Mühendisliği çoğu zaman ofiste ya da alanda başlatırız. Hesapla, projeyle, betonla, çelikle, kazıyla, dolgu ile. Oysa gezegenin en etkili mühendisliklerinden bazıları sessizce, çamurla, dallarla, suyu...
İnsan, serinlemek için çoğu zaman dışarıdaki havayı düşman kabul eder. Sıcağı içeri sokmamak, içerideki havayı yapay olarak soğutmak, sonra bu soğutmanın ürettiği ısıyı yeniden dışarı atmak. Modern ik...
Bir kurdun bir nehri değiştirebileceğini söylemek, ilk duyulduğunda iyi yazılmış bir doğa masalına benziyor.
İnsan ormana girdiğinde genellikle yukarı bakar. Gövdelere, dallara, yapraklara, ışığın yaprak aralarından süzülüşüne. Oysa ormanın asıl düşüncesi çoğu zaman aşağıdadır. Toprağın içinde, köklerin çevr...
"Doğa bize yalnızca yaşam alanı sunmuyor. Aynı zamanda nasıl düşünmemiz gerektiğini de öğretiyor."
Bu bölüm, yazdıklarımın en riskli bölümü. Çünkü burada “ne yapmalı” sorusu var ama cevap yok. Reçete yazılmıyor. Yöntem anlatılmıyor. Sadece, başka türlü düşünmenin hangi yönden mümkün olduğu işaret e...
Bu parça, yazdıklarımızın en rahatsız edici kısımlarından biri. Çünkü burada afet anlatısı bile yetmiyor.
Bu haftaki bölümde ton belirgin biçimde değişiyor. Ne uyarı var ne teşhis. Burada artık zorunluluk konuşuyor. Gelecek bir vaat değil; düşünme biçimi değişmezse kaçınılmaz bir sonuç olarak ele alınıyor...
GEZEGENİN ANAYASASI (BÖLÜM VI – 2/2)
VI. bölüme geçiyoruz. Bu bölümde dil daha az açıklayıcı, daha çok yerinden oynatıcı. Çünkü artık “ne oluyor” değil, “nasıl okuyoruz” meselesindeyiz. Doğa–insan ilişkisi ahlaki bir tartışma olmaktan çı...
Bu bağlantı sizi https://www.sonhaber.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.