“Butlan” davası ile kamuoyu aylardır en yaşamsal sorunlarından uzak tutuldu. Nihayet bazılarının çok istediği(!) olay gerçekleşti ve CHP bölündü.

Butlan yönetiminin sözde aklanma gerekçesiyle başlattığı tasfiye hareketi sonrası Yeni Parti’nin kurulması kaçınılmaz oldu. Ancak, oyunun (!) kaç perde olacağı ve daha da önemlisi final sahnesi bazılarının istediği gibi gerçekleşmeyebilir.

Anlaşılan, CHP’li belediyeleri “silkeleme” operasyonları tüm hızı ile sürerken, Özgür Özel hakkındaki fezlekelerin ve dokunulmazlıkların kaldırılması “Demoklesin Kılıcı” gibi tepede tutulacak.

Yargıtay’ın mutlak butlan” kararını bozabileceği yönündeki değerlendirmeler ise çok uzak bir olasılık değil.

CHP ve AKP YAKINLAŞIR MI?..

İktidar cenahından bakıldığında mevcut siyasi koşullar kendileri için oldukça iyi görünebilir. İçeriği tam bilinemeyen, sonuçları tam hesaplanmayan “çözüm süreci” düzenlemeleri ile siyaseten yanlarına çektikleri DEM çevresini “elde var bir” sayıyorlar.

Ana muhalefet niteliğini kaybeden CHP’nin kendi içinde birden fazla bölünmesi hatta bazı “butlancı” belediye başkanlarının ve milletvekillerinin de kendi saflarına doğru kaymasını oldukça sevindirici buluyorlar. Hatta, yavaş yavaş “kafalarındaki” yeni anayasayı yapacak milletvekili sayısına ulaşabileceklerini bile düşünmeye başladılar.

Ancak, her şey iktidar balkonundan göründüğü gibi değil!..

Çarşının, pazarın, sokağın kısaca halkın büyük bir çoğunluğunun gerçekleri o balkondan görünenden çok daha farklı…

“BUTLAN” OPERASYONU İŞE YARAMADI!..

Mevcut iktidarın tüm politikası yıllardır “siyasi yenilmezlik”algısı üzerinden yürütülüyordu. Ancak, şimdilerde durum oldukça farklı.

Ekrem İmamoğlu ile başlayan, Özgür Özel ile yürütülen yerel yönetim seçimlerindeki başarı ile “siyasi yenilmezlik” algısı yıkıldı. Artık Cumhur İttifakı bileşenleri hem bütün olarak hem de ayrı ayrı siyasal azınlığa düştü.

Yerel seçimlerde birinci parti olarak iktidar alternatifi haline gelen CHP’nin yargı kararları ile “butlancılara” teslim edilmesi, mevcut iktidara umduğu katkıyı sağlamadı. Sevinçleri çok kısa sürdü.

Halkın büyük bir bölümü, çok kısa sürede gelişmeleri kavradı ve mevcut durumun salt CHP içi bir sorun olmadığını anladı.

YENİ PARTİ İKTİDAR YOLUNDA MI?..

Halkın bugün asıl gereksinim duyduğu, yalnızca yeni bir parti değil ülkenin geldiğiekonomik ve sosyal koşullardan rahatsız olan kesimleri kapsayacak, çoğulcu ve katılıma açık geniş tabanlı demokratik siyasi bir örgütlenmedir.

Halkın ilgi ve desteğine bakıldığında; “Bu kara düzeni değiştireceğiz”vurgusu ile yola çıkan; “yeni kamuculuk ya da yeni devletçilik” modeli ile sömürü ve yağma düzenine karşı çıkan Yeni Parti kısa zamanda “tüm demokratların” desteklediği iktidar alternatifi bir parti olabilir.

Bu yükseliş sürecinde elbette çok daha zorlu siyasi engellerle karşılaşılabilir.

Ancak hiç kimse, bu ülke halkının, mayasını Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden alan aydınlanma birikimini,demokrasi kültürünü, laik ve ilerici geleneğini hafife almamalıdır.