayanışmanın önemine değinerek, "Ben bugün sadece bir uzman olarak değil, 6 Şubat’ı bizzat yaşamış bir kardeşiniz olarak buradayım. Deprem sürecinde en büyük desteği Eskişehir ve Muğla belediyelerinin verdiğini öğrenmek beni çok duygulandırdı; bu bizi değerli hissettiriyor. 'Şükür hayattayız' diyoruz ama psikolojik boyutta hayatta olmak, iyi olmak demek değildir. Acıları yarıştırmıyoruz; yaşamayan ama yaşayanlardan daha fazla etkilenen insanlarımız var. Rehabilitasyon sürecimiz hâlâ devam ediyor. Bizler memleketimizi çok seviyoruz ama bize kucak açan Eskişehir’e de büyük değer veriyoruz” diye belirtti.

“66 GÜN BOYUNCA MALATYA’NIN YARALARINI SARDIK”

​OBAK (Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma) Ekibi Kurucu Başkanı Ercan Temel, bölgede yürüttükleri koordinasyon ve altyapı çalışmalarını anlattı. Temel, “Ben aslen Malatya Pütürgeliyim. Deprem haberini alır almaz önce Hatay’da 15 gün çalıştık, ardından Eskişehir’in Malatya’dan sorumlu ana şehir olarak görevlendirilmesiyle memleketime geçtim. Ayşe Ünlüce Başkanımız o zaman genel sekreterdi, sürekli irtibat halindeydik. Odunpazarı ve Büyükşehir belediyelerimizin desteğiyle hızla 50 konteynerlik bir kent oluşturduk. ESKİ ekipleriyle altyapıyı onardık. 2019 depreminde 119 bina yıkılmıştı, 6 Şubat’ta ise 1600’den fazla bina yok oldu. Sahada tam 66 gün fiilen çalıştık. Oradaki vatandaşlarımızın ‘İyi ki Eskişehir ekipleri burada’ demesi bizim için en büyük gurur kaynağı oldu” diyerek sözlerini noktaladı.

Program, hayatını kaybeden vatandaşlar anısına gerçekleştirilen lokma dağıtımı ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. EMRAH KÖSE

Kaynak: Haber Merkezi