Belki her renk O'nun kırmızısı gibi göstermiyor özgürlüğü ve gece giyinmiyor şiirler O'nun kırmızısı büyüsünde. Bazen yalnızca gitmek isteriz , nereye farketmez .Dur diyen birini bekler belki kalmak isteyen ya da gitmekten korkan yanımız ama bir sözcük aklımıza düşer ve yumruk sıkarız, gökyüzü serilir önümüze ; işte o zaman O'nun renkleri göçebe ruhuyla yön verir bulutlara ve kardeş olur tüm renkler.Habip kırmızısının şairi üstada sevgi ve selamlar.
Üstat hakkında :
Kendisiyle özdeşleştirilen 'Habip Kırmızısı' ile ilgili olrak ise, şöyle diyor: İlk sergimi 1976'da açtım. Serginin işlerini de Mardin'in Nusaybin ilçesinde askerdeyken yapmıştım. Askeriyede ıstampa mürekkebi adı verilen bir mürekkep vardır. Kırmızı renklidir ve mühür basmak için kullanılır. Elimde bir tek o mürekkep olduğu için resimlerimde kullandım. Sonra o duygular sanat hayatım boyunca devam etti. Kırmızı benimle bütünleşen bir renk oldu, 'Habip Kırmızısı' adı verilen yeni bir renk çıktı ortaya. Kırmızıyı İsyanın rengi gibi kullanıyordum, bilinçaltının, sezgilerin, bastırılmış duyguların dışavurumunu ifade ediyordu.

………

POETİKA - VİLDAN ÇALIŞKAN

AHMET ERHAN

'seni gecenin boyunduruğundan aldım
çocuk kalbindeki kuşları saymakla bitiremedim
zamanı değil mutluluğun biliyorum ama ben hayatla her gün nikah tazeledim.'

İnsanlık nasıl mutluluğu ilk hedef olarak belirliyorsa, bir şairin de son isteği 'mutluluk' tanımı olsa gerek. Ahmet Erhan da mutluluğun şiirini yazmak isteyen şarilerden. Ve mutluluk; 'bir acının bilincine varıp da onu dönüştürmektir yaşamın sonsuzluğunda karar kılan bir umuda' diyerek, mutluluğun kaynağını insanın kendisi olarak göstermiştir.

'gözler yangın şimdi-ufuklar duman
dünya değişiyor-masalı koca bir yalan'
…………….

NİELS HAV - KADINLARIN AMERİKASI -1-

Amerika'nın bir iyi ve bir kötü bir şöhreti var. Amerika emperyalizmi dünyanın etrafına, Kahire, İslamabat ve Sao Paulo'da kafelere büyük bir zarar verdi. Birçok gazete okuyucusu dünyanın problemlerinin merkezinin Washington olduğuna hemfikir olacaktır. Buna rağmen herkes acil bir şey olduğunda, felaket geldiğinde ya da askeri yardım için yüzünü Amerika'ya çevirir.
Amerika paradokslar ülkesi. Benzine ve Paraya doyumsuz açgözlülüğü ile Amerikan kapitalizmi gezegene zarar vermektedir. Barbarca vahşiliği ile yerel kültürel değerlere körlüğü ile süper güç bütün kıtalarda rahatsızlığın merkezi olmuştur. Bu davranış çirkin ve kalp kırıcıdır.
Ama başka bir Amerika daha var. Barış savaşçıları, Kadın hareketi, üniversitelerin akademik kaleleri, özgür araştırmaların ve fikir alışverişin olduğu yerler. Amerikan emperyalizmin en güçlü eleştirmenleri Amerikan entelektüelleridir. – Noam Chomsky'yi düşünün, kitaplarıyla ve jilet gibi keskin tartışmalara katkılarıyla meşhurdur.
Grace Paley, Amerikalı yazar öldüğünde, ölümüne ait bir yazı yazdım. Bir ay sonra New York'taydım. Kanada'dan Artbreak Hoteldeki esime katılmak için geldim. O aksam Manhattan'da bir yürüyüşe çıktık ve Grace Paley'i düşündüm -yaşamının büyük bir kısmını burada geçirmişti. Üç kısa hikaye koleksiyonun yazarı, şiirler ve yazılar kitabı, ayni zamanda alçakgönüllü tavrıyla bir kült haline gelmiştir.
Yazdığı her şeyde özgün bir kalite, şiirleri ve öyküleri sanki gerçeğin hakiki yansıtmaları, Büyüklüğü değişmeyen ince ince işlenmiş çalışmalardır. .Birçok hikayesi Manhattan'da geçer, Bir kadının, erkek ve çocuklarla yaşamı, kitaplarını doldurur. Kısa hikayesi 'Wishes(dilekler) de ise eski kocasıyla bazı kitapları kütüphaneye götürürken merdiven basamaklarında karşılaşır. Adam ona eşlik eder, birazcık konuşlar. Üç sayfada Paley, yaşamın önemsizliğini ve bağışlayıcılığını bizimle buluşturur.
Ama Paley'in kitapları arasında uzun aralar vardır. 1974 yılındaki 'Son dakikadaki muazzam değişiklikler' 'Enormous Changes at the Last Minute', Kitabından sonra 11 yıl geçmiştir bir sonraki kitabı 'Sonra aynı gün' 'Later the Same Day' için. Grace Paley'e neden daha fazla kitap yazmadığı sorulduğunda, çocuk yetiştirmek ve politika ile uğraşmak gibi daha önemli işlerim var demiştir. 'Sanat çok uzun ve yaşam çok kısa' diye eklemiştir. Anne olmanın yanında barış savaşçısı ve insan hakları savunucusudur. Vietnam savaşı sırasında Hanoi'ye gitmiş ve Amerikan savaş tutsaklarını kurtarmıştır.