Eğitimimizin ve edebiyatımızın ulu çınarı, demokratik öğretmen hareketinin ve demokrasi mücadelemizin yılmaz savaşçısı Talip APAYDIN, 27 Eylül 2014 günü aramızdan ayrıldı.

Talip APAYDIN'ın eğitimciliğini, yazarlığını ve aydın kişiliğini tanıtmak için fazla söze gerek yok. Çünkü yaşamı boyunca laf değil iş üreten o insanın bıraktığı eserler kendisini öyle güzel tanıtıyor ki… Ve çünkü o, Türkiye'yi ve bizleri öyle iyi tanıyordu ki…

Talip APAYDIN, adı Türkiye'ye malolmuş hatta ünü sınırlarımızı aşmış bir insan. Ama onun yaşamında ESKİŞEHİR'in özgün bir yeri var.

Bu nedenle ben Talip APAYDIN'ın genel özelliklerini değil, yaşam çizgisinin ESKİŞEHİR ile kesişen bazı kesitlerini sizlerle paylaşacağım.

Talip APAYDIN, Polatlı'ya bağlı Ömerler Köyü'nde doğuyor. Ancak üç yaşında annesini kaybedince babasıyla birlikte Beypazarı'nın Kapullu Köyü'ne yerleşiyorlar ve çocukluğu Kapullu'da geçiyor.

Bilindiği gibi Kapullu, Ankara- Eskişehir (Mihalıççık) sınırında bir köydür ve sosyal ilişkilerinde Eskişehir'in yeri önemlidir. Örneğin, Mihalıççık pazarında Kapullu'dan getirilen üzümler ve sebzeler eskiden beri önemli yer tutar.

Talip APAYDIN'ın yaşam çizgisinin temelden değiştiği yer ise Eskişehir'e bağlı 'Çifteler Köy Enstitüsü'dür. İlkokulu köyünde bitiren küçük Talip, 10 Kasım 1938 günü, o zamanki adıyla 'Hamidiye Köy Öğretmen Okulu' na kaydolmuş; 1940'da adı Çifteler Köy Enstitüsü olan bu okuldan 1943 yılında mezun olmuştur. Genç Talip'in 'apaydınlaştığı'

yıllardır o yıllar…

Kendisiyle 1969- 1970 öğretim yılında Amasya'da tanıştığımız ve sonraki yıllarda fırsat buldukça görüştüğümüz Talip abi ile yaptığımız özel sohbetlerden, Mihalıççık ve Eskişehir çevresini çok iyi bildiğini, özellikle Çifteler Köy Enstitüsü'yle ilgili anılarla yüklü olduğunu iyi biliyorum.

Talip APAYDIN'ın Eskişehir'e son gelişlerinden birisi 16 Mart 2002 tarihinde olmuştu.

Sonraki yıllarda EĞİT- DER Eskişehir Şubesi olarak eğitim tarihimizle ilgili 16 Mart, 17 Nisan, 24 Kasım gibi özel günlerdeki etkinliklerimizde Talip APAYDIN'la birlikte olmak için çeşitli girişimlerimiz oldu.

Köy Enstitülerinin 70. Kuruluş Yıldönümü olan 17 Nisan 2010 tarihindeki etkinliklerde adı bir panel programında olmasına rağmen sağlık nedeniyle katılamadı. Ama görüşlerini kasete çekerek bize göndermişti.

2012 yılında yapılan 17 Nisan etkinliklerine de yine sağlık nedeniyle katılamadı. Ama bize bir mektupla gönderdiği 'Köy Enstitülerinde Müzik Eğitimi' konulu görüşlerini paylaşmıştık.

Aşağıdaki yazı, 18 Mart 2002 tarihinde SAKARYA'daki KESİT köşemde yayımlanmıştı. O yazının bazı bölümlerini Talip APAYDIN anısına tekrar sizlerle paylaşıyorum.

***

'APAYDIN' İNSANLARA TEŞEKKÜRLER

Geçtiğimiz Cumartesi günü (16 Mart 2002), 'Öğretmen Okullarının 154. Kuruluş Yıldönümü' dolayısıyla EĞİT- DER Eskişehir Şubesi ile Odunpazarı Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 'Öğretmen Okullarının Eğitim Tarihimizdeki Yeri ve Önemi' konulu konferans ilgiyle karşılandı…

Bu etkinlik nedeniyle Eskişehir'e gelmiş olan eğitimci- yazar Talip APAYDIN ile iki gün süreyle birlikte olma fırsatımız oldu. Kendisini kitaplarından çok iyi tanıdığımız sevgili APAYDIN hocamızla daha yakından görüşmek bizim de içimizi aydınlattı. Bugün 76 yaşında olan bu güzel insanın içindeki bilinç, inanç ve kararlılık ne yazık ki birçok gencimizde yok.

Cumartesi günü sabahtan gittiğimiz Yunusemre Öğretmen Lisesi'nde (eski Çifteler Köy Enstitüsü) Talip APAYDIN anılarını tazeledi. İlginç bir rastlantı olarak 10 Kasım 1938 günü ilk kez ayak bastığı bu okulda geçen beş yılından birçok kesitler anlattı bizlere.

O gün okuldaki törende yaptığı konuşmasına (salondakilere kendisini gereği gibi tanıtmayan sunucuya ve ilgiyle izlemeyen dinleyicilere ders verircesine) Nazım'dan dizelerle başladı:

'Dostlar nasıl bir araya geldiniz/ Birbirinizi tanımazsınız/ Nerede bekliyorsunuz beni?…'

Ve 'Siz beni tanımızsınız ama ben sizi tanıyorum…' diyerek sürdürdüğü güzel konuşmasıyla genç öğretmen adaylarına anlamlı mesajlar iletti.

Talip APAYDIN, Cumartesi öğleden sonra Taşbaşı Kültür Merkezi'nde yaptığımız konferansımızda yaptığı konuşmasında da ülkemizdeki eğitimin mevcut durumuyla ilgili olarak sergilediği gerçeklerle dinleyenleri çok etkiledi. 'Eski bir eğitimci olarak ülkemin yaşadığı bu durumdan ızdırap duyuyorum…' diyordu hocamız ve 'çözüm için birlik olun!' diye haykırıyordu. Bu haykırış, duyarlı kulakları ve bilinçli yürekleri olan sorumlu yurttaşlar arıyor…

Konferansın diğer konuşmacısı İlhan ALKAN ise 'ülkemizin geçmişindeki öğretmen yetiştiren kurumların durumlarını ve o güzelim kurumların kapatılma nedenlerini' çok net olarak ortaya koydu. İlhan ALKAN'ın engin birikimi, sağlıklı düşünce yapısı ve akıcı anlatımıyla ortaya döktüğü bu gerçekleri insanlar ilgiyle izlediler…

İki gün içinde sevgili APAYDIN'dan birçok anı dinledim. Anlattığı o güzel anılardan birini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Fakir BAYKURT'un ölümünden birkaç ay önce kendisini ziyaret ediyor ve diyor ki:

' – Bak Fakir, ben senden birkaç yaş büyüğüm. Sakın benden önce gidip de beni arkandan yazı yazmak zorunda bırakma…'

Fakir BAYKURT bu dileğe ince bir espriyle yanıt veriyor:

' – Abi, hiç sana karşı böyle bir saygısızlık yapar mıyım?...'

Talip APAYDIN bundan sonrasını gözleri buğulanarak şöyle anlattı:

' – Ne yazık ki Fakir bana verdiği sözü tutamadı…'

***

Talip APAYDIN, 27 Eylül 2014 günü Ankara Kocatepe Camii'nde yapılan törenle sonsuzluğa uğurlandı. Uğurlama töreni yoğun katılımlıydı. Demokratik öğretmen hareketinin ve demokrasi mücadelesinin önde gelen temsilcileri oradaydı.

Eskişehirliler adına biz de EĞİT- DER Şube Başkanı Emin DAĞLI ve Yönetim Kurulu Üyesi Hamit TÜRKMEN arkadaşlarımız ile birlikte oradaydık. Mezarına serpilmek üzere Çifteler Köy Enstitüsü'nden aldığımız iki avuç toprakla birlikte sevgi ve saygılarımız sunduk APAYDIN ustaya.

Onun karalı, bilinçli ve uzun soluklu mücadelesi yolumuzu aydınlatıyor. Işıklar içinde yatmasını diliyoruz.

Sevgiyle, dostlukla ve sağlıkla.