İnsan ormana girdiğinde genellikle yukarı bakar. Gövdelere, dallara, yapraklara, ışığın yaprak aralarından süzülüşüne. Oysa ormanın asıl düşüncesi çoğu zaman aşağıdadır. Toprağın içinde, köklerin çevr...
"Doğa bize yalnızca yaşam alanı sunmuyor. Aynı zamanda nasıl düşünmemiz gerektiğini de öğretiyor."
Bu bölüm, yazdıklarımın en riskli bölümü. Çünkü burada “ne yapmalı” sorusu var ama cevap yok. Reçete yazılmıyor. Yöntem anlatılmıyor. Sadece, başka türlü düşünmenin hangi yönden mümkün olduğu işaret e...
Bu parça, yazdıklarımızın en rahatsız edici kısımlarından biri. Çünkü burada afet anlatısı bile yetmiyor.
Bu haftaki bölümde ton belirgin biçimde değişiyor. Ne uyarı var ne teşhis. Burada artık zorunluluk konuşuyor. Gelecek bir vaat değil; düşünme biçimi değişmezse kaçınılmaz bir sonuç olarak ele alınıyor...
GEZEGENİN ANAYASASI (BÖLÜM VI – 2/2)
VI. bölüme geçiyoruz. Bu bölümde dil daha az açıklayıcı, daha çok yerinden oynatıcı. Çünkü artık “ne oluyor” değil, “nasıl okuyoruz” meselesindeyiz. Doğa–insan ilişkisi ahlaki bir tartışma olmaktan çı...
Geçen hafta V. Bölümün ilk kısmında bilgiye bakmıştık. Bu hafta bilginin modele dönüşmesine bakacağız. Bu hafta hedef modeller. Ama “model karşıtlığı” yok; modelin yerini karıştırma hâli var. Ton daha...
Geçen hafta V. Bölümde bilgiye bakacağımızı söylemiştim. Bu hafta ve gelecek hafta Gezegenin Anayasası yazı dizimizde bilgiye bakacağız.
Başarı, uzun süredir zamanla ölçülüyor. Ne kadar sürede bitirdin? Ne kadar hızlı ulaştın? Ne kadar kısa sürede büyüdün? Bu soruların hiçbiri, ilişki sormaz. Hiçbiri, bedel sormaz. Sadece hız sorar. Ve...
İnsan, hızlanmayı ilerleme sanır. Bu varsayım o kadar derine işlemiştir ki, artık sorgulanmaz. Daha hızlı ulaşım. Daha hızlı iletişim. Daha hızlı üretim. Hız, modern dünyanın ortak dili hâline gelmişt...
Bu bağlantı sizi https://www.sonhaber.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.